• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #665088
    Anonim

      Sözler, yani Risale-i Ahmediye berâhinini yazarken, çok def’alar kalemimi elimden bırakıp, o asr-ı saadetin anlarının tahassürüyle, hicranıyla yandım. Bu hicrandan kalbim ağlamış, gönlüm coşmuş, ruhum vücudumdan ayrılarak uzaklara gitmiş. Bana teselli tuhfeleri getirmiş.

      Öyle ya, aziz Üstad! Asr-ı saadette de değilsek, müştakıyız. Bu bize kâfi. Hazret-i Muhammed (ASM) nın bize bıraktığı muazzam bir mu’cizesi bugün elimizde değil mi? O kitab, bize, muhtaç ve müştak bulunduğumuz saadeti va’detmiyor mu? Ona hâlisane sarıldığımız zaman muhtaç bulunduğumuz zevk-i mânevîyi bize vermiyor mu?

      Evet aziz Üstadım, bugün elimizde tuttuğumuz, gözümüzle gördüğümüz, hakikî insanlara rehber olan o muazzam kitab, o büyük mu’cize ki, ben maddiyat içinde dünya cereyanında boğulmak üzere iken, beni onun ulvî sesleri ne güzel teselli etmiş ve bana sarsılmaz bir istinadgâh olmuştur. Hakka, nâmütenâhi şükürler olsun.

      Muhterem Üstad, bana öyle geliyor ki, manevî saâdete küşâde bulunan ruhum, kıymettar Risaleleri okudukça, yazdıkça gitgide bir zevk-i manevî, bir saâdet-i ebedî hazırlıklarıyla coşacak. Coşkunluklarımın hayli devam ettiği oluyor.

      Üstadım! İşte o zaman dünya, nazarımda bir hiçten ibaret kalıyor, ebediyete, sonsuza, saâdet âlemlerine atılmak istiyorum.

      İşte o dakikalar bu dünyayı bana verseler, bu tatlı hülyalarımın bir nebzesini bile vermek istemem.
      Def’olsun gençlik rü’yâlarının kâbuslu fırtınaları.

      Üstadım, duanıza muhtacım.

      Zekâi

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.