• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #681772
    Anonim

      [TABLE=”width: 606, align: center”]
      [TR]
      [TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]İyiliğin Karşılığı

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
      [TR]
      [TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
      [TR]
      [TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:
      “Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.” (Nisâ, 40)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:
      “Müslüman, diğer Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kişidir.” (Buhârî, Îman 4,5, Rikâ, 26; Müslim, Îman, 63,65; Ebû Dâvûd, Cihâd, 2; Tirmizî, Kıyâme 52, Îman 12; Nesâî, Îman 8,9)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Hikâye edildiğine göre Ebû Mansur b. Zükeyr zâhid ve sâlih bir insandı. Vefâtı yaklaşınca çok ağlamaya başladı. Ona: “Neden ölüm vakti yaklaşınca ağlıyorsun?” diye soruldu. O da: “Ben şimdiye kadar hiç gitmediğim bir yola gidiyorum.” dedi. Vefat ettiği vakit oğlu onu dördüncü gecesinde rüyâsında gördü ve:
      “-Babacığım, Allah sana nasıl muamele etti?” diye sordu: Babası da:
      “-Ey oğulcuğum, iş senin tahmin ettiğinden daha çetin. Adâletlilerin en âdili bir melikle karşılaştım ve hasımları münâkaşa ederken gördüm. Rabbim bana:
      “-Ey Ebû Mansur! Ben sana yetmiş yıl ömür verdim. Bugün yanında ne getirdin?” buyurdu. Ben de:
      “-Ya Rabbi, otuz hac yaptım.” dedim. Allah Teâlâ:
      “-Onları kabûl etmedim.” buyurdu.
      “-Ya Rabbi, kendi elimle kırk bin dirhem sadaka verdim”, dedim.
      “-Onları da kabûl etmedim.” buyurdu.
      “-Altmış sene gündüzün oruç tuttum ve geceleri ihyâ ettim.” dedim.
      “-Onları da kabûl etmedim.” buyurdu. Ben de:
      “-Öyleyse helak oldum.” deyince bana şöyle cevap verdi:
      “-Ey Ebû Mansur! Benim bu şekilde sana azap etmem keremime uygun düşmez. Sen bir müslümanın ayağı kayıp düşmesin diye yoldan taşı kaldırdığın günü hatırlamıyor musun? İşte bu sebeple ben sana rahmet ettim. Şüphesiz ki ben iyilik yapanların mükâfâtını zâyi etmem.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân 4.Cilt, 289-290. Erkam Yay.)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
      el-Halîm: Cezalandırma imkânına ve gücüne sahipken suçluların cezasını hemen vermeyen, gazâbın kendisine gâlip gelmediği, sapıkların düşüncesizliklerinin, âsilerin isyanlarının kendisini öfkelendirmediği, teennî ve afv sahibi, kullarının suçunu anlamasına ve tövbe etmesine imkan tanıyan, acelecilikle ve kızgınlıkla davranmayan ve ceza vermekte de acele etmeyen, çok yumuşak davranan demektir.[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Kısa Günün Kârı
      Eğer o kimse Allah dostu ise, onun hardal tanesi kadar bile hayrı varsa, Allah o iyiliği artırarak o kimseyi cennete girdirir. Allah bizleri zararlı değil faydalı olan kimselerden eylesin.[/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]
      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]
      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.