- Bu konu 19 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Kasım 2010: 22:20 #715580
Anonim
Kusur bulmak ıçin bakma birine, bulmak ıçin bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin kendine… İşte o zaman kusursuz olursun.
( MEVLANA )23 Kasım 2010: 17:17 #781436Anonim
Edepli edebinden susar, edepsizde ben susturdum sanar!!!
MEVLANA10 Aralık 2010: 19:16 #782322Anonim
Lisanı ağızda olan değil, lisanı gönülde olanlara yâr et bizi.. Tebessümü simasinda olan değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi.. Aşkı tende sanana değil, aşkı ruhundan can bilenlere arat bizi.
MEVLANA10 Aralık 2010: 19:42 #782323Anonim
GÜZEL SÖZLERDEN BİR DEMET:
Size ne oluyor da dünyada kazandığınız az bir şeye seviniyor,ahirette kaybettiğiniz birçok şeye üzülmüyorsunuz. (Hazreti Ali,R.A)
Rabbine ne kadar muhtaç isen ona o kadar ibadet et.
(Lokman Hekim)
Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarım. (Hazret-i Mevlana)Acaba ebedi mekanımız hangisi ?Bu dünyada işlediklerin var ya,
işte cevabın ta kendisi… (Sefer Yetiş)
10 Aralık 2010: 19:42 #782324Anonim
[FONT=verdana,sans-serif]Mevlana’nın söylediği ve günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözlerinden bazıları:
· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. [/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]
· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş…
. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır…
. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir…
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
. Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki…
· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
· İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
·[IMG]https://mail.google.com/mail/?ui=2&ik=e77e1cb486&view=att&th=120b41a9b465bb9c&attid=0.1&disp=emb&realattid=0.1&zw[/IMG] O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.· Genişlik, sabırdan doğar.
· Korkunç bir Kurban Bayramı gibi olan kıyamet günü, müminlere,bayram günüdür, inek,öküzlere ölüm günü.
· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
· Irmak suyunu tamamen içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış nefsim ve kişiler. Sonunda sana da,bana da dikişsiz elbiseyi(kefeni) giydirecekler.
· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
· Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır.Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur…
· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var.
[FONT=verdana,sans-serif]Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık[FONT=tahoma,sans-serif]Bir kıyısı görünmez denize daldık[/FONT]
[FONT=tahoma,sans-serif]Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede[/FONT]
[FONT=tahoma,sans-serif]ALLAH’ın denizinde ALLAH’tan uzak kaldık…[/FONT]
[FONT=tahoma,sans-serif]Mevlana[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]Niceleri Geldi , Neler İstediler,
Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
O Gidenler De Hep Senin GibiydilerÖmer Hayyam[/FONT]
[/FONT][/FONT][FONT=verdana,sans-serif]Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
[/FONT]
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
” BU DA GEÇER YA HU”
yazıyormuş….
[FONT=tahoma,sans-serif]Kapattık bazı kapıları dostlar…
kör bir kilit vurduk üzerlerine..
Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..
Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..
Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..
Biraz cesaret gerek belki..
Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..
Ve gayret, ve gayret…
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]Göz nereye bakar, gönül oraya akar
Gönül nereye akar, ayak oraya koşar !
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif] [/FONT][FONT=verdana,sans-serif]Hz. Lokman:
[/FONT]
“Ey oğul!
Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
-Gemin takva
-Yükün iman,
-Halin tevekkül olsun.
Umulur ki kurtulursun. ..!
[FONT=verdana,sans-serif] [/FONT][FONT=verdana,sans-serif] [/FONT][FONT=verdana,sans-serif]Neye Yaklaşsam Sonu Ayrılık ve Kırgınlık..
[/FONT]
Anladım ki MEVLA’dan Gayrisine yokmuş yakınlık…
[FONT=verdana,sans-serif]Herşey O’nun izniyle …O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.
(En’âm; 59)
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]
Halife Leyla’ya dedi:
” O, sen misin?
Mecnun senden dolayı mı perişan oldu
ve kendini kaybetti? Sen diğer güzellerden üstün değilsin! “Leyla dedi:
” Çünkü sen Mecnun değilsin, onun gözleriyle bakmıyorsun da ondan.”
[/FONT][FONT=verdana,sans-serif](Mesnevi,Mevlana. 408-409.beyitler )
[/FONT]
[FONT=tahoma,sans-serif]”Tek çiçekle bahar olmaz diyenlere inat!…
Her yürek için açan özel bir çiçek olduğunu ve fazlasının gerekmediğini ispatlamak için baharı bekliyorum.”
Ahmed Günbay Yıldız
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]….Ve sen yine denendiğinde
ve yine kalbin daraldığında
ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında
ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde. ..
Uzun uzun düşün ve hatırla Yaradanını!
ALLAH kuluna kâfi değil mi?
[FONT=verdana,sans-serif](Zümer/36)[/FONT][/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]İnşaALLAH derse yakaran,
[/FONT]
İnşa eder Yaradan!

25 Aralık 2010: 22:27 #783216Anonim
Diyorlarki ‘eskiden böyle değildin artık ıçine kapanıksin’ ıçindekiyle yetinen bu gönül elleri ne yapsın..
MEVLANA -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.