Hayatın Yarını Yoktur
“Yarın” demeyin: Hayatın yarını yoktur. Allah gecinden versin, ama yarın çok geç olabilir!
Unutmayın: Sadece yaşadığınız “an” sizindir: “An”ı değerlendirin. Hayatı ve umudu asla ertele meyin. Garip ama hayatımızın büyük bölümü yarına ertelenmiş gibi.
En çok kullandığımız cümlelerden bazıları şunlar:
“Yarın yaparım, yarın yazarım, yarın giyerim, yarın giderim, yarın söylerim…”
Ya “yarın” yoksa?.. Ömrümüzün son gününü yaşıyorsanız ne olacak?..
İyisi mi hayatı yarına ertelemeyin. Yarın yapacağınız her güzelliği bugün yapın… Yarın yazacağınızı bugün yazın… Yarın söyleyeceğinizi bugün söyleyin… En sevdiğiniz gömleği bugün giyin. Çünkü düdük ne zaman öter, ömür ne zaman biter belli değil.
Hayatı ertelerseniz, sadece yaşayamadıklarınızı çoğaltırsınız.
Yaşayamadıklarınız zamanla koca bir dağ olup yüreğinize abanır. İşte orada pişmanlıklar ve “eğer”ler başlar:
“Eğer bir daha dünyaya gelseydim, eğer bir daha genç olsaydım, eğer bir fırsat daha yakalasaydım…” Öyle yaşamalı ki, bugün son gün, bu fırsat son fırsat olsun!
Ashabdan biri Resul-i âlişân Efendimize, yoldan geçen birini gösterip: “Şu gideni çok seviyorum ey Allah’ın Resulü” demiş. “O bunu biliyor mu?” diye sormuş, Resulüllah. “Hayır.” demiş. “Öyleyse hemen arkasından yetiş ve onu sevdiğini söyle.” buyurmuş.
Sevdiklerinize sevginizi söylemeyi de yarına ertelemeyin, olur mu?
(Yavuz BAHADIROĞLU)