• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644253
    Anonim

      Hayatdaki Cennet Esintileri
      Bir kısım güçlükleri olsa bile, hayat, hiç de İddia edildiği gibi fena değil.
      Evet, yaşama boyunca, zaman zaman bir kısım sıkıntılar,
      bir kısım hayal kırıklıklarıyla karşılaşılabilir. Ancak, varlıkla içli-dışlı olmak,
      çeşit çeşit güzelliklere uyanmak,güzel şeyleri tanımak; en baş döndürücü,
      en çarpıcı şeyler arasında dolaşmak; en nefis kokulan koklamak, en enfes şeyleri tatmak;
      nefes almak, kırlarda dolaşmak; inanmak, ümit etmek,
      ötelere ait binbir güzelliği burada hazırlamak ve binbir güzellik için hazırlanmak gibi insanla,
      insanın duygularıyla gelen ne kadar güzel şey varsa, hemen hepsi de hayat vasıtasıyla sezilmekte, hayat vasıtasıyla kavranılmakta ve hayatla kazanılmaktadır.

      Aslında birçok yönleriyle ölüm de güzeldir.
      Ancak o, hayatını, düşünerek, İnanarak,
      inandığını yaşayarak sürdürenler için çok mutlu ve arzu edilebilecek kadar sevimli
      bir akıbet olsa bile, hayatını cismaniyete bağlı geçirenler için hiç de özlenecek birşey değildir.
      Aksine o, böyleler! için fevkalâde sıkıcı, tatsız ve acı bir sondur.

      İnanan insan nazarında hayat, her yanıyla binbir güzelliğin kaynağı ve
      Yüce Yaratıcı’nın sonsuz rahmetinin bir tezahürüdür.
      Hayat sayesinde İçinde yaşadığımız ve aynı zamanda bir parçası olduğumuz bu şirin dünyayı
      iyileştirmeye, güzelleştirmeye çalışır, inanç ve ümitlerle girdiğimiz farklı bir zaman buudunda,
      her türlü tasavvurların üstünde zevklere ulaşır; çalışmanın aynen haz haline geldiğini duyar ve
      hayatımızı katlayarak yaşayabiliriz.

      Binbir renk cümbüşü içindeki şu tabiat kitabı,
      ondaki bu başdöndürücü güzellikleri sezip anlayabilecek idrak ve şuur,
      güzelliklere uyanmış bir gönül sonra bütün bunların yanında,
      eşyada tasarrufa sahip ve istifâdeye mâlik olduğumuza emare sayabileceğimiz bir
      irâdenin bahsedilmesi ve insanın da bütün bunların farkında olması.,
      evet, bütün bunlar güzel değil mi?..

      Bundan öte olsa olsa insana, her-gün ayrı bir nizam ve güzellik kapısını arayıp bulmak
      ve onu açmaya zorlamak, yeni yeni temaşalar için gerilime geçmek,
      sonra da bitevî karanlıkları arkaya alarak sürekli aydınlıklara doğru koşmak kalıyor.

      GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR.GÜZEL DÜŞÜNEN GÜZEL RÜYALAR GÖRÜR.GÜZEL RÜYALAR GÖREN HAYATINDAN LEZZET ALIR…HAKİKİ MÜMİNİN DUNYADISA AHİRETİDE HUZURLU VE SURURLUDUR.._________________________________________________Bazilarimiza göre, hayat karanlik
      bir kuyu!..
      Son derece agir bir
      yük!..
      Her gün,
      her sey biraz daha kötülesiyor!..

      Nokta kadar
      bir umut isigi bile yok!..
      Böyle düsünüyorsaniz bilin
      ki bu “Müslümanca” bir bakis açisi degil…

      Hz. Âdem böyle
      düsünseydi Havva’sina, daha sonra da

      Cennet’ine
      kavusamazdi…
      Hz. Yusuf
      böyle düsünseydi, kardesleri tarafindan itildigi
      karanlik
      kuyudan disari çikamazdi…

      Hz. Yunus böyle düsünseydi, baligin karninda
      kalirdi…
      Hz. Ibrahim Nemrud’un atesinde
      yanardi…
      Peygamberlerimiz en zor anlara bile teslim
      olmadilar; içlerindeki
      imana
      ve

      iman kaynakli umuda tutunup,
      kurtuldular.
      Böylece her sart altinda umut isiklarinin
      varligini ispatladilar.

      Bilin ki, umut
      isiklari hiçbir zaman tümüyle sönmez: Çünkü her
      halimizi gören ve bilen biri
      var…

      Öyleyse
      umutlanalim:
      Hz. Yusuf’u karanlik kuyuda bulup

      kurtaran, bizi de güçlüklerden
      kurtarabilir…

      Hz. Yunus’u baligin karnindan
      kurtaran, bizi de iç karanligimizdan kurtarabilir

      kurtarabilir…
      Hz. Ibrahim’i Nemrut atesinden
      kurtaran, bizi de Seytan atesinden kurtarabilir


      su halde “çaresizlik”yoktur…

      Sadece kendini öyle hissetmek
      vardir!?

      Hayat dikkat
      ister!..

      Çünkü bir kere
      yasanir.

      “Deneme-yanilma” metodu uygulama sansimiz yoktur.
      Iskaladiginiz anlari geriye dönüp yeniden yasayamazsiniz

      Tekrar tekrar baslayamazsiniz.

      Bu bakimdan her an,son an kadar degerlidir

      #708471
      Anonim

        hacı dayı, resim göndermeyi öğrenemedin mi daha.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.