- Bu konu 7 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Ekim 2011: 11:14 #673826
Anonim
Ebedi Kardeşlik
Cenâb-ı Hak buyuruyor:“…Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin (dedikodu yapmasın); hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksindiniz (değil mi?)…”
(Hucurat, 12)*
Rasûlullah buyurdular:
“Mü’min; insanları kötüleyen, lânetleyen, kötü söz ve çirkin davranış sergileyen kimse değildir.”
(Tirmizî, Birr,48)*
Allah Rasûlü bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurur:
“Birbirinizle hasetleşmeyiniz. Almayacağınız bir malın fiyatını müşteri kızıştırmak için artırmayınız. Birbirinize kin ve nefret beslemeyiniz. Birbirinize darılıp yüz çevirmeyiniz. Birbirinize darılıp yüz çevirmeyiniz. Biriniz satışı üzerine başka biriniz satış yapmasın. Ey Allâh’ın kulları, böylelikle kardeş olunuz. Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulüm ve haksızlık yapmaz, onu yardımsız bırakmaz ve hakir görmez.”
Peygamber Efendimiz üç defa göğsünü işaret ederek buyurdular ki:
“Takvâ işte buradadır. Müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi, bir kimseye şer olarak yeter. Her müslümanın kanı, malı ve ırzı, başka müslümana haramdır.”
(Müslim, Birr, 32)11 Ekim 2011: 11:17 #798210Anonim
Emanete İhanet Etme!
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Allah size, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor…”
(Nisâ, 58)*
Rasûlullah buyurdular:
“Sana emânet bırakanın emânetini (vaktinde) iâde et. Sana ihânet edene (bile) ihânet etme!”
(Ebû Dâvud, Büyû, 79/3534)*
Rasûlullah emânetlerin ehline verilmemesini, dünyâ hayatını kıyamet sahnelerine çevirecek derecede büyük bir fesâd sebebi olarak görmüştür. Bir gün ashâbıyla konuşurken bir kimsenin:
“-Kıyamet ne zaman kopacak?” sorusuna:
“-Emânet zayi edildiği zaman kıyameti bekle!” cevabını vermiştir.
“-Emânet nasıl zayi olacak?” diye sorulduğunda ise:
“-İşler ehil olmayan kimselere verildiği zaman kıyameti bekle!” buyurmuştur.
(Buhâri, İlim, 2; Ahmed, II, 361)
11 Ekim 2011: 11:22 #798211Anonim
Ameller, Niyetlere Göredir
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Hevâ (ve heveslerini) kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? (Rasûlüm!) ona Sen mi vekil olacaksın?”
(Furkân, 43)
*
Rasûlullah buyurdular:
“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allâh’a şirk koşmaktır. Bu sözümle onların Ay’a, Güneş’e veya puta tapacaklarını kastetmiyorum. Beni korkutan asıl şey, Allâh’ın rızâsının dışındaki gâyeler için yapılacak ve gizli şehvetlerdir (gösteriş duygularıdır).”
(İbn-i Mâce, Zühd, 21)
*
Rızâ-yı ilâhî dışındaki gâyelerle ve riyâ, gösteriş gibi kalbî marazlarla îfâ edilen ibâdetler; içi boşaltılmış, kupkuru bir geometriden ibâret, faydası zâyi edilmiş amellerdir. Zira hadîs-i şerîfte buyrulduğu üzere:
“Ameller, niyetlere göredir…”
(Buhâri, İman, 41)
İnfak ibâdetinde ihlâs da; sadakayı boşa çıkarmama hassâsiyeti içerisinde; “hasbeten lillâh” yani sırf Hakk’ın rızâsını kastederek, verdiğini doğrudan doğruya Allâh’ın kudret eline takdim edebilme şuuruyla verebilmektedir.
İnfakta asıl muhâtap, Allah Teâlâ’dır. Bu yüzden infakta derin bir gönül vecdi içinde bulunmak îcâb eder. Fânîlerden iltifat ve tebrik beklemeden, riyâ, şöhret ve gösterişten uzak durarak, nefsi araya sokmadan, dünyevî bir maksat taşımadan; “yâ Rabbî, sadece ve sadece Sen’in için” diyerek, infâk edebilmek îcâb eder. İnfakta ihlâsın esâsı budur.
(Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlakından I, Erkam Yay.)
iki gün bir degil bir altin oluk hizmetidir yayinlanmasi icin izin alinmistir..11 Ekim 2011: 11:27 #798212Anonim
Dünya Malı Dünya’da Kalır
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“…Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, hâlbuki Allah (sizin için) ahreti istiyor…”
(Enfâl, 67)
*
Rasûlullah buyurdular:
“…Size beş haslet vasiyet ediyorum ki Allah onlarla sizin için hayır hasletleri kemâle erdirsin: Yiyemeyeceğiniz şeyleri toplamayınız; İçlerinde oturamayacağınız binalar yapmayınız. Yarın bırakıp gideceğiniz şeylerde başkalarıyla çekişmeyiniz. O’na kavuşup huzûrunda toplanacağınız Allah’tan korkunuz. Varacağınız ve orada ebedî kalacağınız yer için hazırlıkta bulununuz.”
(Ali el-Muttakî, Kenzü’l-UmmâI, hd. No: 1363)
*
Rivâyete göre yaptığı seferlerle yeryüzünün tamamına hâkim olan Zükarneyn (as) vefatından evvel şu vasiyette bulunmuştur:
“Beni yıkayın, kefenleyin! Sonra bir tabuta koyun! Yalnız kollarım dışarıya sarkık kalsın! Hizmetkârlarım arkamdan gelsin! Hazinelerimi de katırlara yükleyin! Halk, benim son derece ihtişamlı bir saltanat ve dünya mülküne rağmen eli boş gittiğimi, hizmetkârlarımın da, hazinelerimin de bu dünya da kaldığını, benimle beraber gelmediğini görsün! Bu yalancı ve fâni dünyaya aldanmasın!..”
(Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlakından, Erkam Yay.)iki gün bir degil bir altin oluk hizmetidir yayinlanmasi icin izin alinmistir..12 Ekim 2011: 13:31 #798259Anonim
[TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #FFFFFF”]Dünya ile İlgilimiz Ne Kadar?
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″]
[TABLE]
[TR]
[TD]
[TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Dünya hayatının durumu, ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insan ve hayvanların yediği bitkiler o su sayesinde gürleşip birbirine girmiştir. Yeryüzü zinetini takınıp süslendiği ve halkının da onun üzerinde kendilerini güçlü sandığı bir sırada, geceleyin veya gündüzün emrimiz o yere gelir de, bir gün önce hiçbir güzellik ve süsü yokmuş gibi, onu kökünden biçilmiş duruma getiririz; işte böylece iyi düşünen bir topluluğa âyetleri bir bir açıklıyoruz.” (Yûnus, 24)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Âdemoğlu, malım malım deyip duruyor. Ey âdemoğlu! Yeyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önden gönderdiğinden başka malın mı var ki?” (Müslim, Zühd 3-4.)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Abdullah İbni Amr İbni Âs (ranhümâ)şöyle dedi:
Kendimize ait kulübeyi tamir ederken Rasûlullah (sav) yanımıza uğramıştı.
“-Bu yaptığınız nedir?”diye sordu. Biz:
“-Yıkılmak üzereydi de onarıyoruz, dedik. Bunun üzerine:
“-Ecelin bundan daha aceleci olacağını zannederim”buyurdular. (Ebû Dâvûd, Edeb 169; Tirmizî, Zühd 25)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Mukît: Mahlûkatın azığını temin eden, yaşamak için gıdaları yaratan, bedenlerin ve ruhların açlığını doyuran, onların gıdasını veren ve her şeyi koruyan demektir.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün Kârı
Zaruri ihtiyaçlar dışında aşırı derecede mala düşkünlük ve dünyaya karşı hırslı olmak dinimizde hoş karşılanmamış ve teşvik edilmemiştir.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]12 Ekim 2011: 13:34 #798260Anonim
[TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #FFFFFF”]Huzur Buluyoruz!
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″]
[TABLE]
[TR]
[TD]
[TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD]Cenab-ı Hak buyuruyor:“Muhakkak ki (aşağıya bakın) mü’minler FELAH bulmuştur. onlar, namazlarında Husu içindedirler ” (Mü’minûn, 1.2)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Resulullah (sav) buyurdular:“Namazını (Hayata) Bir veda eden kimsenin Namazı Gibi kil! Özür DILEM Gereke söyleme Bir sözü! İnsanların elindekilere tamah Etme! ” (İbn-i Mace, Zühd, 15; Ahmed, V, 412)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]İbrahim Hakkı Hazretleri Istanbul’da bulundugu sıralarda Zamanın şeyhülislâmı ONU yemeğe Davet Eder. İbrahim Hakkı Hazretleri Davet Yerine geldiğinde Şeyhülislam kılmaktadır nama. İbrahim Hakkı Hazretleri Ona selam vererek Bir köşeye oturur.
Şeyhülislam Namazı bitirdikten sonra İbrahim Hakkı Hazretleri’ne:
“Mezhebimizce namazda Bulunan Bir Kimsey selam verilmeyeceğini bilmez Mısın?”.
İbrahim Hakkı Hazretleri gayet Sakin ve güleryüzlü ve Bir edayla Söyle:
“Allah Click namaz kilan şeyhülislâma deðil, mihrabın boyasını yeniletmek isteyen şahsa selam Verdim”.
Şeyhülislam namaz kılarken mihrabın boyasını yeniletmeyi düşünüyormuş. (Cafer Durmuş Marifetname’dir, Erkam Yay.)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)El-Hamid : Bütün isim ve sıfatlarıyla övgüye, Hamden tek lâyık olan, yaptıklarında, söylediklerinde, dininde ve takdirinde hamdolunan, Bütün varlığın diliyle Övül ve ancak kendisine şükredilen Demektir.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün kari
Namazlarımızı ama namazımız Gibi kılalım.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]12 Ekim 2011: 13:48 #798265Anonim
Adâlet TerazisiCenâb-ı Hak buyuruyor:
Ey îmân edenler! Adâleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, anne babanız ve akrabânız aleyhinde bile olsa Allah için şâhitlik eden kimseler olun. (Haklarında şâhitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar, Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adâletten sapmayın…”
(Nisâ, 135)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kıyâmet gününde insanların Allah Teâlâ’ya en sevgili olanı ve O’na en yakın yerde bulunanı, adâletli idârecidir. Kıyâmet gününde insanların Allah Teâlâ’ya en sevimsiz olanı ve O’na en uzak mesâfede bulunanı da zâlim idârecidir.”
(Tirmizî, Ahkâm, 4/1329; Nesâî, Zekât, 77)
Bir adam Rasûlullah (sav) Efendimiz’in önüne oturdu ve şöyle dedi
“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Benim kölelerim var. Durmadan bana yalan söylüyor, ihânet ediyor ve baş kaldırıyorlar. Ben de onları azarlıyor ve dövüyorum. Onlar yüzünden benim durumum ne olacak?”
Allah Rasûlü (sav) şöyle buyurdu:
“–Onların sana karşı yaptıkları hıyânet, isyan ve yalanlar ile senin onlara verdiğin cezâ hesaplanacak. Eğer senin verdiğin cezâ, onların suçuna eşit olursa senin lehine ya da aleyhine bir şey yoktur. Eğer senin verdiğin cezâ, onların suçundan az ise, bu lehine fazîlet olacaktır. Eğer verdiğin cezâ, onların suçunu aşarsa o fazlalığı ödemek zorunda kalacaksın ki, bu senden kısas yoluyla alınacaktır.”
Adam bir kenara çekilerek hüngür hüngür ağlamaya başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
“–Allah Teâlâ’nın; “Biz, kıyâmet günü için adâlet terâzileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahî olsa, onu (adâlet terâzisine) getiririz. Hesap gören olarak Biz yeteriz.” (Enbiya, 47)kavl-i celîlini okumuyor musun?”
Adam bunun üzerine şöyle dedi:
“–Vallâhi yâ Rasûlâllah, hem kendim hem de onlar için birbirimizden ayrılmaktan daha hayırlı bir yol kalmadı. Şâhid olunuz, onların hepsi de hürdür.”
(Tirmizî, Tefsîr, 21/3165)12 Ekim 2011: 15:39 #798272Anonim
Ayrı basliklar altında acsaydiniz yorum veya soru sorabilirdik.. paylaşım güzel gokkusagi gibi..
12 Ekim 2011: 15:54 #798273Anonim
@fahris 265074 wrote:
Ayrı basliklar altında acsaydiniz yorum veya soru sorabilirdik.. paylaşım güzel gokkusagi gibi..
Bundan sonraki basliklari ayri ayri acalim insallah.. Rabnim cümlemizi istifade edenlerden eylesin..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
