• Bu konu 19 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 16 ile 21 arası (toplam 21)
  • Yazar
    Yazılar
  • #753464
    Anonim

      alıntı yapmadan cevaplayayım izin verirsen.hem harf kalabalıklıgı olmasın,hem de ne yazdıgını biliyorsundur eminim 🙂

      1 * nefs dedigin şey ne ?dinsel ögretide, -bildigim kadarıyla- insanın bir yanı.genelde bu yanı insanın senin kötü diye adlandırdıgın bazı eylem ve arzularla doludur ve onları ister. ancak okudugum kadarıyla Kutsal Kitab’ın birçok yerinde farklı yan,yön ve özellikleriyle nefs’ten sözedilmekte. şimdi bunların yerlerini tek tek yazamayacagım,çünkü bilmiyorum tam olarak.ama gerekirse buluruz.
      evet haklısın,bir yerinde nefs’in kötülügü emrettiginden sözediliyor.ancak başka bazı yerlerde de dinsel terminolojide ‘mutmain,tatmin olmuş’ yani doyuma ulaşmış nefs’ten sözedilmekte. tabi ki buradaki doyumdan kasıt nefs’in -kötülügü emreden- arzularının doyurulmasıyla ulaştıgı bir doyum degildir sanırım.benim anladıgım kadarıyla; anlamış,bilmiş,kabul etmiş,vs; ve anlama,bilmesi,kabul etmesi,vssiyyle bir deger kazanmış ve bir adım atmış nefs’tir.ya da ona benzer ve ona yakın bir şeyler… bu ayrı konu.
      öne sürmüş olduklarına gelince (”… Vel hasıl demek istediğim odur ki müzik dinlemek nefsi besler. Müzikten haz almak ise hadis-i şerif üzere küfürdür. Küfrü ancak cehennem temizler…” gibi şeyler yani.) ; nefs dedigin , insanın, yapageldigi ve arzulayageldigi o kadar örnek verebilirim ki (tabi bunları sen de biliyorsundur) bunları yapmanın bırak yasak (küfür dedigin şey yani) olmasını, yapılması gerekli insani eylem ve edimlerdendir. ve bunları hiçbir din yasaklamamıştır. ben müzik konusunda da yasaklanmadıgı görüşündeyim. ve ayrıca şunu belirteyim izninle; hiçbir din (burada islam) insanı eksik ya da tek taraflı ele almamıştır alamaz. insanı, tüm yan,yön,özellik,eylem,iş vsleriyle bir bütün olarak ele almış ve onu öylece ögretisinde bir yere yerleştirmiştir. insanın asla bir melekvari yaratık olması gerektigi gibi bir emrin ya da hükmün oldugunu sanmıyorum. bunu daha da konuşabiliriz istersen.
      aslında başta ‘mantık’ konusunda durmak istiyordum. o söyledigine de katılmıyorum. şuna ; ”.. İslam da herşey mantık üzerine oturtulmamıştır…” asla ! senin ya da onun ya da benin mantıgım almıyor diye bir gerçegin gerçekligi ve evrenselligi degişir mi sence? mantıgı da helezonik olarak olarak düşün ve ele al. ve tabi giderek genişleyen bir helezon ! bunu da konuşmak çok isterdim… neyse belki zamanla…

      #753465
      Anonim

        2 * ben hala söyledigimin fetva dedigin şey olmadıgı konusunda ısrarcı ve iddalıyım.. çünkü ; onu ne bir kural olsun diye söyledim,ne bir dinsel hüküm yani dinsel bir uygunlukuygunsuzluk belirtmek için öne sürdüm (bak burada kendin de tanımında söylemişsin ; ” Fetva, bir hususun dine uygun olup olmadığını,..), ne de (gene senin tanımından yola çıkarak ; ”…hangi fıkıh kitabının neresinden alındığını bildiren hüküm demektir…”) belli bir kaynak vs göstererek söyledim. aksine (mehaz ne demek? ) tanımının sonunda söyledigin gibi adı üstünde , ” kendimce” söyledim. ( bu arada iyi ki tanımı vermişsin.bak senin tanımın beni dogruladı 🙂 )

        sonraki (bana da bir tavsiye olarak aynı zamanda) söyledigine gelince ; o söylediklerin benimle ilgili degil diyeyim,kısaca .

        hadis dedigin alıntı içinse ;

        onu hiç duymadım ve bakmak gerekli diye düşünüyorum.

        #753466
        Anonim

          3 * patlamam patlamam endişelenme 🙂 ha şunu söyleyeyim ; ben dini müzik vs diye birşey olmadıgını düşünüyorum. bazı şeylerin dini’si dini olmayan’ı olmaz. islami hiç olmaz.

          #753481
          Anonim

            @silent witness 150923 wrote:

            alıntı yapmadan cevaplayayım izin verirsen.hem harf kalabalıklıgı olmasın,hem de ne yazdıgını biliyorsundur eminim 🙂

            Maksat laf yarışıysa en güzelini yaparım. Tek tek…

            @silent witness 150923 wrote:

            1 * nefs dedigin şey ne ?dinsel ögretide, -bildigim kadarıyla- insanın bir yanı.genelde bu yanı insanın senin kötü diye adlandırdıgın bazı eylem ve arzularla doludur ve onları ister. ancak okudugum kadarıyla Kutsal Kitab’ın birçok yerinde farklı yan,yön ve özellikleriyle nefs’ten sözedilmekte. şimdi bunların yerlerini tek tek yazamayacagım,çünkü bilmiyorum tam olarak.ama gerekirse buluruz.

            Nefis iki kaşının ortasında bulunup, alimlerin deyişiyle 72 şeytan kuvvetinde olan insanı yoldan çıkartmak için mübalağa ile kötülük emreden bir varlık. Seni sen yapan. Böbürlenerek bennnn dedirten şey.

            İnsanın iki düşmanından biri: nefis ve şeytan…

            @silent witness 150923 wrote:

            evet haklısın,bir yerinde nefs’in kötülügü emrettiginden sözediliyor.ancak başka bazı yerlerde de dinsel terminolojide ‘mutmain,tatmin olmuş’ yani doyuma ulaşmış nefs’ten sözedilmekte. tabi ki buradaki doyumdan kasıt nefs’in -kötülügü emreden- arzularının doyurulmasıyla ulaştıgı bir doyum degildir sanırım.benim anladıgım kadarıyla; anlamış,bilmiş,kabul etmiş,vs; ve anlama,bilmesi,kabul etmesi,vssiyyle bir deger kazanmış ve bir adım atmış nefs’tir.ya da ona benzer ve ona yakın bir şeyler… bu ayrı konu.

            Dinsel terminoloji olarak tasavvufta vardır. Tasavvufun gayesidir nefsi terbiye etmek. Ölmeden önce ölmektir… Bknz: Fena fillah.

            @silent witness 150923 wrote:

            öne sürmüş olduklarına gelince (”… Vel hasıl demek istediğim odur ki müzik dinlemek nefsi besler. Müzikten haz almak ise hadis-i şerif üzere küfürdür. Küfrü ancak cehennem temizler…” gibi şeyler yani.) ; nefs dedigin , insanın, yapageldigi ve arzulayageldigi o kadar örnek verebilirim ki (tabi bunları sen de biliyorsundur) bunları yapmanın bırak yasak (küfür dedigin şey yani) olmasını, yapılması gerekli insani eylem ve edimlerdendir. ve bunları hiçbir din yasaklamamıştır. ben müzik konusunda da yasaklanmadıgı görüşündeyim. ve ayrıca şunu belirteyim izninle; hiçbir din (burada islam) insanı eksik ya da tek taraflı ele almamıştır alamaz. insanı, tüm yan,yön,özellik,eylem,iş vsleriyle bir bütün olarak ele almış ve onu öylece ögretisinde bir yere yerleştirmiştir. insanın asla bir melekvari yaratık olması gerektigi gibi bir emrin ya da hükmün oldugunu sanmıyorum. bunu daha da konuşabiliriz istersen.

            Özellikle “nefs dedigin , insanın, yapageldigi ve arzulayageldigi o kadar örnek verebilirim ki”

            sözüne binaen şunlar söyleenir:

            Hadisteki nefsin her yaptığı değil, müzik dinlemekten haz almanın küfür olduğuna işarettir. Bu bu hipotezinizi çürütür.

            “ben müzik konusunda da yasaklanmadıgı görüşündeyim.” demeye devam ediyorsunuz. İyi güzel. Ben de uyarıma devam edeyim. Müçtehid değilsiniz. İçtihad edecek ilminiz yok. Lütfen düşünceleriniz kendinize kalsın 😉

            @silent witness 150923 wrote:

            aslında başta ‘mantık’ konusunda durmak istiyordum. o söyledigine de katılmıyorum. şuna ; ”.. İslam da herşey mantık üzerine oturtulmamıştır…” asla ! senin ya da onun ya da benin mantıgım almıyor diye bir gerçegin gerçekligi ve evrenselligi degişir mi sence? mantıgı da helezonik olarak olarak düşün ve ele al. ve tabi giderek genişleyen bir helezon ! bunu da konuşmak çok isterdim… neyse belki zamanla…

            “asla ! senin ya da onun ya da benin mantıgım almıyor diye bir gerçegin gerçekligi ve evrenselligi degişir mi sence?” yazmışsın buyur burdan yak …

            Ruh hakkında ne peygamberimize bir bilgi verilmiştir ne de bilim adamları bişeyler bilebiliyor.

            Hadi mantık silsilesi içinde bana ruhu anlat. Ruh nedir ?

            Zamanında peygamberimize sordular. Bak aşağıdaki ayet nazil oldu.

            “Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.” (isra 85)

            Mantıklı bir açıklaması yok. Çünkü Evin sahibi o. Yaratıcı o. Dileyen o. Kime külhanbeyliği yapacaksın ? Müslüman isen kayıtsız şartsız teslim olacaksın. Yok ben mantık ararım, kafama kolay kolay yatmaz diyorsan tabi olacağın dini yeniden gözden geçir. Çünkü bize pek az ilim verildi….

            Dogmatik inançların olacak. Gökten indirildiği sanılan kitaplar denildiğinde, sen o kitaba sarılacak bu sözü söyleyenin alnını karışlayacaksın… Çünkü sen Müslümansın ! Kutsalına, kitabına sahip çıkacaksın. Müslüman isen sorgusuz sualsiz teslim o-la-cak-sın ! Yok ötesi !

            #753482
            Anonim

              @silent witness 150924 wrote:

              2 * ben hala söyledigimin fetva dedigin şey olmadıgı konusunda ısrarcı ve iddalıyım.. çünkü ; onu ne bir kural olsun diye söyledim,ne bir dinsel hüküm yani dinsel bir uygunlukuygunsuzluk belirtmek için öne sürdüm (bak burada kendin de tanımında söylemişsin ; ” Fetva, bir hususun dine uygun olup olmadığını,..), ne de (gene senin tanımından yola çıkarak ; ”…hangi fıkıh kitabının neresinden alındığını bildiren hüküm demektir…”) belli bir kaynak vs göstererek söyledim. aksine (mehaz ne demek? ) tanımının sonunda söyledigin gibi adı üstünde , ” kendimce” söyledim. ( bu arada iyi ki tanımı vermişsin.bak senin tanımın beni dogruladı 🙂 )

              Lütfen geriye dön ve yazdıklarımı yeniden oku.

              “Zaten sorunumuzda burada. ” yazan cümleden sonrasını….

              @silent witness 150924 wrote:

              sonraki (bana da bir tavsiye olarak aynı zamanda) söyledigine gelince ; o söylediklerin benimle ilgili degil diyeyim,kısaca .

              hadis dedigin alıntı içinse ;

              onu hiç duymadım ve bakmak gerekli diye düşünüyorum.

              Sonunda şeytanın bacağını kırdık elhamdülillah… Okuyun inşaAllah…

              #753496
              Anonim

                İslam’da müziğin yeri nedir?

                Musikî hususunda umumî ölçümüz şu ifadeler olmalıdır:

                “Şeriatça bazı savtlar (dinî bakımdan bazı sesler) helâl, bazılar ıharam kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, RAbbanî aşkları iras eden (hatırlatan) sesler helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.”1

                Musikîde iki ses kullanılır: insan sesi ve âlet sesi. Bir eser icra edilirken ya tek başına insan sesi veya müzik âletleri kullanılır; çok kere de her ikisinden birden istifade edilir. Her üç halde de insanın hoşuna giden, onun zevk duyduğu ve tesirinde kaldığı ölçülü, belli bir makamda ses çıkarılır. Bu sesler mahiyetine, mevzuuna ve tesirine göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda ulvî, dinî, hamâsî hislerin canlanmasına sebep olur; ya da dinlediği bir musikî parçası, nefsine ve süflî hislere hitap ederek yüce hislerin körelmesine sebebiyet verir.

                Yukarıdaki ifadelerde de açıkça görüldüğü gibi, meşru olan, dinlenilmesinde bir mahzur bulunmayan ses, insana ulvî hüzünleri, yani dünyanın fâniliğini, ölümün her an gelebileceğini, insanın bir gün gelip toprak olacağını, Allah korkusunu hatırlatmalı veya ilâhî aşkı, Allah sevgisini, dünya üzerinde Cenab-ı Hakkın güzel sanat eserlerindeki yüce isimlerinin ve sıfatlarının tecellîlerini hatıra getirmeli. Bu hisleri tahrik eden her türlü sesi dinlemek helâl ve caizdir. Fakat yetimane hüzünleri; insana ümitsizlik veren, sevdiği kimselerden ve nimetlerden ayrılmanın ıztırabını hatırlatan, insanı bedbinliğe, karamsarlığa iten; insanın şehevanî hislerine hitap eden, dinlediği zaman nefsin hoşuna giden sesler ise haramdır, dinlemek caiz değildir.

                Bu iki sınıfa girmeyen birtakım sesler de vardır ki, insandan insana değişir. Meselâ aynı musikî parçasını dinleyen iki kişiden birisi nefsânî bir his duyarken, diğeri ondan daha ulvî bir mânâ çıkarmaktadır. Meselâ “İncecikten bir kar yağar, tozar elif elif diye/Deli gönül abdal olmuş, gezer elif elif diye” parçasını bir musikî eşliğinde dinleyen iki kişiden birisi “elif”ten Allah’ı hatırlayıp, ilâhî aşkı düşünürken, öbürü zahirî mânâsına bakarak “elif”ten bir kadını hatırlar, mecâzî bir aşk düşünür.

                Bir başka misâl: Yunus’un, “Aşkın aldı benden beni/ Bana Seni gerek Seni/Ben yanarım dünü gün/Bana Seni gerek Seni/Aşkın şarâbından içem/Mecnûn olup dağa düşem/Sensin dünü gün endîşem/Bana Seni gerek Seni” şiiri bugün hem ilâhî olarak, hem de türkü olarak söylenmektedir. Şimdi biri burada geçen “aşk”tan ilâhî aşkı düşünürken, diğeri zâhirî mânâsına bakarak mecâzî bir aşkı hatırlar.

                İmam Gazalî Hazretleri ise musikîyi, haram, mekruh ve mubah olhmak üzere üç ana başlık altında inceleyerek şöyle der:

                Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan kimseler için yalnızca bu duyguları tahrik eden sesler haramdır.

                Vakitlerinin çoğunu buna veren, meşguliyeti âdet haline getiren kimse için mekruhtur.

                Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde yalnızca güzel sıfatları tahrik eden kimse için müstehaptır.

                İmam Gazalî daha sonra, musikîyi haram kılan şeyin kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebepler olduğunu ifade eder, bunu da şöyle tasnif eder:
                Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa dinlemek haramdır. Burada haram hükmü müzikten değil, kadının sesinden gelmektedir.

                Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.

                Gençliği icabı şehevî duyguların mahkûmu olan bir kimse aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu bu yolda geçirirse sefih olur.

                1. İşaratü’l-İ’câz, s. 78; Sözler, s. 382, 687-688.
                2. İhyâ, 2: 279-81.
                Mehmed Paksu Helal – Haram
                Selam ve dua ile…
                Sorularla İslamiyet Editör



                Sizlerinde belirttigi gibi forumumuz “laf yetistirme” meydani degildir, gerekli olan sozler soylenmistir, fazla uzatmaya gerek yoktur.
                Konu tarafimca kapatilmistir.

              6 yazı görüntüleniyor - 16 ile 21 arası (toplam 21)
              • ‘Islami-dini müzik’ konusu yeni yanıtlara kapalı.