• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654865
    Anonim

      İslam dininde kadın-erkek ilişkilerine nasıl yaklaşıldığını anlatan İlahiyatçı Ali
      Rıza Demircan’a göre cinsellik Allah’ın emirlerine ve yasaklarına ibadet etme anlamı Taşıyor

      Yaşamda Dönüşüm Dergisi’nin haziran sayısında ilahiyatçı Ali Rıza Demircan’ın
      İslamiyet’te cinsellik hakkında çarpıcı açıklamaları yer alıyor. Demircan’a göre
      İslamiyet, cinsel hayatı da koruyucu yasalarıyla kulluk sınırları içine alıyor.
      Erkeklerin bekar kalması, hatta evlilik içinde cinsellikten çekilmesi ise İslam’a
      uygun değil. Ayrıca kadınların da şehvetli bakmamaları gerekiyor.

      * İslamiyet’in cinselliğe bakışı ve yaklaşımı nedir?
      İslam dini, insan hayatını, itikadı, içtimai, iktisadi, hukuki ve ahlaki yönleriyle
      ve bütünüyle kuşattığı gibi, insan hayatının en önemli bölümünü teşkil eden cinsel
      hayatı da çevrelemekte, koruyucu ve yönlendirici yasalarıyla kulluk sınırları içine
      almaktadır. İbadet, Allah’ın ve onun Resulü Hz. Muhammed’in emirleri ve yasaklarına
      ibadet etmektir. İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları
      yaratan ve üreme görevini yüklenen Allah’dır. Onun yarattığı cinselliğe saygı
      duyarak ve onun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak
      tatmine ve üremeye yönelmek, Allah’ın yaratışını ve yüklendiği görevleri korumaktır.
      Bu sebeple de saf bir ibadettir. Bunun dışında bir düşünceye kapılmak ve eylem içine
      girmek, yaratılış düzenini ve görevlerini değiştirmektir. Pek tabiidir ki bu da
      Allah’a isyandır. Allah’a isyan olduğu için Allah’ın Resulü cinsel hayattan
      çekilmeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur: “İslam’da (gücü varken evlenmemek ve
      evlilik içinde) cinsel hayattan çekilmek yoktur.”

      * İslamiyet’in cinsel hayatla ilgili yasaklamaları var mıdır?
      Müminler istikrarlı, şahsiyetli ve az problemli bir dünya hayatı için cinsel hayatı
      bilmeye ve yasaklardan kaçınmaya muhtaç oldukları gibi, cehennem azabından korunmak
      için de buna muhtaçtırlar. Zira Hz. Muhammed, cehenneme götürecek baş suçların dille
      ve cinsel organla işlenen suçlar olduğunu bildirmektedir. O, cennete girebilmek için
      cinsel haramlardan korunmak gerektiğini de şöyle açıklamaktadır: “Kim bana iki
      çenesi arasındaki dilini (yasaklanmış çirkinliklerden muhafaza edeceğine) ve iki
      uyluk arasındaki organını garanti verebilir ki, ben de ona cenneti garanti edeyim.”

      * Peki, nedir cinsel haramlar?
      Şehvetle bakmak, evlenilebilecek bir kadın ve erkekle bir arada yalnız kalmak,
      flört, cinsel duyguları uyarıcı musiki, zina, homoseksüellik, sevicilik, hayvanlarla
      cinsel temas, vücudun erotik bölgelerini ve örtülmesi gereken yerlerini açığa
      vurmak, kadın ticareti, cinsel kaynaklı iftira, cünüblük sonrasında gusül abdestini
      bir namaz vaktini aşacak şekilde ertelemek, hadımlaşmak, kısırlaşmak, eşlerle de
      olsa adet ve lohusalık günlerinde cinsel ilişki, zevceye arka organdan temas, dini
      ve sıhhi bir mazeret olmaksızın kocanın cinsel arzularına karşı çıkmak, kadını ihmal
      etmek.

      KADIN CİNSELLİĞİ
      * İslam’ın kadın cinselliğine bakışı nedir?
      İslam kadın cinselliği üzerinde daha bir gerçekçidir. Onun cinsel duygularını
      varlığı gibi tabii görür. Cinselliği utanma duygusu ile örtülü olduğu, bu sebeple
      arzularını gereğince açığa vurmayacağı için de onun cinsel haklarını erkeğinkinden
      daha açık ve ayrıntılı bir şekilde belirtmiştir. Cinselliği olan ve kendisine has
      duyguları ve eylemleri bulunan bir varlık olduğu içindir ki kadın, İslam dininin
      genel ve özel vasıflı cinsel emirleri ve yasakları ile de mükellef kılınmıştır.
      İslamiyet kadınlara, şehvetli bakışlarla bakmamalarını, vücut güzelliklerini açığa
      vurmamalarını, zinadan korunmalarını, sevicilikten kaçınmalarını, kocalarına karşı
      görevlerini yapmalarını ve daha nicelerini buyurmuştur.

      * Ya erkekler için durum ne?
      Evlilik içinde ve dışında cinsel duyguları ve eylemlerini disipline etmiş, göz ve
      kulak gibi organları cinsel haramlardan korunmuş, böylece cinsel uyarıları alıcı
      gücünü muhafaza etmiş, alkolden uzak durmuş, namaz, dua, zikirle ruhi tatmin
      doruğuna çıkmış, mümin, pek tabiidir ki cinsel arzularını kuvvetlendirecek ortamı
      oluşturmuş olur. İslam, erkek cinselliği üzerinde, değil bekarlığı ve evlilik içinde
      cinsel hayattan çekilmeyi, cinsel arzuların tatminini ertelemeyi bile uygun
      bulmamıştır. Bunun içindir ki Allah’ın Resulü kafada ve kalpte kadın arzusu
      oluşturduğu zaman, derhal eşe gelinerek cinsi münasebette bulunulmasını
      öğütlemiştir.

      * İslamiyet’e göre cinsellikle evlilik arasında nasıl bir ilişki var?
      Evlenmeye teşvik eden hadislerden kolayca anlaşılacağı gibi, evlilik hayatın ana
      amaçlarından ve yaşatıcı unsurlarından biri hem de başlıcası cinsel hayat olacaktır.
      O halde cinsel hayatın olabildiğince tatmin edici olması lazımdır.

      * Eşlerin birbirlerine karşı görevleri neler?
      Bir mümin kadın için kocası dışında, ölüm ya da boşanma yoluyla dul kalmadıkça
      cinselliğinden yararlanabileceği ikinci bir erkek yoktur. Erkek için de aynı. Bu
      durumda evli çiftlerin cinselliğin bütün nimetlerinden yararlanmaları, ilişkilerini
      bedeni ve ruhi doyuma ulaştıracak şartlarda sürdürmeleri gereklidir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.