• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #656702
    Anonim

      Dilek Sabancı, Türkiye Zihinsel Engelli Sporcular Federasyonu asbaşkanlığının yanı sıra birçok dernekte de aktif görev alıyor.

      İki kez gittiği umreyi hayatının en güzel deneyimi olarak tanımlayan Dilek Sabancı, en büyük hayalinin ise hacca gitmek olduğunu söylüyor. Ağzında gümüş kaşıkla doğmasına rağmen çok mütevazı olan Dilek Sabancı ile yaptığı hayır işlerini ve manevî dünyasını konuştuk.
      Dilek Sabancı: Hayatta bir insana yardım etmekten daha güzel hiçbir şey yok

      Dilek Sabancı, Sakıp Sabancı’nın kızı olmasından ya da bir iş kadını hüveyetine sahip bulunmasından ziyade gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleri ve engelliler yararına yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Doğuştan gelen fiziki kısıtlamalara rağmen hayata sımsıkı tutunan ve gününün önemli bir kısmını hayır işlerine ayıran Sabancı, “Yolda yürürken bile elime CV tutuştururlardı. Babam, ‘Kızım olandan isterler, sakın kimseyi geri çevirip kırma.’ derdi. Ben de onun vasiyetini yerine getirmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.” diyor. Ne kadar hayır yapılırsa Allah’ın da o kadar kişiye bereket verdiğine inanan Sabancı, “Elinizdeki her şeyin, malınızın, mülkünüzün sadece bekçisisiniz. Bunların hepsi bir gün yok olup gidiyor. Geriye sadece yaptığınız iyi ameller kalıyor.” ifadelerini kullanıyor. Dilek Sabancı, Türkiye Zihinsel Engelli Sporcular Federasyonu Asbaşkanlığının yanı sıra birçok dernekte de aktif görev alıyor. İki kez gittiği umreyi ‘hayatının en güzel deneyimi’ olarak tanımlayan Sabancı, en büyük hayalinin ise hacca gitmek olduğunu söylüyor. Ağzında gümüş kaşıkla doğmasına rağmen çok mütevazı olan Dilek Sabancı ile yaptığı hayır işlerini ve manevi dünyasını konuştuk.
      Babam, hayır işlerini bana vasiyet etti
      Babam sağlığında her zaman, “Ben ölünce bu hayır işlerini sen devam ettireceksin.” derdi. Bu nedenle yaptığım yardımlarla babamın amel defterinin hiç kapanmadığını ve sevap hanesine bunların yazıldığını düşünüyorum.
      Hacca gitmeyi planlıyorum
      Manevi dünyamdaki zenginlik beni çok mutlu ve huzurlu kılıyor. Maneviyatım babamı kaybettikten sonra daha fazla arttı. Çünkü hayata daha farklı bakmaya başladım. Hayatta ne ekersek öbür dünyada da onu biçeceğiz. Umrede bu bağım daha da kuvvetlendi. 2003 yılında ilk kez gitmiştim. Allah’ım tekrar nasip etsin diye çok dua ettim. Geçen yıl tekrar gittim. Tekerlekli iskemlede ikinci katta tavaf yaptım. Allah nasip ederse bir iki sene içinde hacca gitmeyi çok istiyorum. Onun dışında yeni başladığım projeler var, onları tamamlamak istiyorum. İnsanlara yeni iş kapıları açmak istiyorum. İnsanlar kriz var diyerek işçi çıkartıyor. Bunlar bahane. İstese insanlar daha olumlu düşünüp birtakım yatırımlar yapabilir.
      Sosyetik hayat bana göre değil
      Sosyetik şeyleri pek sevmem. Hiç bana göre değil. Annem, babamdan dolayı alıştı seviyor. Çünkü babam çok sosyal ve girişken biriydi. Kız kardeşim Sevil de pek sevmez. Gecelere, davetlere gitmediğim için o insanlarla ne konuşacağımı bile bilemiyorum. Sevil’in de benim de o camiadan dostumuz da ahbabımız da yok

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.