• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #651842
    Anonim

      İslam’a göre savaşmak neden kutsal bir şey sayılıyor? İslam barış demekse, Müslümanlar neden savaşmıştır?

      İslam’da savaş kutsal sayılmış dersek hata olur. İslam’da kutsal sayılan cihaddır. Savaş ise cihadın bir şekli olup gerekli görüldüğü zaman yapılır. Peygamber Efendimiz gelmeden önce kavimler birbirleriyle savaş halindeydi. Peygamberimiz geldi onları barıştırdı. Fakat bu barışa katılmayanlar da oldu. Dinin anlatılması, güzelliklerin yayılması esnasında bundan hoşlanmayan karanlık ruhlar, harekete geçerek Müslümanlara karşı ordu oluşturdular.

      Müslümanlar da oturup bekleyemezlerdi elbette. Silahlandılar onlar da, kendilerini savundular. Yenilen düşman, bundan sonra bir daha durmak bilmedi, hep öç alma duygusuyla hareket etti. Peygamberimiz de bunları önceden haber alarak hazırlıklarını yaptı.
      Savaşların sebeplerine baktığımızda, başlangıç itibarıyla düşman birinci sebeptir. 12 yıllık Mekke hayatında hiç savaş olmadı. Düşmanın tahrikine rağmen savaşa meydan verilmedi. Medine döneminde düşmanın başlattığı savaşlar yapıldı ama peygamberimiz hep barış aradı. Nihayet Hudeybiye’de on yıllık bir barış imzalandı. Fakat düşman bu süreci hazmedemeyerek bir yolunu bulup, müttefik kabilelerini kullanarak anlaşmayı bozdu. Neticede anlaşmayı bozanın üzerine yürümek lazımdır. Peygamberimiz hazırlıklarını yaptı ve Mekke’yi aldı. Kimsenin kanına dokunmadı. Sadece insanları kışkırtan münafık tipleri yakalatıp öldürdü. Bunların sayısı da beşi geçmez. Bütün Mekkelilere sordu: Bugün benim size nasıl muamele yapacağımı bekliyorsunuz. Onlar da dediler ki, sen merhametli bir peygambersin. Peygamber Efendimiz de bugün hepiniz hürsünüz, size kınama yoktur dedi ve yirmi yıl kendisine her türlü işkenceyi çektirenleri toptan affetti. İşte İslam ve İslam Peygamberi bu.
      Cihad, bugünkü yanlış anlayışa göre sadece savaş manasına gelmez. Cihad, gayret göstermek, çalışmak demektir. Allah ile insanlar arasındaki engelleri kaldırmak, gönüllere Allah sevgisini ulaştırmaya gayret etmek demektir. Bu konuda, en tesirli silah, İslam’ı yaşayarak temsil etmektir. Bir taraftan da anlatmaktır. Savaş çok mecbur kalınan durumlarda olur ve savaşmadan önce şunlar asker ve komutanlara hatırlatılır: Kadınlara, çocuklara, ağaçlara, mabetlere, mabetlerde ibadet edenlere, eli silah tutmayanlara dokunulmayacak.
      Sadece eli silah tutanlarla savaşılacak. Savaşlar hep böyle yapılmış, esir alınanlar da insanca muamele görmüşler. Bedir savaşında esir edilenler, Medinelilere okuma yazma öğretmek suretiyle serbest bırakılmışlardır. Öldürülmemişlerdir, çünkü İslam’ın derdi adam öldürmek değil, insana ebedi mutluluğu kazandırmaktır. Bu da inandırmakla olur. Onun da yolu gönülden kalpten geçer. Katılıkla gönüller Allah’a ısınmaz. Dolayısıyla, katılıkla, sert üsluplarla, radikal metodlarla İslam adına ortaya çıkanları tasvip etmiyor, yaptıklarını doğru bulmuyor ve hatta bu tutumlarını İslam’a karşı bir haksızlık olarak görüyoruz.

      Ali İhsan Er

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.