- Bu konu 25 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
19 Ağustos 2007: 20:43 #710360
Anonim
fezapilotu wrote:batidakiler dahami iyi giyiniyor husran abi??turkiyedeki batiya ozenenlerden daha edepliler diyebilirim…
19 Ağustos 2007: 20:49 #710363Anonim
Tarihci wrote:e tabi doğrudur, malum bizim millette bi anlayış var: almışken e iyisi olsun, yapmışken en iyisini yapalım 😀koptugum an budur
19 Ağustos 2007: 21:00 #710364Anonim
Birinci Hikmet: Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünki kadınlar hilkaten zaîf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için, fıtrî bir meyli var. Hem kadınların on adedden altı-yedisi ya ihtiyardır, ya çirkindir ki; ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır; kendinden daha güzellere nisbeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar, taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler. Hatta dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan ihtiyarlardır. Ve on adedden ancak iki-üç tanesi bulunabilir ki; hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sıkılmasın. Malûmdur ki; insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. Elbette açık-saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder. Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seri-üt teessür olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır. Hatta işitiyoruz; açık-saçıklık yeri olan Avrupa’da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak, “Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar” diye polislere şekva ediyorlar. Demek medeniyetin ref-i tesettürü, hilaf-ı fıtrattır. Kur’an’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymetdar birer refika-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor.
Hem kadınlarda, ecnebi erkeklere karşı fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten tesettürü iktiza ediyor. Çünki sekiz dokuz dakika bir zevki cidden acılaştıracak sekiz dokuz ay ağır bir veled yükünü zahmet ile çekmekle beraber, hamisiz bir veledin terbiyesiyle sekiz dokuz sene, o sekiz dokuz dakika gayr-ı meşru zevkin belâsını çekmek ihtimali var. Ve kesretle vaki olduğundan, cidden şiddetle nâmahremlerden fıtratı korkar ve cibilliyeti sakınmak ister. Ve tesettür ile nâmahremin iştihasını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zaîf hilkatı emreder ve kuvvetli ihtar eder. Ve bir siperi ve kal’ası çarşafı olduğunu gösteriyor. Mesmuatıma göre: Merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gâyet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayasız yüzlerine bir şamar vuruyor!..
Dördüncü Hikmet: Malûmdur ki; kesret-i nesil herkesçe matlubdur. Hiçbir millet ve hükûmet yoktur ki, kesret-i tenasüle tarafdar olmasın. Hatta Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: تَنَاكَحُوا تَكْثُرُوا فَاِنِّى اُبَاهِى بِكُمُ اْلاُمَمَ – ev kema kal- Yâni: “İzdivaç ediniz; çoğalınız. Ben kıyamette, sizin kesretinizle iftihar edeceğim.” Halbuki tesettürün ref’i, izdivacı teksir etmeyip, çok azaltıyor. Çünki en serseri ve asrî bir genç dahi, refika-i hayatını namuslu ister. Kendi gibi asrî, yâni açık-saçık olmasını istemediğinden bekâr kalır, belki de fuhuşa sülûk eder. Kadın öyle değil, o derece kocasını inhisar altına alamaz. Çünki kadının -aile hayatında müdür-ü dâhilî olmak haysiyetiyle kocasının bütün malına, evlâdına ve herşeyine muhafaza memuru olduğundan- en esaslı hasleti sadakattır, emniyettir. Açık-saçıklık ise bu sadakatı kırar, kocası nazarında emniyeti kaybeder, ona vicdan azabı çektirir. Hatta erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehavet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakata zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar. Fakat kocasının vazifesi, ona hazinedarlık ve sadakat değil, belki himayet ve merhamet ve hürmettir. Onun için, o erkek inhisar altına alınmaz. Başka kadınları da nikâh edebilir. Memleketimiz Avrupa’ya kıyas edilmez. Çünki orada düello gibi çok şiddetli vasıtalarla açık-saçıklık içinde namus bir derece muhafaza edilir. İzzet-i nefis sahibi birisinin karısına pis nazarla bakan, boynuna kefenini takar, sonra bakar. Hem memalik-i bâride olan Avrupa’daki tabîatlar, o memleket gibi bârid ve câmiddirler. Bu Asya, yâni Âlem-i İslâm kıt’ası, ona nisbeten memalik-i harredir. Malûmdur ki; muhitin, insanın ahlâkı üzerinde tesiri vardır. O bârid memlekette, soğuk insanlarda hevesat-ı hayvaniyeyi tahrik etmek ve iştihayı açmak için açık-saçıklık, belki çok sû-i istimalata ve israfata medâr olmaz. Fakat seri-üt teessür ve hassas olan memalik-i harredeki insanların hevesat-ı nefsaniyesini mütemadiyen tehyic edecek açık-saçıklık, elbette çok sû-i istimalata ve israfata ve neslin zaafiyetine ve sukut-u kuvvete sebebdir. Bir ayda veya yirmi günde ihtiyac-ı fıtrîye mukabil, her birkaç günde kendini bir israfa mecbur zanneder. O vakit, her ayda onbeş gün kadar hayız gibi arızalar münasebetiyle kadından tecennüb etmeye mecbur olduğundan, nefsine mağlub ise fuhşiyata da meyleder.
Şehirliler; köylülere, bedevilere bakıp tesettürü kaldıramaz. Çünki köylerde, bedevilerde, derd-i maişet meşgalesiyle ve bedenen çalışmak ve yorulmak münasebetiyle, hem şehirlilere nisbeten nazar-ı dikkati az celbeden masume işçi ve bir derece kaba kadınların kısmen açık olmaları, hevesat-ı nefsaniyeyi tehyice medâr olamadığı gibi; serseri ve işsiz adamlar az bulunduğundan, şehirdeki mefasidin onda biri onlarda bulunmaz. Öyle ise onlara kıyas edilmez.
fazla söze ne hacet…19 Ağustos 2007: 21:10 #710367Anonim
Tarihci wrote:malesef şimdi aklıma o nekbet rezil kadın geldi işinin en iyisini yaptı diye ödül verdilerya başarılı(!) Türk kızına,,, lanet olsun öle başarıya da o kızada.. Turk adınıda rezil etti ordaki Turkleride rezil kepaze etti..ISTE ANLATMAK ISTEDIGIM BU IDI ….AMA.. RABBIM KISMEYI DUSURMESIN ONADA ER YADA GEC HIDAYET EYLESIN TEVBE ETMESINI NASIP EYLESIN ….
19 Ağustos 2007: 21:14 #710368Anonim
Tarihci wrote:malesef şimdi aklıma o nekbet rezil kadın geldi işinin en iyisini yaptı diye ödül verdilerya başarılı(!) Türk kızına,,, lanet olsun öle başarıya da o kızada.. Turk adınıda rezil etti ordaki Turkleride rezil kepaze etti..ya bu nekbet kimdir ne yapmış,,
19 Ağustos 2007: 21:20 #710370Anonim
neyse….
efendimiz aleyhisselam i muhterem annelerimizi ornek alalim bize yeter..zorlastirmayalim …
nurun ala nur … noktasi elbette idealdir, lakin korkutmamak, zaaflari sevaplara donusturebilmek, mujdelemek te esastir..
bir r kadin tesetturuyle, vakariyla, izzetiyle hayatin her sahasinda yer alabilir..yeterki bilincli olsun… yoksa bende goruyorum sizlerde kadin carsaf giymis pazarda pazarlik yapiyor ya da sakiz cigniyor, yere cop atiyor,kiz tesetturlu sokakta kahkaha atiyor, arkadaslariyla yuksek perdeden sakalasiyor..vs.vs.
islami tesetture hedef noktada riayet guzel evet ama bu kisiyle rabbi arasinda ve Rabbim yureklere bakiyor en evvel..yukarda verdigim ornekler ise vebal soz konusu ..giyiniyor, islam kisvesine burunuyor fakat talip oldugun islam i kotu gosteriyorsun, savunduguna laf getiriyorsun.. iste bu olmaz! vebali buyuktur. Kul hakki bile girer icine
eskiden buyukler sorarlarmis birbirlerine kac kisinin katilisin diye yani kac kisi sana takildi da, seni kotu ornek gordu de, sendekini islam zannetti de vs.vs gercege eremedi anlamina..
dikkat edelim ! kadinda erkekte sinirlari korumak mecburiyetindedir … insallah koruyanlardan ve koruyanlarla birlikte olanlardan oluruz :angel:
20 Ağustos 2007: 07:54 #710373Anonim
cok üzüldüm ya,bu olay sunu bana hatırlattı,,
hani su guzellik yarışmalarının bir jüriside ingilizmiş,,
karşıdan bir türk kızı mayosuyla cıkınca ingiliz şöyle diyor;
bizim dedelerimiz osmanlının penceresınden hanımlarına bakmaya cekınırken,bugun onların torunları önumüzde cırılcıplak bu bizim icn büyük bir zaferdir…
bir kadın tefessüh etmiş,değerlerini kaybetmişse dedesinede ,atasınada,dininede laf getirir…
RABBİM İSTİKAMETTEN ŞASIRTMASIN…20 Ağustos 2007: 08:51 #710374Anonim
Tarihci wrote:bir kişi yokki çıkıp şunları öldürsün ..! işte ingilizin yaptığına kaleyi içten fethetmek denir,, onlar zamanında kadınlarımızın burnunu bile göremiyordu ama şimdi dediği gibi önlerinde çırılçıplak,, insan buna kahroluyor.. bide güzellik yarışmasında porno filminde birinci oldum beğenildim diye övunuyor gafiller,, kendini bilmez şebekler.. reziller..abi öldürmek çare mi?
mevlana bir gün bi günahkarın asılacağını duyar,hemen hızla infaz yerine koşar,,
ama gec kalmıştır,infaz gercekleştirilmiştir…
mavlana o günahkarın ayaklarına kapanıp,hıckıra hıckıra ağlar,,
herkes şaşırır,efendim,bu adamı bilmez misiniz,bunun işlemediği günah yoktu.Zina ,katl vs.Mevlana gözyaşları icerisinde şöyle der;
EĞER BİZ GÖREVİMİZİ LAYIKIYLA YAPMIŞ OLSAYDIK,ŞU GÜNAHKAR BUGÜN ASILMAMIŞ OLUCAKTI…
Ne kadar manidardır,şu sözü….
Evet kaleyi icten fethettiler,ama bugün kaleyi diştan muhafaza edecek,muhafızlar lazım…
ben o kıza kızmıyorum,sadece acıyorum…20 Ağustos 2007: 09:21 #710375Anonim
olsun biz üstümüze düsen görevi yapalımda,,
varsın şeriatın kestiği parmak acımasın…20 Ağustos 2007: 10:31 #710379Anonim
Tarihci wrote:evet görevimiz katletmek 😀 kökten temizlik..Elbette biz üstümüze düşeni yapmalıyız amenna lakin o rezilin anne babası birinci dereceden suçlu daha sonra diğer akrabaları ve cevresindeki insanlar (müslümanalr) suçlular.. herkes kendi akrabasına çevresine anlatırsa sakınırsa bazı şeyleri engellerse toplum düzelmiş olur,, o rezil rezilliğinin karşılığında ölümü bir değil bin defa hak etti, zina nın haddi recmdir.. efendimiz de haddi uygulamıştı hatırlarsak.. biz iletşim içinde olduğumuz insanlara görevimizi yapmalıyız ama kuralları çiğneyene de Allah ne buyurmuşsa onu yapmalıyız.. bir delikanlı çıkıp gebertse şu rezili ona çok dua ederim..
abi siz üstlenin o zaman,bu görevi,,
madem göreviniz katletmek 🙂20 Ağustos 2007: 11:55 #710390Anonim
tamam tamam kargasaya gerek yok….
ben yakinim almanya ya ben ustlendim gereken yapilicaktir 😀 benden iyi delikanlimi bulcaniz tarihci simdiden duaya basla bakiiim
8 Aralık 2009: 08:40 #761211Anonim
@Eyvàh! 56731 wrote:
pantolon tesetturun altinda idi …daha iyi ortunmek icin giyildigi iddia ediliyordu… ancak zamanla tesetturun ustune cikti …
daha iyi ortmesi icin darlasti …ne kadar dar olursa o kadar iyi ortuyordu ..ama
neden sonra dusuk bel halini aldi …tesetturlu olan, ama dusuk bel giyinen insanlar turedi!bu isin nereye gidecegi belli degil …
cunku siz bir defa nefsani duygulara gore giyinen batiyi taklit etmeye basladinizmi ,bunun nereye ulasacagina siz degil,taklit ettikleriniz karar verir!cunku taklitciligin siniri yoktur!!!
çok güzel anlatılmış rabbim affetsin
inş rabbim bizleri tesettüre uygun şekilde giyip örtünün hakkını ahirette bize sormaz örtüm benden davacı olursa ne yaparım diye düşünüyorum inş rabbim yüzümüzü ak gönlümüzü pak örtümüzü hak için örtenlerden eylesin:(
dua ile
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.