- Bu konu 22 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
31 Temmuz 2012: 07:57 #806198
Anonim
Şu mübarek şehr-i Ramazan,Leyle-i Kadri ihata ettiği için, kendisi de ömür içinde bir leyle-i Kadirdir
ki,
Muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar.
Dakikası bir gündür. Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde
bir ömr-i bâkîdir.
31 Temmuz 2012: 08:06 #806199Anonim
Ramazan-ı Şerif’te sevab-ı a’mâl, bire bindir.Kur’ân-ı Hakîmin, nass-ı hadisle, herbir harfinin on sevabı var;
on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.
Ramazan-ı Şerifte herbir harfin on değil, bin;
ve
Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler;
ve
Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir.
Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır.
1 Ağustos 2012: 06:17 #806254Anonim
Ali b. Osman Hücvîrî ;Beş duyunun, insanın ilim ve aklının başkumandanları olduğunubelirtir. Bunlardan dördünün bedende özel yerleri vardır. Beşincisi bütün vücuda y
ayılmıştır. Göz görme, kulak işitme, dil tatma, burun koklama organıdır. Dokunma
duyusunun özel bir yeri yoktur. Zira bu duyu bütün bedene yayılmıştır. İnsanlar,
Tecrübi bilgileri bu organlar vasıtasıyla öğrenir. Akıl, ilim ve ruhun beş duyu organı
üzerinde etkili olduğu bir alan olduğu gibi nefs, heva ve hevesin de etkili olduğu bir
alan vardır. Çünkü beş duyu, taatla masiyet, sevapla günah, saadetle şakavet arasında
ortaktır. Mesela görme ve işitme duyuları üzerinde Hakk’ın hakimiyeti Hakk’ı görmek
ve O’nu işitmektir. Aynı duyular üzerinde nefs ve şehvetin etkisi yalan dinlemek ve
harama bakmaktır. Diğer üç duyu organı tatma, koklama ve dokunma üzerinde
Hakk’ın hakimiyeti Hakk’ın emrine uymaktır. Bunlar üzerinde nefsin etkisi ise Hakk’ın
fermanına muhalefettir. İşte oruç burada etkisini gösterir. Eğer oruç bütün duyu
organlarını Hakk’a muvafakata sevkedip O’na muhalefetten alıkoyarsa gerçek oruç olur. ( Keşfü’l-mahcûb )
1 Ağustos 2012: 06:44 #806256Anonim
Sufilere göre orucun adabı
1-Niyyeti sağlam tutmak,
2-Nefsin isteklerine karşı çıkmak,
3-Uzuvlarını haram ve şüphelilerden korumak,
4-Yenilen gıdaların temiz ve helal oluşuna dikkat etmek,
5-Kalbini koruyup zikr-i Hakk ile meşgul etmek,
6-Rızık konusunda vesvese ve endişeye düşmemek,
7-Orucuyla kibir ve ucbe kapılmamak,
8-Kusur ve eksiklikleri sebebiyle ürpermek,
9-Korku ile ümid arasında bulunmak,
10-İbadetini hakkıyla ifa için Hakk’tan yardım dilemek.
1 Ağustos 2012: 20:38 #806274Anonim
İmam Gazali orucun sünnetlerini şöyle sıralar:1-Sahuru geciktirmek .
2-İftarı acele yapmak .
3-İftarı hurma veya su ile yapmak .
4-Sadaka vermek .
5-Oruçlulara iftar yemeği vermek .
6-Çok Kur’an-ı Kerim okumak .
7-Bilhassa Kadir gecesinin içinde bulunduğu Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek
.2 Ağustos 2012: 10:20 #806289Anonim
Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman, birden muntazam bir ordu hükmüne geçer.
Sultan-ı Ezelinin ziyafetine davet edilmiş bir surette, akşama yakın
“Buyurunuz” emrini bekliyorlar gibibir tavr-ı ubudiyetkârâne göstermeleri, o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli Rahmâniyete karşı,
vüs’atli ve azametli ve intizamlı bir ubudiyetle mukabele ediyorlar.
Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar,insan ismine lâyık mıdırlar?
6 Ağustos 2012: 06:36 #806451Anonim
İşte Ramazan-ı Şerif’teki oruç, hakiki ve halis azametli ve umumi bir şükran anahtarıdır.Çünki insanların çoğu hakiki açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor.
Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor.
Halbuki iftar vaktinde o kuru ekmek bir mü’minin nazarında çok kıymetdar bir nimet_i ilahiye
olduğuna kuvve-i zaikası şehadet eder.
Padişahtan ta en fukaraya kadar herkes, Ramazan_ı Şerifte o nimetlerin kıymetlerini anlamakla bir
şükr_ü maneviye mazhar olur.
(Mektubat)
6 Ağustos 2012: 07:15 #806455Anonim
Allah razı olsun pendüender hocam maşallah çok güzel izah etmiş bu mübarek hadisi, ilave edecek pek birşey kalmamış bize alıntı yaparak katkıda bulunalım inş…
Ramazan-ı Şerif’te sevab-ı a’mâl, bire bindir.
Kur’ân-ı Hakîmin, nass-ı hadisle, herbir harfinin on sevabı var;
on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.
Ramazan-ı Şerifte herbir harfin on değil, bin;
ve
Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler;
ve
Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir.
Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır.
Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar,insan ismine lâyık mıdırlar?
verilen bu müjdelere kulaklarını tıkayanlar eşrefi mahluk olmaktan çıkar!..
6 Ağustos 2012: 07:26 #806453Anonim
Cenab-ı Hak Cümlemizden razı ve memnun olsun inşaALLAH Memluk Hocam.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.