• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #646903
    Anonim

      Ali radiyallahu anh’den:

      Yagmurdan hiç bir damla,ölçü dışında ve kendisiyle görevli bulunan melekten izinsiz olarak karaya inemez.Yalnız Nuh tufanı sırasında böyle olmadı.Zira Cenab-ı Hak o gün,melegin haberi olmaksızın suya izin verdi de su,normal sınırını aşarak her tarafı bastı.İşte Cenab-ı Hakk’ın ”Su,haddini aşıp her tarafı bastıgı zaman,sizi gemide biz taşıdık”kavli celili bunu ifade ediyor.

      Rüzgardan da melegin haberi olmaksızın hiç bir şey esmiyor.Ancak Ad kavminin fırtınası sırasında böyle olmamıştır.Cenab-ı Hakk o gün,melegin haberi olmaksızın rüzgara izin verdigi için rüzgar;normal sınırını aşıp büyük bir fırtına biçiminde esmeye başlamıştı.Cenab-ı Hakk’ın ”Ad kavmine gelince:Onlar da önünde durulmaz,dondurucu bir rüzgarla yok edildiler emr-i celili bunu ifade eder. (Hayatu-s Sahabe)

      Yagmura müekkel olan meleklerin varlıgına dair risale-i nurlardan bir alıntı:

      Ve gökten de size bir su indirip onula türlü meyvelerden ve mahsullerden size rızık ve sair gıdaları çıkardı. (Bakara Sûresi: 229)

      İnzalin Cenab-ı Hakka olan isnadından anlaşılıyor ki, yağmurun katreleri başıboş değildir; ancak bir hikmet altında ve bir mizan-ı kasti ile inerler. Çünkü, o mesafe-i baideden gelmekle beraber, rüzgar ve hava da müsademelerine(çarpışma) yardımcı olduğu halde, katrelerin aralarında müsademe olmuyor. Öyleyse o katreler başıboş olmayıp, gemleri, onları temsil eden meleklerin elindedir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.