• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #655777
    Anonim

      İslâmiyetin mağz ve lübbünü terk ederek kışrına ve zahirine vakf-ı nazar ettik ve aldandık.
      Ve su-i fehim ve su-i edeple İslâmiyetin hakkını ve müstehak olduğu hürmeti ifa edemedik.
      Ta, o da bizden nefret ederek evham ve hayalatın bulutlarıyla sarılıp tesettür eyledi…
      Hem de hakkı var.
      Zira biz İslamiyeti usulüne ve hikayatı akaidine ve mecezatı hakaikına karıştırarak kıymetini takdir edemedik.
      O da ceza olarak bizi dünyada te’dib için zillet ve sefalet içinde bıraktı.
      Bizi kurtaracak yine onun merhemetidir.
      Öyleyse, ey ihvan-ı müslimîn! Geliniz, ona tarziye vereceğiz.
      Elbirliğiyle dest-i sadakati uzatacağız, biat edeceğiz. Onun hablü’l-metinine sarılacağız.

      Hem de bilâ-perva olarak ilân ederim:
      Beni geçmiş asırların efkârına karşı mübarezeye heyecan ve şecaate getiren ve yüzer senelerden beri sevkü’l-ceyş ile kuvvet bulan hayâlât ve evhamın müdafaasına beni gayrete getiren itikadım ve yakînimdir ki:
      Hak neşvünema bulacaktır-eğer çendan toprakta gizlense…
      Ve taraftar ve mültezimleri muzaffer olacaklardır-eğer çendan zaman ve zeminin merhametsizliğinden az ve zayıf olsalar…

      Hem de itikadımdır ki:
      İstikbale hüküm sürecek ve her kıt’asında hâkim-i mutlak olacak, yalnız hakikat-i İslâmiyettir.
      Evet, saadet saray-ı istikbalde taht-nişin hakaik ve maarif yalnız İslâmiyet olacaktır. Onu fethedecek yalnız odur;

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.