• Bu konu 8 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #676426
    Anonim

      بِسْمِاللَّهِالرَّحْمَنِالرَّحِيم


      Bu haftaki Hadis-i Şerifimiz;

      [NOT]
      Dilleriyle söylemedikleri ve eyleme dönüştürmedikleri sürece, Allah, ümmetimin kalbinden geçirdiği negatif düşünceleri bağışlamıştır.

      (İbn-i Mace)[/NOT]

      Buyrun mütalaa edelim. Katılımlarınızı bekliyoruz.

      [BILGI]Önceki Hadis Sohbetlerine ulaşmak için TIKLAYINIZ[/BILGI]

      #803019
      Anonim

        Dilleriyle söylemedikleri ve eyleme dönüştürmedikleri sürece, Allah, ümmetimin kalbinden geçirdiği negatif düşünceleri bağışlamıştır.

        (İbn-i Mace)

        Ya Rabbi !!! Bu nasıl bir lütuf, nasıl bir ihsandır…

        Bir hayır için niyet edersin, yapamadığın halde sevabı hanene yazılır; fakat kötü bir şeye niyet ettğinde eğer eyleme geçirmiyorsan günah yok…. Bu bizler için nasıl büyük bir müjdedir. Rabbimizin bize karşı merhamet ve şefkatinin en bariz şekilde ortaya çıkan hali belkide…

        Bu kadar büyük lütuflara karşı bizi geri adım attıran sebepleri düşünmek gerek….

        #803067
        Anonim

          “İnsanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatıyla konuşan bir şeytanî lisan ve ifsad edilen kuvve-i vâhime, küçük bir şeytan hükmüne geçtiğini ve sahiblerinin ihtiyarına zıd ve arzusuna muhalif hareket ettiklerini hissen ve hadsen herkes nefsinde görmesi, âlemde büyük şeytanların vücuduna kat’î bir delildir.”

          Peygamber efendimizin ifadesiyle “insan kalbinde iki lümme (merkez) vardır. Bunlardan biri melek ilhamı, diğeri ise şeytan vesvesesi içindir.” Şeytan kendine ait olan kısmı bir karakol olarak kullanır. Şeytan, Hz. Ademe secde etmemesi dolayısıyla cennetten kovulunca Allah’tan kendisine mahşere kadar ömür verilmesini istedi.

          Hz. Peygamber (sav)’ın ashabından bir kısmı ona sordular:
          “Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz.” Hz. Peygamber (sav):
          “Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu. Oradakiler “Evet!” deyince:
          “İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez)” dedi.”
          Diğer bir rivayette:
          “(Şeytanın) hilesini vesveseye dönüştüren Allah’a hamdolsun” demiştir. (Müslim’in İbnu Mes’ud (ra)’dan kaydettiği bir rivayet şöyledir: “Dediler ki: “Ey Allah’ın Resulü, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu (bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercih eder. (Bu vesveseler bize zarar verir mi?)”. Hz. Peygamber (sav):
          “Hayır bu (korkunuz) gerçek imanın ifadesidir” cevabını verdi.”)

          #803068
          Anonim

            (İnsan, haram işlemeyi kalbinden geçirir, Allahtan korkarak yapmazsa, hiç günah yazılmaz, haram işleyince bir günah yazılır.) [Berika] Biri, haram işlemeye niyet edip, Allahtan korktuğu için vazgeçerse, niyetinden dolayı günaha girmez. Nefse ve şeytana uymayıp Allahü teâlâya itaat ettiği için büyük sevaba da kavuşur.

            #803070
            Anonim

              İnsanın içine doğan duygular iki çeşittir. Bir kısmı insanın iradesi dışında kalbe gelen hayaller hatıralar ve tasavvurlardır. İnsanın bu tür hatıralardan (kalbe doğan düşüncelerden) ötürü sorguya çekilmeyeceği konusunda herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Çünkü bu tür tasavvurlar insanın iradesinin dışında meydana gelmektedir.

              İçe doğan düşüncelerin diğer bir kısmı ise insanın iradesine bağlı olarak gelen ve sahibi tarafından azimle pekiştirilen düşüncelerdir. Bunlar da kendi aralarında iki çeşittir:

              – Eyleme dönüştürülemeyeler: Bunlar küfür haset kibir gibi düşüncelerdir. İnsanoğlu bu gibi düşüncelerinden ötürü mutlaka hesaba çekilecektir. Çünkü kişi bunları azim ve iradesiyle gönlüne koyduğu gibi aynı şekilde gönlünden çıkarabilir de.

              – Eyleme dönüştürülebilenler: İnsan bunları eyleme dönüştürdüğü zaman mutlaka hesaba çekilir. Sözgelimi bir insan hırsızlık yapmaya azmettikten sonra gidip hırsızlık ederse hem kötü niyetinden hem de hırsızlık fiilinden dolayı sorguya çekilecektir.
              Eğer kişi hırsızlık yapmaya azmettikten sonra kendi özgür iradesiyle o teşebbüsten vazgeçtiği takdirde ise bu dönüşün bir mükâfatı olarak kötü niyetinden dolayı hesaba çekilmeyecektir.
              “Kim bir kötülük yapmaya karar verip de sonra bu kararından vazgeçerse kendisine bir iyilik yazılır” mealindeki hadiste bu hususa işaret edilmiştir (Krş. İbn Aşur ilgili ayetin tefsiri).

              #803083
              Anonim

                Çoğu zaman insan düşünceyle, vesveseyi biribirin karıştırır. İnsanın iradesi dışında bir an içinden geçen kötü düşünceler vesvese ya da şeytanın ve nefsin fısıldamalarıdır. Unutmayın ki şeytan imanı olan insanlarla uğraşır.İnsan, iradesi dışında içinden geçen, rahatsız olduğu bu fısıltılardan sorumlu değilidir ve bu fısıltılar insanın dinine,imanına bir zarar vermez. inşl

                #803640
                Anonim

                  Cenab-ı Hakk’ın sadece düşüncede kalan iyiliklere sevap yazmasına rağmen, fiiliyata geçmeyen günahları bağışlaması zahirde bir dengesizlik değil mi ? Bunu nasıl açıklayabiliriz ?

                  #803647
                  Anonim

                    @Ukbaa 332519 wrote:

                    Cenab-ı Hakk’ın sadece düşüncede kalan iyiliklere sevap yazmasına rağmen, fiiliyata geçmeyen günahları bağışlaması zahirde bir dengesizlik değil mi ? Bunu nasıl açıklayabiliriz ?

                    Peygamberimiz: “Allah Tealâ ümmetimi, hatırlarına gelen şeyleri yapmadıkları veya konuşmadıkları sürece o şey yüzünden hesaba çekmeyecektir.” (Buharî) hadisi buna delildir.

                    Allah Tealâ meleklerine şöyle emreder: “Kulum kötü bir amel yapmaya karar verdiği zaman, onu yapmadıkça yazmayın. Şayet o günahı işlerse ona bir günah yazın. Eğer kulum o ameli yapmayı benim rızam için terk ederse, ona bir sevap yazın. Şayet iyilik yaparsa en az on misli olmak üzere, yedi yüz misline kadar ona sevap yazın.”

                    bu hadislere bakınca anlıyoruzki Allah c c rahmeti kulları üzerinde tecelli ediyor ve o kötü eylemden vazgeçiyor cenabı hak bu mucadeleden dolayı kula iki sevap yazdırıyor.

                    #803657
                    Anonim

                      @Ukbaa 332519 wrote:

                      Cenab-ı Hakk’ın sadece düşüncede kalan iyiliklere sevap yazmasına rağmen, fiiliyata geçmeyen günahları bağışlaması zahirde bir dengesizlik değil mi ? Bunu nasıl açıklayabiliriz ?

                      “Rahmetim gazabımı aştı.”(Deylemi)

                      #805325
                      Anonim

                        Cenab-ı Hakk’ın sadece düşüncede kalan iyiliklere sevap yazmasına rağmen, fiiliyata geçmeyen günahları bağışlaması zahirde bir dengesizlik değil mi ? Bunu nasıl açıklayabiliriz ?

                        Fiiliyata geçmeyen fenalıklara günah yazılmaması Allah’ın bir rahmetidir.

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.