Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey habîbim! Sana karşı gelenler hiçyeryüzünde gezmediler mi? Zîrâ gezselerdi elbettedüşünebilecek kalbleri, işitebilecek kulakları olurdu. Amagerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkingöğüsler içindeki kalbler kör olur.”(Hac, 46)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Allâh’ın yeryüzü ehlinden kaplarıvardır. Rabbinizin (bu) kapları, sâlih kullarının kalbleridir.Allâh katında onların en sevimlisi, en rakîk ve yumuşakolanıdır.”(Taberânî,Müsnedü’ş-Şâmiyyîn, II. 19)
Rivâyete göre Îsâ (as), teninde alacalar bulunanve iki şakağı da çökmüş bir şahsa rastladı. Oşahıs, üzerindeki hastalıklara aldırmayarak:
“–Yâ Rabbî! Sana sonsuz hamd üsenâlar olsun ki, mahlûkâtın pek çoğunumübtelâ kıldığın dertten beni halâs eyledin!..”diyordu.
Îsâ (as), muhâtabının fikriyâtınınidrâk ve kemâlini yoklamak maksadıyla ona:
“–Ey kişi! Allâh’ın senden giderdiği hangidert var ki?!.” dedi.
Hasta şöyle cevap verdi:
“–Ey Rûhullâh! En fecî hastalık vebelâ, kalbin Hakk’tan gâfil ve mahrûm olmasıdır.Şükürler olsun ki Allâh Teâlâ, beni bundanmuhâfaza buyurmuştur. Zîrâ ben Cenâb-ıHakk’ın kalbime verdiği mârifetullâh lezzeti veneş’esi içindeyim. Onun dışındaki dünyânîmetlerini görmüyor ve hissetmiyorum bile.” (Osman Nûri Topbaş, Muhabbetteki Sır, ErkamYay.)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın EnGüzel İsimleri)
Zü’l-celâlive’l-ikrâm: Hem büyüklük,yücelik ve kerem sahibi, hem de sonsuz ikramların sahibidemektir.
Kısa Günün Kârı
Kalplerimizin dipdiri olsun.