- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
8 Haziran 2011: 14:35 #672153
Anonim
İsraf denince, eşya ve zaman gibi
elde edilmesi güç şeylerin lüzumsuz harcanması akla gelir; Ekmek israfı,
elektrik israfı, su israfı, giyim eşyası israfı gibi… Fakat söz israfı pek
aklımıza gelmez.İsraf, saçıp savurmak, yerli
yersiz harcamak, eldeki nimetin kadrini bilmez bir şekilde sarfetmek olduğuna
göre, elbette konuşmak nimetinin meyvesi olan sözün de israfı olur.Konuşabilmek melekesi insana
mahsus kıymetli bir nimettir. Ağız, dil, ses ve gırtlağa sahip bulunan diğer
canlılara verilmeyen “beyan, ifade etme, konuşma” nimetini insana
veren kudret, tabii ki, o nimetin nasıl kullanılması gerektiğini de tayin ve
tespit eylemiştir.Bu meselenin, biri dinî ve ahlakî;
diğeri edebî olmak üzere iki yönü vardır. Bu yazıda meselenin dinî ve ahlakî
yönünü ele alacağız.Her şeyde olduğu gibi sözde olan
israf da dinimizde ve kültürümüzde hoş görülmemiş, önlenmesi için tedbirler alınmıştır.
Hangi sözlerin israf sayıldığı hususunu ileriye bırakarak, niçin sözde israf
olur sualiyle meseleye ışık tutmaya çalışalım.Kur’ân-ı Kerim’de, insanın
elinden, dilinden, gözünden ve kulağından, hatta kalbinden ve hayalinden geçen
her türlü fiil veya tasavvur disiplin altına alınmış faydalı olacak şekilde
hükme bağlanmıştır. Bu mükemmel insan anlayışı içinde, ferdin hiçbir davranışı
ölçüsüz, başıboş bırakılmamıştır.İslam bir ölçü ve uyumlar
manzumesi olduğuna göre, insanın ağzından çıkan kelamın da bazı esaslar ile
tanzim edilmesi icap eder. Kısaca söz israfı diye adlandırdığımız ve mesuliyeti
olan tekellüm/muhavere, dinin üç esasından biri olan “ahlâk”ın
temelini oluşturur.Meseleye ayet ve hadislerden bir
kaçıyla ışık tutup, kültürümüzde nasıl makes bulduğunu görmeye çalışalım.
Kur’an’da mealen şöyle buyruluyor:”O bir söz söylemeye dursun, mutlaka yanında
hazır bir gözcü vardır.” Buradan anlaşılabileceği gibi, insanın ağzından çıkan
her sözü, anında teyp bandına kaydedilircesine, zabtedildiğini anlıyoruz.Hz. Peygamber (s.a.v.)’den söz
sarfına dair pek çok hadis rivayet edilmiştir.Bunlardan bazıları şu mealdedir:
“Mümin, diğer müminlerin elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”
“İki çeneniz arası ile iki apış arasını koruyacağınıza garanti veriniz ben
de size Cennet garantisini vereyim.” “ALLAH’a ve ahiret gününe inanan
komşusuna ikram etsin, misafirine ikram etsin. Ya hayır söylesin yahut
sussun” “Lüzumsuz sözleri bırakmak, insanın İslamî güzellikleri arasında
sayılır.”Bu hadisleri çoğaltmak mümkündür.
Ayet ve hadislerden anlaşılan şudur ki, kişi hayırlı, faydalı, lüzumlu olan
konularda konuşmalı, boş yere gereksiz ve abes sözlerden kaçınmalıdır.İslam büyüklerinin bu ilahî
tavsiyeye titizlikle uydukları görülür. Boş söz konuşurum endişesiyle, Hz.
Ebubekir (ra)’in ağzında çakıl taşı bulundurduğu ve ancak gerektiği yerde ağzından
taşı çıkararak konuştuğu naklediliyor. İmam-ı Ahmet, ölüm anı yaklaştığı sırada,
inleyişlerinin yazıldığını duymuş ve ruhunu teslim edene kadar inlememiş, susmuştur.
Meseleyi bu kadar dikkatle ele almışlar, vakit ve sözlerini israf etmemeye çalışmışlardır.İslam’ın, konuşma âdâbı ve söz disiplinine
genişçe yer verdiğini görüyoruz. Kişinin ağzından çıkan sözler, evsafına göre
tasnif edilmiş, isimlendirilmiş ve uygun olmayanlarından sakınılması tavsiye
edilmiştir. Aşağıda sadece isimlerini saymakla yetineceğimiz, fakat her biri
ayrı bir mevzu teşkil edecek kelâmları konuşmak, “söz israfı” olacağı
için, bunlardan sakınmak imanlı olmanın gereğidir.Dinimizce yasaklanmış olan sözler
kısaca şunlardır: Küfür sözleri, yalan, gıybet, iftira, istihza etmek (alay
etmek), mâlâyani (boş ve faydasız) konuşmak, cidal, husumet sözleri konuşmak,
kelamda tasannu (ağzını eğe büke) konuşma, dedikodu ve koğuculuk, iki dilli ve
iki yüzlülük, lanet etmek, kötü söz ve küfürleşme, şehveti tahrik edici sözler,
başkasının sırrını yaymak.Yukarıda İslamî ahlaka sahip kişilerin
söz disiplinine kısaca temas ettik. İslâm ahlakı ile terbiye olup yetişmiş ve
bunu hayatına tatbik etmiş atalarımızın birçok sözünde gevezelik ve boş sözler
kınanmıştır.Türkçe’de söz kelimesi ciddi konuşmalar,
dinlenebilir özelliğe sahip kelamlar için kullanılmıştır. Söz bir kelimeye değil,
bir mânâ bir hüküm ifade eden cümleye de denmiştir.”Atasözü” deyişinde
de bu mânâ vardır. Deyimlerimizde de söz, ciddiyet ifade eder. Mesela, söz
vermek, sözünde durmak, sözüne güvenilmek, sözünün eri olmak… Bu deyimlerden
bir kaçıdır. Söz ile ilgili ata yâdigarı şu darb-ı mesellerde de İslâmî bir
terbiye kokmaktadır. “Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. Anlayana bir
söz yeter. Söz gümüş ise sükût altındır.”Yerli yersiz konuşan, boş şeylere
dalıp gidenlerin ağzından çıkanlara ise “laf/lakırtı” denmiştir.
Mesela, laf atmak, lafını bilmemek, lafını esirgememek. Laftan anlamaz olmak,
laf lafı açmak… Deyimleri söz israfına işaret etmektedir. “Laf ile
peynir gemisi yürümez.” sözünde de, kuru ve boş kelam ile bir yere varılamayacağı
ve bunun söz israfı olacağı vurgulanmıştır.Sözü uzatmadan, söz ustalarının bu
konuda söylediklerinden bir kaçını nakledip meseleyi bitirelim. Söz israfı
yapmama konusunda ölümsüz Yunus, çağları delen sesiyle şöyle diyor:Onsuz sözün gör nedir, çok söz
ayvan yüküdür.Arife bir söz yeter, tende cehver
Gönüllerin pasını ger sileyim der
isen.Şol sözü söylegil kim sözün
hülasasıdır.Söz var kıla kaygıya şad, söz var
eyler bilişi yâd,Eger horluk eger izzet her kişiye
sözden gelir.Söz ola kese savaşı, söz ola
kestire başı,Söz ola ağulu aşı. Bal ile yağ ede
bir söz.Sözünü bilen kişinin yüzünü ağ ede
bir söz,Sözünü pişirip diyenin işini sağ
ede bir söz.Sözü uzatıp dolaştırmadan en
keskin şekliyle, en kestirmeden söylemesini bilen Hak dostu, gönül eri, eren
tipi büyük Yunus, söz israfı hakkındaki fikrini “Çok söz hayvan
yüküdür” diyerek kestirmeden ifade etmiştir.Kutadgu Bilig sahibi Yusuf Has
Hacip de söz israfı hakkında şöyle der:Sözüne dikkat et, başın gitmesin,
dilini tut, dişin kırılmasın.Sen kendi selametini istiyorsan, ağzından
yakışıksız bir söz çıkarma.Çok sözden fayda görmedim, amma
söylemek de faydasız değil.Sözünü çok söyleme, sırasında ve
az şöyle, binlerce söz düğümünü bir sözde çöz.Dili iyi gözet başın gözetilmiş
olur, sözünü kısa kes ömrün uzun olur.İnsan iki şey ile kendini
ihtiyarlamaktan kurtarır; Biri iyi iş biri iyi söz.Her sözü saklamayı da anlayış hoş
görmez, insan lüzumlu olan sözü söyler, gizlemez.Benden sana gümüş ve altın kalsa,
sen onları bu söze denk tutma.Söz israfının zararına bazı meşhurlar
da dikkat çekmiş, sakınılması tavsiyesinde bulunmuşlardır. İşte onlardan birkaçı:Söylemediğim şeylerin hiçbiri bana
zarar vermedi. (Calvin Coleridge)Susmak insanı ele vermeyen sadık
bir arkadaştır. (Confucius)Konuşmak ihtiyaç olabilir, ama
susmak bir san’attır. (Goethe)Gürültü ve acı sözler, haksızlığın
işaretidir. (Victor Hugo)Gönül alıcı bir söz, kışı yaza
çevirir. (Çin atasözü)Her bildiğini söyleme, her söylediğini
bil. (Clavdius)Ne kadar çok söylersen karşındaki
o kadar az hatırlar. Az söyle de kazancın çok olsun. (Fenelon)Asrın beyin yapıcısı, söz israfına
şu vecize ile dikkat çeker:“Her söylediğin doğru olmalı,
fakat her doğruyu demek doğru değildir.”Demek sözün dinlenmeyeceği yerde
söylenmesi, kayalıklar üzerine tohum ekilmesi gibi boşa gidecek bir nasihat, diğer
ifadeyle söz israfı oluyor.Başlığını söz israfı diye attığımız
yazıyı daha fazla uzatmadan. Yusuf Has Hâcip’in şu özlü deyişi ile noktalayalım:“Aman sözün aydın olsun öz
olsun.Işık saçsın, bakan köre göz
olsun.” -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.