• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682965
    Anonim

      İbadetin manası şudur ki: Dergâh-ı İlahîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp kemal-i rububiyetin ve kudret-i Samedaniyenin ve rahmet-i İlahiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. Yani rububiyetin saltanatı, nasılki ubudiyeti ve itaati ister; rububiyetin kudsiyeti, paklığı dahi ister ki: Abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbını bütün nekaisten pâk ve müberra ve ehl-i dalaletin efkâr-ı bâtılasından münezzeh ve muallâ ve kâinatın bütün kusuratından mukaddes ve muarrâ olduğunu; tesbih ile Sübhanallah ile ilân etsin.

      Said Nursi


      Dergâh-ı İlahî: Allah’ın(cc) huzuru.
      Abd: Kul.
      Acz: Güçsüzlük, kuvvetsizlik.
      Fakr: Fakirlik, yoksulluk.
      Kemal-i rububiyet: Varlıkları yetiştirme ve terbiye etmekteki mükemmellik.
      Kudret-i Samedaniye: Samed olan Allah’a(cc) ait kudret. Her şey her an kendisine muhtaçken kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın(cc) sonsuz güç ve kuvveti.
      Rahmet-i İlahiye: Allah’ın(cc) merhameti.
      Rububiyet: Allah’ın(cc) terbiyecilik sıfatı, Allah’ın her şeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması
      Saltanat: İdare etme gücü, yönetme gücü, padişahlık.
      Ubudiyet: Kulluk.
      Kudsiyet: Mukaddeslik, kutsallık.
      İstiğfar: Af dileme, Allah’tan(cc) bağışlanma isteme, tövbe etme.
      Nekais: Noksanlıklar, noksanlar.
      Pâk: Temiz, saf, katıksız.
      Müberra: Fenalıktan uzak kalmış. Temiz. Noksansız.
      Ehl-i dalalet: Dalalet ehli. Kur’anın gösterdiği yoldan ayrılanlar, iman ve İslam yolundan sapanlar.
      Efkâr-ı bâtıla: Batıl fikirler, asılsız uydurma düşünceler.
      Münezzeh: Temiz, pak, arınmış.
      Muallâ: Yüksek, yüce.
      Kusurat: Kusurlar.
      Sübhanallah: Her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah(cc).

      #818143
      Anonim

        İbadetin ruhu, ihlastır. İhlas ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir faide ibadete illet gösterilse, o ibadet bâtıldır. Faideler, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar. Said Nursi

        Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye. İnsanın, mevcudatın hakikatlerini(gerçeklerini) bilip hayırlı işler yapmak sıfatı.
        Faide: Fayda, yarar.
        İllet: Asıl sebep, temel sebep.
        Bâtıl: Asılsız, gerçek dışı, yalan ve yanlış.
        Müreccih: Tercih eden, üstün tutan.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.