• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #663632
    Anonim

      66303.jpg
      Haşir meydanı nerededir?
      .

      Bismillahirrahmanirrahim
      İKİNCİ SUAL: Meydan-ı haşir nerededir?

      Elcevap: اللهِ عِنْدَ وَالْعِلْمُ “Gerçek ilim Allah katındadır.” Hâlık-ı Hakîmin her şeyde gösterdiği hikmet-i âliye, hattâ tek küçük birşeye çok büyük hikmetleri takmasıyla tasrih derecesinde işaret ediyor ki, küre-i arz serseriyâne, bâd-ı heva azîm bir daireyi çizmiyor.
      Belki, mühim birşey etrafında dönüyor ve meydan-ı ekberin daire-i muhîtasını çiziyor, gösteriyor. Ve bir meşher-i azîmin etrafında gezip mahsulât-ı mâneviyesini ona devrediyor ki, ileride, o meşherde, enzâr-ı nâs önünde gösterilecektir.

      Demek, yirmi beş bin seneye karib bir daire-i muhîtanın içinde, rivayete binaen Şâm-ı Şerif kıt’ası bir çekirdek hükmünde olarak o daireyi dolduracak bir meydan-ı haşir bast edilecektir.
      Küre-i arzın bütün mânevî mahsulâtı, şimdilik perde-i gayb altında olan o meydanın defterlerine ve elvahlarına gönderiliyor; ve ileride meydan açıldığı vakit, sekenesini de yine o meydana dökecek, o mânevî mahsulâtları da gaipten şehadete geçecektir.

      Evet, küre-i arz, bir tarla, bir çeşme, bir ölçek hükmünde olarak, o meydan-ı ekberi dolduracak kadar mahsulât vermiş ve onu istiap edecek mahlûkat ondan akmış ve onu imlâ edecek masnuat ondan çıkmış.
      Demek, küre-i arz bir çekirdek; ve meydan-ı haşir, içindekilerle beraber bir ağaçtır, bir sümbüldür ve bir mahzendir. Evet, nasıl ki nuranî bir nokta, sür’at-i hareketiyle nuranî bir hat olur veya bir daire olur. Öyle de, küre-i arz, sür’atli, hikmetli

      hareketiyle bir daire-i vücudun temessülüne ve o daire-i vücut mahsulâtıyla

      beraber, bir meydan-ı haşr-i ekberin teşekkülüne medardır. “De ki: İlim ancak Allah katındadır.” Mülk Sûresi, 67:26 (Mektubat 10. Mektup)

      Bediüzzaman Said Nursî


      SÖZLÜK:

      Azîm : Çok Büyük
      Bâd-I Heva : Boşu Boşuna, Faydasız
      Bast Edilme : Genişletilme
      Binaen : Dayanarak
      Daire-İ Muhîta : Kuşatıcı, Geniş Daire
      Daire-İ Vücud : Varlık Dairesi
      Elvah : Levhalar
      Enzâr-I Nâs : İnsanların Bakışları
      Gaip : Görünmeyen Âlem
      Hikmet : Fayda, Gaye; Herşeyin Belirli Gayelere Yönelik Olarak, Mânâlı, Faydalı Ve Tam Yerli Yerinde Yaratılması
      İmlâ Etmek : Doldurmak, Doldurulmak
      İstiap : İçine Alma, Kaplama
      Karib : Yakın
      Küre-İ Arz : Yerküre, Dünya
      Mahlûkât : Yaratıklar
      Mahsulât : Ürünler
      Mahsulât-I Mâneviye : Mânevî Ürünler
      Mahzen : Depo
      Masnuat : San’at Eseri Varlıklar
      Medar : Dayanak, Eksen, Kaynak
      Meşher : Sergi Yeri
      Meşher-İ Azîm : Çok Büyük Sergi Yeri
      Meydan-I Ekber : Çok Büyük Meydan
      Meydan-I Haşir : Haşir Meydanı, İnsanların Öldükten Sonra Âhirette Tekrar Diriltilip Toplanacakları Yer
      Meydan-I Haşr-İ Ekber : Büyük Haşir Meydanı
      Nuranî : Nurlu, Parlak
      Perde-İ Gayb : Mânevî Âlemleri Gözümüzden Saklayan Perde
      Rivayet : Peygamberimizden Duyulan Şeylerin Nakledilmesi
      Sekene : Sakinler, İkâmet Edenler
      Serseriyâne : Başıboş Bir Şekilde
      Sür’at : Hız
      Sür’at-İ Hareket : Hareketin Hızı
      Şâm-I Şerif :
      Şehadet : Görünen Âlem
      Tasrih : Açıklama
      Temessül : Belirme, Görünme
      Teşekkül : Oluşma

      #776793
      Anonim

        Allah razı olsun…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.