• Bu konu 2 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639802
    Anonim

      Ünlü basketbolcu eşiyle birlikte, Eminönü nde geziyordu. Önce Akvaryumculari dolaştilar, Kapaliçarsi, Nuruosmaniye, Yerebatan Sarnici Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayi, Gülhane Parkı derken,Yeni Caminin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı.


      Basketbolcu birden durakladı. Sonra simitçiye yaklaştı:

      – Simit in kaça koç?

      – 300 bin abi. Çitir çitir…

      – Tezgahta kaç simit var?

      – 70-80 tane var herhalde…

      – Hepsini alsam, ne tutar?

      – Seksen desek 24 milyon

      – Al sana 30 milyon… Farz et ki hepsini aldım…

      – Sağol abi… Sağol…

      Basketbolcu üç onluk çıkarıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adım yürümüşlerdi ki kocasına yaklaşıp fısıldadı.

      – Suat, sen deli misin?

      – Yooo.

      – Peki, yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin?

      – Boşver sormaa

      – Diyelim ki soruyorum. Hem ısrarla soruyorum.

      – Öyleyse söyliyeyim

      – Lütfedersiniz beyefendi.

      – Tablanin kenarı dikkatini çekti mi?

      – Hayir.

      – Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazinmisti.

      – Nasıl bir isim?

      – Suat!

      – Yoksa?
      – Evet, o tezgâh, eskiden benimdi.

      #693873
      Anonim

        hmm, ilginçmiş..

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.