• Bu konu 22 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 16 ile 24 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • #806198
    Anonim
      Şu mübarek şehr-i Ramazan,

      Leyle-i Kadri ihata ettiği için, kendisi de ömür içinde bir leyle-i Kadirdir

      ki,

      Muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar.

      Dakikası bir gündür. Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde

      bir ömr-i bâkîdir.

      #806199
      Anonim
        Ramazan-ı Şerif’te sevab-ı a’mâl, bire bindir.

        Kur’ân-ı Hakîmin, nass-ı hadisle, herbir harfinin on sevabı var;

        on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.

        Ramazan-ı Şerifte herbir harfin on değil, bin;

        ve

        Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler;

        ve

        Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir.

        Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır.

        #806254
        Anonim
          Ali b. Osman Hücvîrî ;Beş duyunun, insanın ilim ve aklının başkumandanları olduğunu

          belirtir. Bunlardan dördünün bedende özel yerleri vardır. Beşincisi bütün vücuda y

          ayılmıştır. Göz görme, kulak işitme, dil tatma, burun koklama organıdır. Dokunma

          duyusunun özel bir yeri yoktur. Zira bu duyu bütün bedene yayılmıştır. İnsanlar,

          Tecrübi bilgileri bu organlar vasıtasıyla öğrenir. Akıl, ilim ve ruhun beş duyu organı

          üzerinde etkili olduğu bir alan olduğu gibi nefs, heva ve hevesin de etkili olduğu bir

          alan vardır. Çünkü beş duyu, taatla masiyet, sevapla günah, saadetle şakavet arasında

          ortaktır. Mesela görme ve işitme duyuları üzerinde Hakk’ın hakimiyeti Hakk’ı görmek

          ve O’nu işitmektir. Aynı duyular üzerinde nefs ve şehvetin etkisi yalan dinlemek ve

          harama bakmaktır. Diğer üç duyu organı tatma, koklama ve dokunma üzerinde

          Hakk’ın hakimiyeti Hakk’ın emrine uymaktır. Bunlar üzerinde nefsin etkisi ise Hakk’ın

          fermanına muhalefettir. İşte oruç burada etkisini gösterir. Eğer oruç bütün duyu

          organlarını Hakk’a muvafakata sevkedip O’na muhalefetten alıkoyarsa gerçek oruç olur. ( Keşfü’l-mahcûb )

          #806256
          Anonim

            Sufilere göre orucun adabı

            1-Niyyeti sağlam tutmak,
            2-Nefsin isteklerine karşı çıkmak,
            3-Uzuvlarını haram ve şüphelilerden korumak,
            4-Yenilen gıdaların temiz ve helal oluşuna dikkat etmek,
            5-Kalbini koruyup zikr-i Hakk ile meşgul etmek,
            6-Rızık konusunda vesvese ve endişeye düşmemek,
            7-Orucuyla kibir ve ucbe kapılmamak,
            8-Kusur ve eksiklikleri sebebiyle ürpermek,
            9-Korku ile ümid arasında bulunmak,
            10-İbadetini hakkıyla ifa için Hakk’tan yardım dilemek.

            #806274
            Anonim
              İmam Gazali orucun sünnetlerini şöyle sıralar:

              1-Sahuru geciktirmek .

              2-İftarı acele yapmak .

              3-İftarı hurma veya su ile yapmak .

              4-Sadaka vermek .

              5-Oruçlulara iftar yemeği vermek .

              6-Çok Kur’an-ı Kerim okumak .

              7-Bilhassa Kadir gecesinin içinde bulunduğu Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek .

              #806289
              Anonim

                Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman, birden muntazam bir ordu hükmüne geçer.

                Sultan-ı Ezelinin ziyafetine davet edilmiş bir surette, akşama yakın “Buyurunuz” emrini bekliyorlar gibi

                bir tavr-ı ubudiyetkârâne göstermeleri, o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli Rahmâniyete karşı,

                vüs’atli ve azametli ve intizamlı bir ubudiyetle mukabele ediyorlar.


                Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar,

                insan ismine lâyık mıdırlar?

                #806451
                Anonim
                  İşte Ramazan-ı Şerif’teki oruç, hakiki ve halis azametli ve umumi bir şükran anahtarıdır.

                  Çünki insanların çoğu hakiki açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor.

                  Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor.

                  Halbuki iftar vaktinde o kuru ekmek bir mü’minin nazarında çok kıymetdar bir nimet_i ilahiye

                  olduğuna kuvve-i zaikası şehadet eder.

                  Padişahtan ta en fukaraya kadar herkes, Ramazan_ı Şerifte o nimetlerin kıymetlerini anlamakla bir

                  şükr_ü maneviye mazhar olur.

                  (Mektubat)

                  #806455
                  Anonim

                    Allah razı olsun pendüender hocam maşallah çok güzel izah etmiş bu mübarek hadisi, ilave edecek pek birşey kalmamış bize alıntı yaparak katkıda bulunalım inş…

                    Ramazan-ı Şerif’te sevab-ı a’mâl, bire bindir.

                    Kur’ân-ı Hakîmin, nass-ı hadisle, herbir harfinin on sevabı var;

                    on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.

                    Ramazan-ı Şerifte herbir harfin on değil, bin;

                    ve

                    Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler;

                    ve

                    Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir.

                    Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır.

                    Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar,

                    insan ismine lâyık mıdırlar?

                    verilen bu müjdelere kulaklarını tıkayanlar eşrefi mahluk olmaktan çıkar!..


                    #806453
                    Anonim

                      Cenab-ı Hak Cümlemizden razı ve memnun olsun inşaALLAH Memluk Hocam.

                    9 yazı görüntüleniyor - 16 ile 24 arası (toplam 24)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.