- Bu konu 86 yanıt içerir, 24 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Şubat 2009: 22:46 #731810
Anonim
Tarihci;103732 wrote:Hulusi abi bak ben diyorumki taifei nisa şu istekleri 500 le sınırlasalar çok daha mutlu olacak aileler.. 🙂KADINLARI MUTLU ETMEK İÇİN ERKEKLERİN YAPMASI GEREKENLER
01. Saçlarını okşa,
02. Yücelt,
.
.
6797. Dayan,
6798. Katlan,
6799. Prestijli ol.
.
ERKEKLERİ MUTLU ETMEK İSTEYEN BAYANLARIN YAPMASI GEREKENLER[FONT=trebuchet ms,sans-serif]01. Karnını doyur
02.Kumandasını ver
03.Dır dır etme[/FONT]
abi korkunun ecele faydası yok 😀
zamanı gelince bu maddelerin hepsini uygulamak zorunda kalacaksınız bunu biliyorsunuz öyle değil mi 😉
gözünüzü korkutmayayım bari %99,99 ihtimal olsun yafu 😉
21 Şubat 2009: 08:25 #731588Anonim
nurhadimi;103786 wrote:abi korkunun ecele faydası yok 😀zamanı gelince bu maddelerin hepsini uygulamak zorunda kalacaksınız bunu biliyorsunuz öyle değil mi 😉
gözünüzü korkutmayayım bari %99,99 ihtimal olsun yafu 😉
Sen de Efendimizden evlerinde, haftada bir tas çorba kaynamasını, haftada bir kez tencere kaynamasını istediklerinde Efendimizin ne yaptığını biliyorsun değil mi? :028:
Onlardan istediklerini yanında tut istediklerini de salıver gitsin… manalı güzel bir ayeti kerime var 🙂
21 Şubat 2009: 14:41 #731844Anonim
Tarihci;103814 wrote:Sen de Efendimizden evlerinde, haftada bir tas çorba kaynamasını, haftada bir kez tencere kaynamasını istediklerinde Efendimizin ne yaptığını biliyorsun değil mi? :028:Onlardan istediklerini yanında tut istediklerini de salıver gitsin… manalı güzel bir ayeti kerime var 🙂
…
o ayetin nüzul ediliş şartları -lar ekini dikkate almanızı isterim – çok farklıydı
sanki annelerimiz biribirlerini kıskanmışlardı, tartışmaya başlamışlardı vs….
her neyse içtihad benim işim değil
…
21 Şubat 2009: 15:32 #731852Anonim
bence de tüm erkeklere öğretilsin,LÜTFEN BİLENLER BİLMEYENLERE ANLATSIN 🙂 🙂
21 Şubat 2009: 15:55 #731854Anonim
Tarihci;102475 wrote:şimdi bir gün adamın biri diğerine soruyor ormanda yürüyorsun karşına bir ayı çıktı ne yaparsın nasıl kurtulursun diye..adam da diyorki çeker silahımı vururum.. diğer adam diyor silahın yok üstünde..
adam diyor çeker bıçağımı saplarım ayıya.. diğer adam diyor bıçak da yok yanında..
adam bu sefer diyor yerden bir odun parçası alır onunla vururum.. diğer adam diyor odun parçası da bulamadın yakınında..
adam bu sefer de diyor bir taş alırım vururum ayının kafasına.. diğer adam diyor taş da bulamadın ne yapacaksın..
bizimki bu sefer diyorki: Be kardeşim sen benden yana mısın ayıdan yana mı 🙂 (bu bilinen hikayedir teşbih maksadım yoktur)
Şimdi hulusi abi sen benden yana mısın nisalardan yana mı.. yahu belden aşağı vurdun bir tane ebrar hemen kırmızıyla gözümüze soktu o lafı 🙂
işin şakası bir yana hakkaten öyle ablalarımızdan Allah razı olsun.. buralarda pek bulunmuyor ama yine de biz hayır dua edelim yerini bulur 🙂 şimdi hulusi abi diyecekki buralarda öyle abi bulunmadığı için öyle abla bulunmuyor 🙂
HANİ HAKSIZDA DEĞİL HULUSİ ABİ karşımızdaki insanın nasıl biri olmasını istiyorsak dönüp kendi yaptıklarımıza bakmamız lazım gelir,’ben ne yapıyorum ki ne bekliyorum’ dememiz gerekir,yoksa bencillikten başka bişey değildir yaptığımız OBJEKTİFLİĞİN için teşekkürler hulusi abi :045:
21 Şubat 2009: 20:26 #731892Anonim
küçük_dünyam;103937 wrote:HANİ HAKSIZDA DEĞİL HULUSİ ABİ karşımızdaki insanın nasıl biri olmasını istiyorsak dönüp kendi yaptıklarımıza bakmamız lazım gelir,’ben ne yapıyorum ki ne bekliyorum’ dememiz gerekir,yoksa bencillikten başka bişey değildir yaptığımız OBJEKTİFLİĞİN için teşekkürler hulusi abi :045:şimdi öyle bir söz söyledinizki ağrı dağını burdan kaldırıp şuraya koymaktan başka birşeye benzemedi..
“””karşımızdaki insanın nasıl biri olmasını istiyorsak dönüp kendi yaptıklarımıza bakmamız lazım gelir, ben yapıyorumki ne bekliyorum dememiz gerekir,…””””” demişsiniz.
yani ne kadar ekmek, o kadar köfte.. diyorsunuz..
yani eşler arasında mütekabiliyet esasına dayalı bir ilişki olmalı demiş oluyorsunuz.. yani bu şu demektir: ben yapayım ki o da yapsın.. veya tersinden: o yapsın ki ben de ona yapayım..
bu tür yaklaşım, bu mantalite ile yürütülen eş ilişkisi, ticari bir faaliyet için ortak olmuş iki kişinin ilişkisiyle aynı şey olur..
eşlerin asla karşılık beklememesi lazım.. eşlerin karşılık bekleyerek yaptıkları zaten samimi ve içten olmaz.. bu da aralarındaki muhabbete katkı sağlamaz.. eşler daima birbirlerine karşı fedakar olmalıdır, karşılık beklemeden yapacaklarını yapmalalılardır ve bir şey isteyeceklerse ben ne yaptım ki bunu istiyorum diye asla ama asla düşünmemeleri lazımdır ki zaten böyle düşünenlerin ilişkisi batında bitmiş zahirde var demektir..
21 Şubat 2009: 22:00 #731909Anonim
Bu hikayeyi bir haber bulteninden sonra dinlemistim hos bir hikaye…..
KADIN DİLİ…Bükçe21 Şubat 2009: 22:14 #731919Anonim
mihrimah kardesim gormedim sen eklemissin zaten bu hikayeyi kusurumuza bakma….
21 Şubat 2009: 23:08 #731922Anonim
Yazılanların doğruluk payı büyük iki taraf içinde ne yazık.Lakin hakiki hizmet ehli için bunlar angarya.Rabbim bay ve bayan hepimizi samimi kuran hadimleri kılsın… amin
21 Şubat 2009: 23:10 #731923Anonim
Seyyah;104078 wrote:mihrimah kardesim gormedim sen eklemissin zaten bu hikayeyi kusurumuza bakma….Estf kardeş sorun değil iki tane olsun yararlı konu:)
21 Şubat 2009: 23:12 #731924Anonim
01. Karnını doyur
02.Kumandasını ver
03.Dır dır etme
Yok yahu beyler bu kadarda basit görmeyin 🙂21 Şubat 2009: 23:31 #731920Anonim
tabiki bu kadar basit değil çaktırma abi 🙂
22 Şubat 2009: 12:02 #731962Anonim
Tarihci;104033 wrote:şimdi öyle bir söz söyledinizki ağrı dağını burdan kaldırıp şuraya koymaktan başka birşeye benzemedi..“””karşımızdaki insanın nasıl biri olmasını istiyorsak dönüp kendi yaptıklarımıza bakmamız lazım gelir, ben yapıyorumki ne bekliyorum dememiz gerekir,…””””” demişsiniz.
yani ne kadar ekmek, o kadar köfte.. diyorsunuz..
yani eşler arasında mütekabiliyet esasına dayalı bir ilişki olmalı demiş oluyorsunuz.. yani bu şu demektir: ben yapayım ki o da yapsın.. veya tersinden: o yapsın ki ben de ona yapayım..
bu tür yaklaşım, bu mantalite ile yürütülen eş ilişkisi, ticari bir faaliyet için ortak olmuş iki kişinin ilişkisiyle aynı şey olur..
eşlerin asla karşılık beklememesi lazım.. eşlerin karşılık bekleyerek yaptıkları zaten samimi ve içten olmaz.. bu da aralarındaki muhabbete katkı sağlamaz.. eşler daima birbirlerine karşı fedakar olmalıdır, karşılık beklemeden yapacaklarını yapmalalılardır ve bir şey isteyeceklerse ben ne yaptım ki bunu istiyorum diye asla ama asla düşünmemeleri lazımdır ki zaten böyle düşünenlerin ilişkisi batında bitmiş zahirde var demektir..
dediğim yanlış anlaşıldı galiba ben huy yönünden olarak demiştim,yani ben güzel davranırsam alacağım karşılık elbette güzel olur yani karşılıklı eleştirmek istemiştim,sonuçta her yerde de söylenmez mi güzel huylu olun diye eğer güzel huylu olursak karşımızdaki de zamanla etkilenmez mi?
yanlış mıyım?22 Şubat 2009: 21:48 #732004Anonim
küçük_dünyam;104176 wrote:dediğim yanlış anlaşıldı galiba ben huy yönünden olarak demiştim,yani ben güzel davranırsam alacağım karşılık elbette güzel olur yani karşılıklı eleştirmek istemiştim,sonuçta her yerde de söylenmez mi güzel huylu olun diye eğer güzel huylu olursak karşımızdaki de zamanla etkilenmez mi?
yanlış mıyım?yanlış anlamadım aslında yeri geldiği için bu görüşü eleştirmek istedim. yani sizin kastınız benim söylediğim tazda bi bakış değil biliyorum ama yeri gelmişken yazmak istedim. evet, güzel huylu olmamız lazım, karşımızdaki kötü huylu da olsa bizim güzel huylu olmamız lazım, yani bu açıdan da karşılık beklememk lazım karşımdaki bana kötü davranıyor diye benim ona kötü davranmam gerekmez.. hatta herkes kendine yakışanı yapar sırrına binaen bize kötülük edilse de biz kendimize yakışanı yani iyiyi yapmalıyız.. hele bu kişi eşimiz ise..
23 Şubat 2009: 14:03 #732055Anonim
tarihçi abi neyi farkettim biliyor musun galiba aynı şeyleri farklı ifade ediyoz 😀 😀
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.