• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #665669
    Anonim

      Hakiki saadet, Allah’ı tanımak ve sevmektir
      21 Ekim 2010 / 00:01
      Günün Risale-i Nur dersi…

      Bismillahirrahmanirrahim
      Mukaddime

      Kat’iyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.

      Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman ı billâh içindeki marifetullahtır.
      Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır.
      Ve ruh-u beşer için en hâlis sürur ve kalb-i insan için en sâfi sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir.

      Evet, bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nimet ve sâfi lezzet, elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır.
      Onlar, onsuz olamaz. Cenâb-ı Hakkı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama mânen ve maddeten müptelâ olur.

      Evet, şu perişan dünyada, âvâre nev-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta, sahipsiz, hâmisiz bir surette, âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder? İşte bu âvâre nev-i beşer içinde, bu perişan, fâni dünyada, insan sahibini tanımazsa, mâlikini bulmazsa, ne kadar biçare sergerdan olduğunu herkes anlar. Eğer sahibini bulsa, mâlikini tanısa, o vakit rahmetine iltica eder, kudretine istinad eder. O vahşetgâh dünya, bir tenezzühgâha döner ve bir ticaretgâh olur. (Mektubat 20. Mektup)
      Bediüzzaman Said Nursi
      LÜGAT:
      Âciz : Güçsüz, Savunmasız
      Âlâm : Elemler, Acılar, Sıkıntılar
      Âli : Yüksek
      Âvâre : Serseri
      Beşeriyet : İnsanlık
      Biçare : Çaresiz
      Bilfiil : Fiilen, Uygulamaya Konulmuş
      Bilkuvve : Potansiyel Olarak
      Cenâb-I Hak : Hakkın Ta Kendisi Olan Sonsuz Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah
      Cin Ve İns : Cinler Ve İnsanlar
      Envâr : Nurlar
      Esrar : Sırlar
      Evham : Vehimler, Kuruntular
      Fâni : Gelip Geçici
      Fıtrat : Yaratılış
      Hakikî : Gerçek, Asıl
      Hâlis : Katıksız, Saf
      Hâmi : Koruyucu
      Hilkat : Yaratılış
      İltica : Sığınma
      İman-I Billâh : Allah’a İman
      İnsaniyet : İnsanlık
      İstinad : Dayanma
      Kalb-İ İnsan : İnsan Kalbi
      Kat’iyen : Kesinlikle
      Kudret : İlâhî Güç Ve İktidar
      Lezzet-İ Ruhaniye : Ruhen Alınan Lezzet
      Mâlik : Sahip
      Mânen : Mânevî Olarak
      Marifetullah : Allah’ı Tanıma
      Mazhar : Erişme, Nail Olma
      Miskin : Zavallı
      Muhabbetullah : Allah Sevgisi
      Mukaddime : Başlangıç, Giriş
      Müptelâ : Düşkün, Bağımlı
      Nev-İ Beşer : İnsanlık
      Nihayetsiz : Sonsuz
      Rahmet : İlâhî Şefkat Ve Merhamet
      Ruh-U Beşer : İnsan Ruhu
      Saadet : Mutluluk
      Sâfi : Temiz, Arınmış
      Semeresiz : Meyvesiz, Sonuçsuz
      Sergerdan : Şaşkın, Başıboş
      Suret : Şekil, Biçim
      Sürur : Sevinç
      Şekavet : Mutsuzluk
      Tenezzühgâh : Gezinti Yeri
      Ticaretgâh : Alışveriş Yeri
      Vahşetgâh : Ürkütücü Yer

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.