[TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #ffffff”]İşte size Bir Sır
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″][TABLE]
[TR]
[TD][TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.” (Âl-i İmrân, 118)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kim, bir Müslümanın kusurunu örter, ayıbını, sırrını saklarsa, Allah da dünya ve âhirette onun kusurunu örter, ayıbını saklar,” (Sahih-i Müslim, Zikir (4/ 2074))
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Çocuk yaşlarında olduğu yıllarda Enes’ten (ra) bize güzel bir hatıra ulaşıyor. O şöyle diyor:
“Ben çocuklarla oynarken Rasûlullah (sav) yanıma geldi. Bize selâm verdi. Peşinden beni bir iş için gönderdi. Bu yüzden annemin yanına varmakta geciktim.
Yanına geldiğimde annem; “Seni geciktiren neydi?” diye sordu. “Rasûlullah (sav) beni bir iş için göndermişti,” dedim. “–İşi neydi?” diye sordu. “–Bu sır!” diye cevap verdim.
Ben öyle deyince annem; “–Allah Rasûlü’nün sırrını hiç kimseye söyleme!” dedi.”
Hadisin devamında Enes’in (ra) kendisinden bu hadisi duyan ve nakleden Sâbit’e; “Allah’a yemin olsun ki Sâbit, onu birisine söyleyecek olsaydım sana söylerdim,” dediği yer alır. (Sahih-i Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe (4/ 1929 Hadis No: 2482))
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
es-Selâm: Kendisi her türlü eksiklikten sâlim olup, başkalarını da her türlü kötülüklerini meşakkat, minnet, kusur ve âfetten kullarını kurtarıp selâmete çıkaran demektir.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]