- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Mart 2009: 00:33 #651181
Anonim
Hakkımı Helal Etmiyorum !….
evet…. Son günlerde çokça duyduğum ve duyduğumda sinirlerimi oynatan bir cümle …. Tokmak gibi kafaya vuruluyor ….
Hakkımı Helal Etmiyorum ! Hıııh !
Mahşerde gününü görürsün sen !….yâa! Hangi Hak ! ?
içini dök boşalt, nefsini konuştur sonra hak helal etmiyorum diye çığlık at …
Hak mı kalır daha ,sen nefsini rahatlatarak kişinin üzerinde bıraktığı hakkı zaten bertaraf ediyorsun , daha neye hak sorarsın , Mahşer günü huzur-u ilahiye çıktığında ve
‘tan X hakkında hak taleb ettiğinde O rahman-ı zülcelal sana buyurmaz mı ”Ey kulum sen o hakkı dilinle dünyada aldın bu tarafa hak mı bıraktın” !? Bakın Hazreti Peygamber aleyhisselam hırsızın birşeylerini çaldığı ve hırsıza sövüp kötü konuşan Hz. Aişe validemize ne diyorlar : ”Ey Aişe onun günahını hafifletme” (Ebu Davud)
Dilimizle üzerimize düşen X kişinin hakkını zaten harcıyoruz sonra ”Hakkımı helal etmeeem! diyerek çırpınıyoruz….
hadi burayı geçelim….
Müslümanlığımıza asla toz kondurmayan bizler bu hak hukuk’u silah gibi kullanmak da niye ? Bu nefsimizi konuşturmak ta niye ?
Hakmış! Aman iyi ki bir hak geçti elimize ,tut bırakma, vur o hakkı mümin kardeşinin kafısına vur vur ……
Nasıl olsa Amcasını dahi öldüren vahşiyi affeden, Ey Müslümanlar birbirinize düşmanlık beslemeyin,Ey
‘ın kulları kardes olun , din kardesine küsmek helal değildir diyen , Kendisi türlü türlü eziyetler yapan kafir sürüsünü dahi helak etmeye gelen Cilbril’i durdurup ”Onlar bilmiyorlar,bilselerdi böyle yapmazlardı” diyebilecek kadar merhametli Peygamber senin örneğin değil (!) Yeri gelince ‘dön rasulullah, seni seviyorum Rasullah ‘ diye naralar atmayı iyi biliriz ama… Bu ne iştir Kalbinde zerre miktadarı kin olan cennete giremez diyen Rasulullah’ı dinlemeyiz…
Hakkımı helal etmiyorum ! hıııh ! etme ! O vakit beklersin Mahşer meydanında hak hukuk işlerinin hal olmasını millet akın akın cennete girerken sen de hâlâ ”haaak! hak!” diye orada mıhlanırsın ….
”
ın sizi afetmesini sevmez misiniz , O halde sizde affedin ” buyururken
Haaakkk ! Haaak! ” diye debelenenlerin acaba
‘ın huzurunda hangi erdemle duracaklarını merak ediyorum .. Affetmek büyüklüktür derler ve affederek Rabbimizin muhabbetini kazanırız belki de diye düşünmek yerine Rahmanın huzuruna yanında davalıları ile çıkıp absürt şeylerden hak taleb etmeye utanırım …
Hakkımı helal etmiyorum ! hıııh !
__________________alıntı…20 Mart 2009: 00:34 #735202Anonim
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bazen ashâb-ı güzînine birtakım sualler tevcih ederlerdi. Bu şekilde cemaatin dikkatini, açmak istedikleri mevzu üzerine toplamış olurlardı. Yine bir sohbet meclisinde sahâbe-i kirâma sordular:
Ebû Damdam kimdir
Sahâbîler dediler ki:
Ebû Damdam diye bir isim duymadık. Yâ Rasûlâllah, kimdir bu bahsettiğiniz Ebû Damdam
Fahr-i Kâinat Efendimiz bu sefer:
Ebû Damdam olmaktan âciz misiniz? Ebû Damdam olacak kadar bir gücünüz yok mu buyurdular.
Sahâbenin dikkati iyice çekilmişti:
Yâ Rasûlâllah, kimdir bu Ebû Damdam? Bu zâtın fârik vasfı, meziyeti nedir dediler. Efendimiz de:
Ebû Damdam geçmiş kavimlerde bir mümindi. Her sabah kalktığı zaman: «Yâ Rabbi, benim gıybetimi edeni, benim aleyhimde bulunanı, benim haysiyetimi zedeleyeni Sen affet!» derdi (Ebu Dâvûd, Edeb, 36) buyurdular.
İşte büyük bir takvâ numunesi. İşte muazzam bir kalp kıvamı!
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.