• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640328
    Anonim

      BU olay Kayseri Bünyan ilçesi sinirlari içerisinde
      yaşanmiştir ki, olayin
      kendi Alfred Hitchcock’un meşhur korku filmlerini bile
      çok gerilerde
      birakir.
      Kendisi Bünyan’li olmayan, politika ile de ugrasmis ve
      halen Kayseri’de
      isadami olan birisi, Bünyan kiyiciginda, Kayseri
      Malatya kara yolu üzerinde,
      lokantasi olan bir benzin istasyonuna gider ve
      orada alabalik la bir ufak ra.. ister.
      Dönüste yürüyüş mesafesindeki Bünyan’a gitmek için
      meyhanemsi lokantadan
      çikar ki, dişarisi hem zifiri karanlik ve hem de
      korkunç bir kar-tipi
      firtinasi başlamiştir. Benzin istasyonuna yaklaşik 300
      metre mesafedeki
      Bünyan’a dönüş için yol kenarina varir.
      Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan’a ulaşma
      derdindedir. Firtina daha da
      şiddetlenir, bir-kaç adim ötesini bile görememektedir.
      Gelip-geçen bir araba
      da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet
      gibi yavaş yavaş yaklaşan
      bir arabanin farlarini fark eder. Arabanin, tam önünde
      yavaşlamasiyla
      birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.
      Kapiyi kapatir, araba yeniden hareket eder.
      Içeridekilere merhaba demek
      ister ama o da ne? Araba da kimse olmadigi gibi,
      direksiyonda da kimse yok.
      Birden panige kapilir. Korkuyla,hemen arabadan
      atlayip, oradan koşarak
      uzaklaşmak ister ama hem araba hizlanmiş, hem de korku
      ile dizleri
      baglanmiş, hareket edemez hale gelmiştir. Araba keskin
      bir viraja dogru
      yaklaşir. Adam dua etmeye başlar. Tüm günahlari için
      tövbe eder. Arabayi
      durdurmasi için Allaha yalvarir. Tam bu esnada,
      pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak,
      sert virajdan arabanin
      dogru yola dönmesini saglar. Her tehlikeli dönemece
      yaklaştikça, Allah’a
      yalvariş ve yakarişi artar ve her seferinde de bir el
      dişaridan uzanip,
      direksiyonu çevirir. Sonunda kendisini biraz toparlar,
      aklini toparlamaya
      çalişir, ayaklarini kimildatir.
      -Ya Allah koru beni…-
      deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini arabadan
      dişari firlatir. Bir
      kaç takla attiktan sonra, şarampolde kendisine gelir.
      Defalarca üç İhlas bir
      En’am okur, Bünyan’a yürüyerek ulaşir ve
      kahvehaneye girer.
      Üstübaşi islak ve şok halindedir. Kendisini
      taniyanlar hemence sobanin
      başina alirlar. Eline
      bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip,
      sesi titreyerek, başina
      gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi
      dinleyenler inanmak
      istemeseler de,anlatan kişinin akli başinda ve
      toplumsal sorumluluk taşiyan
      bir pozisyonda oldugunu bildiklerinden, herkeste derin
      bir sessizlik oluşur.
      Yaklaşik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal
      Köyü’nden iki kişi
      girer. Bir masaya
      oturur ve iki duble çay söylerler. Bu arada,
      gelenlerden birisi, digerine
      şunlari söyler :
      “-Hasan Yildiz baksana, şu sobanin başinda oturan geri
      zekali bizim araba
      yolda kalinca biz arabayi iterken, arabaya binip inen
      adam degil mi?”…

      alkol ne kötü birşey smile.gif

      #696504
      Anonim

        şişede durdugu gibi durmuyor işte

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.