- Bu konu 98 yanıt içerir, 24 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Kasım 2007: 22:29 #716970
Anonim
illailayh wrote:sergerdan abi rüyanda PEYGAMBER EFENDİMİZİ GÖR İNŞALLAH….. eger rüyanı sereflendırırse benim içinde dua et…hayırlı geceler..🙁 eyvallah
1 Aralık 2007: 21:17 #717053Anonim
Raviyelerden Bera bin Azib (r.a) soyle demistir;
Allah’in Resulu yatagina vardiginda sag tarafina yatar ve soyle derdi:
“Allah’im nefsimi Sana teslim ettim. Yuzumu sana dondurdum. Islerimi Sana biraktim. Sevabini umid ederek ve azabindan korkarak Sana sigindim; cunku Senden baska siginilacak bir varlik yoktur. Indirdigin kitablara ve gonderdigin peygamberlere iman ettim.”
BuhariHerkes erkenden(?) istirahate cekildi galiba, kimse yok…
Hayirli geceler olsun… ins.7 Aralık 2007: 20:28 #717765Anonim

Ravi
Enes İbnu Malik
Hadis
:Biz mescidde Hz. Peygamber (sav)`le birlikte otururken, devesine binmiş olarak bir adam girdi ve mescidin avlusuna devesini ıhıp bağladıktan sonra:
“Muhammed hanginizdir?” diye sordu. Biz; “Dayanmakta olan şu beyaz kimse” diye gösterdik. (Nesdi`deki Ebu Hüreyre (ra) rivayetinde: “Şu dayanmakta olan hafif kırmızıya çalan renkteki kimse” diye tasvir mevcuttur)
Adam: “Ey Abdulmuttalib`in oğlu!” diye seslendi.
Resulullah (sav): “Buyur seni dinliyorum” dedi.
Adam: “Sana birşeyler soracağım. Sorularımda aşırı gidebilirim, sakın bana darılmayasın” dedi.
Hz. Peygamber (sav): “Haydi istediğini sor!”
Adam: “Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi adına soruyorum: Seni bütün insanlara peygamber olarak Allah mı gönderdi?”
Hz. Peygamber (sav): “Kasem olsun evet!”
Adam: “Allahu Teala adına soruyorum: Gece ve gündüz beş vakit namaz kılmanı sana Allah mı emretti?”
Hz. Peygamber (sav): “Allah`a kasem olsun evet!” Adam: “Allah adına soruyorum, senenin şu ayında oruç tutmanı sana Allah mı emretti?
Hz. Peygamber (sav): “Allah`a kasem olsun evet!” Adam: “Allahu Teala adına soruyorum: Bu sadakayı zenginlerimizden alıp fakirlerimize dağıtmanı Allah mı sana emretti?”
Hz. Peygamber (sav): “Allah`a kasem olsun evet!”
Bu soru-cevaptan sonra adam şunu söyledi: “Getirdiklerine inandım. Ben geride kalan kabilemin elçisiyim.
Adım: Dımam İbnu Sa`lebe`dir, Benu Sa`d İbni Bekr`in kardeşiyim.” (Bunu Beş Kitap rivayet etmiştir. Metin Buhari`den alınmıştır).7 Aralık 2007: 20:30 #717766Anonim
ne şirin seyler bunlar mübarekler yaf yazı da güselde ağabey resim daha cok dikkat cekio Allah razı olsun 🙂
7 Aralık 2007: 20:32 #717767Anonim
h.altınbaşak wrote:ne şirin seyler bunlar mübarekler yaf yazı da güselde ağabey resim daha cok dikkat cekio Allah razı olsun 🙂Rahmet,Cemal tecellisinden olabilir mi Hüsrev abi?
7 Aralık 2007: 20:35 #717769Anonim
Sergerdan wrote:Rahmet,Cemal tecellisinden olabilir mi Hüsrev abi?Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün enva’-ı mahlukatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin hacetlerine “Lebbeyk!” dedirten Zât-ı Zülcelal seni bilmesin, tanımasın, görmesin? Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de onu bil, hürmetle bildiğini bildir ve kat’iyyen anla ki: Senin gibi zaîf-i mutlak, âciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fâni, küçük bir mahluka koca kâinatı müsahhar etmek ve onun imdadına göndermek; elbette hikmet ve inayet ve ilim ve kudreti tazammun eden hakikat-ı rahmettir. Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür ve ciddî ve safî bir hürmet ister. İşte o hâlis şükrün ve o safî hürmetin tercümanı ve ünvanı olan “Bismillahirrahmanirrahîm”i de.
(Sözler – 10)
Allah razı olsun cidden cok şirin seyler bunlar yaf bayıldım hayırlı geceler herkeze dua edin s.a8 Aralık 2007: 19:49 #717819Anonim
Azîz kardeşlerim,
Siz katî biliniz ki, Risâle-i Nur ve şâkirtlerinin meşgul oldukları vazife, ruy-i zemindeki bütün muazzam mesâilden daha büyüktür. Onun için, dünyevî merakâver meselelere bakıp, vazife-i bâkiyenizde fütur getirmeyiniz. Meyve’nin “Dördüncü Mesele”sini çok defa okuyunuz; kuvve-i mâneviyeniz kırılmasın.
Evet, ehl-i dünyanın bütün muazzam meseleleri, fânî hayatta zâlimâne olan düstur-u cidâl dairesinde, gaddarâne, merhametsiz ve mukaddesât-ı dîniyeyi dünyaya fedâ etmek cihetiyle, kader-i İlahî, onların o cinayetleri içinde, onlara bir mânevî cehennem veriyor. Risâle-i Nur ve şâkirtlerinin çalıştıkları ve vazifedar olduklan fânî hayata bedel, bakî hayata perde olan ölümü ve hayat-ı dünyeviyenin perestişkârlarına gayet dehşetli ecel celladının, hayat-ı ebediyeye birer perde ve ehl-i îmânın saadet-i ebediyelerine birer vesîle olduğunu, iki kere iki dört eder derecesinde katî ispat etmektedir. Şimdiye kadar o hakîkati göstermişiz.
Elhasıl, ehl-i dalâlet, muvakkat hayata karşı mücâdele ediyorlar; bizler ölüme karşı nur-u Kur’ân ile cidalde, onların en büyük meselesi-muvakkat olduğu için-bizim meselemizin en küçüğüne-bekaya baktığı için-mukabil gelmiyor. Mâdem onlar dîvânelikleriyle bizim muazzam meselelerimize tenezzül edip karışmıyorlar; biz neden kudsî vazifemizin zararına onların küçük meselelerini merakla tâkip ediyoruz?hayırlı geceler…
_________________________________________________بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِوَلاَ تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ * وَ قُومُوا لِلّهِ قَانِتِينَ * قَدْ اَفْلَحَ
مَنْ زَكّيَهَا وَ قَدْ خَابَ مَنْ دَسّيَهَا * وَلاَ تَشْتَرُوا بِآيَاتِى ثَمَنًا قَلِ
Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususen uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatcı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir duâ-yı mânevî, en kerametli bir vesîle-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfî bir ubûdiyet: İhlâstır. Mâdem ihlâsda mezkûr hassalar gibi çok nurlar var ve çok kuvvetler var.. ve mâdem bu müdhiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karşısında ve savletli bid’alar, dalâletler içerisinde bizler gâyet az ve zaîf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gâyet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i îmaniye ve hizmet-i Kur’aniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş; elbette herkesten ziyade bütün kuvvetimizle ihlâsı kazanmaya mecbur ve mükellefiz ve ihlâsın sırrını kendimizde yerleştirmek için gâyet derecede muhtacız. Yoksa hem şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmen zâyî olur, devam etmez; hem şiddetli mes’ul oluruz
herekese hayırlı geceler…8 Aralık 2007: 19:52 #717820Anonim
Sana da hayırlı geceler İstigna abi ve herkese galiba şu an göz kapaklarım kapanıyor. .)
8 Aralık 2007: 19:55 #717821Anonim
Sergerdan wrote:Sana da hayırlı geceler İstigna abi ve herkese galiba şu an göz kapaklarım kapanıyor. .)çok konuşmaktandır abi :p istigna baksana seni buaralar çok durgun görüyorum hayırdır inş..benim uykum yok yaa hepiniz erkenden gidiyosunuzzz 🙁
8 Aralık 2007: 20:01 #717822Anonim
illailayh wrote:çok konuşmaktandır abi :p istigna baksana seni buaralar çok durgun görüyorum hayırdır inş..benim uykum yok yaa hepiniz erkenden gidiyosunuzzz 🙁ben bi iki sat uym yeter bana zaten,sonra sabaha kadar risale-i nur evrad filan 🙂
8 Aralık 2007: 20:07 #717823Anonim
Sergerdan wrote:ben bi iki sat uym yeter bana zaten,sonra sabaha kadar risale-i nur evrad filan 🙂MAŞALLH abi ALLAH KABUL ve DAİM etsin inşallh..
8 Aralık 2007: 20:29 #717824Anonim
hayırlı geceler…yüreğinize sağlık..ayetler harika bir reaksiyon içinde hafzalamda yer edinmeye çalışırken onun bize anlattığıyla bizim anladığımızın uygn düşmesi için tefsirde bekleriz..özellikle yapraklar arasındaki dolunay tefekkür için bire bir..teşekkürler..
10 Aralık 2007: 18:52 #717938Anonim
illailayh wrote:çok konuşmaktandır abi :p istigna baksana seni buaralar çok durgun görüyorum hayırdır inş..benim uykum yok yaa hepiniz erkenden gidiyosunuzzz 🙁BU ARALAR KABID ISMINE AYINE OLMA SEREFINI YASIYORUM O YUZDEN OLSA GEREK DURGUNLUGUM…
DUA ET BU ACİZ KARDESINE (İSMEN) İNŞ. SIKINTILARIM SUMBULESSIN DIYE…Sergerdan wrote:Sana da hayırlı geceler İstigna abi ve herkese galiba şu an göz kapaklarım kapanıyor. .)SAGOLUN ABİ.HAYIRLI GECELER…
“Cenâb-ı Hakk’ın rızası ihlâs ile kazanılır. Kesret-i etba ile ve fazla muvaffakiyetle değildir.”
“Kemmiyetin, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti yok.”“Risale-i Nur kendi sadık ve sebatkâr şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil fiat olarak,
o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî ve sarsılmaz bir sebat ister.”“Sen, ey riyakâr nefsim! Dine hizmet ettim diye gururlanma… sırrınca, müzekka olmadığın için, belki sen kendini o racül-ü facir bilmelisin; hizmetini, ubudiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i sanat bil
HERKESE HAYIRLI GECELER…
HEPINIZIN DUALARINA MUNTAZIRIM.BENI DUALARINIZDA SEFERLENDIRISENIZ COK MUTLU OLURUM.
HEPINIZI RABBIME EMANET EDIYORUM.HAYIRLI GECELER10 Aralık 2007: 21:09 #717958Anonim

Ravi
İbnu Mes`ud
HadisRivayet edildiğine göre, şöyle buyurmuştur: “Bir yol takip etmek isteyen, bu yolu, ölmüş olanların yolundan seçsin. Zira hayatta olanların fitnesinden emin olunamaz, ölmüş olanlar ise Hz. Peygamber (sav)`ın Ashabıdırlar. Onlar bu ümmetin en efdalidir. Kalpçe en temizleri, ilimce en derinleri, amelce en ihlaslıları yine onlardır. Allah, Hz. Peygamber (sav)`ın sohbeti ve dininin yerleşmesi için onları seçmiştir, öyleyse sizler onların üstünlüğünü idrak edin, onların yolundan gidin, elinizden geldikçe onların ahlakını ve yaşayış tarzlarını kendinize örnek kılın. Zira onlar en doğru yolda idiler.” İbnu Abdilberr, Cami`ul-Beyani`l-ilm ve Fadlihi`de kaydetmiştir 2,9
3 Ocak 2008: 20:03 #718465Anonim
Yine hicranla seni andı gönül,
Tende cânım, rûh-u revânım Cânân.
Andıkça hasretlere yandı gönül;
Ne olur kıl artık vuslata şâyân.!Seven ve ağlayan bir bîçâreyim,
Kararsız, derbeder hep âvâreyim,
Yıkılıp dökülmüş bir virâneyim;
Hâl-i hazînim tam mevsim-i hazan..Güller gülse de ağlıyor hep bülbül,
Bir dert küpü sanki şimdi şu gönül;
Bilmem mümkün mü bu hâle tahammül?
Rûhumda âh u zâr, dilimde figân.Yanıp kebap oldum, ümidim yıkma!
İtâb et, ama, ağyâra bırakma!
Vefâsız bir kulum cürmüme bakma!
Tavsîfe ne gerek, her şeyim ayân…Bilirsin gayri imdat edecek yok;
Gönlümü dertten âzâd edecek yok;
Kıtmîr’i başka âbâd edecek yok,
Hatırım virâne, gözlerim giryân…
Gel vur mızrabını kalbimi söylet!
Vur rûhûma nağmelerini dinlet!
Bu gönlüme geleceğini vâdet!
Vâdet ki, kalmadı dizimde dermân..!M.FEYTULLAH GÜLEN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.