- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
22 Şubat 2009: 16:00 #650053
Anonim
Jack, Güney Sudan’da yaşayan bir İngiliz asıllıdır. Bilimsel(!)araştırmalar yapmak için oradadır. Jack’ın doğal yaşama arzusu onu tavuk beslemeye sevketmiştir. Jack, bir gün ormanda dolaşırken bir kartal yuvrusuna rastlar. Onu yakalar ve eve getirir. Jack, kartal yavrusunun büyüyünce kandisini terk edip gideceğinin farkındadır. Buna engel olmak için bir hile düşünür. Kartal yavrusunu tavuk civcivlerinin arasına bırakıp ona :”Sen civcivsin, kartal yavrusu değilsin; öyleyse civcivlerle beraber tane yemeye devam et” diye telkinde bulunur.
Jack’ın hileli telkinlerine aldanan kartal yavrusu, kendisini civciv sanarak tane toplayıp yemeye başlar. Öyle ki, artık kasları ve kanatları zayıflar ve kendi türüne ait özelliklerini
kaybedecek derecede bir duruma düşer.
Birgün, yakın komşusu yerli eşraftan biri olan Cumu, Jack’ın ziyaretine gider. Gördüğü manzara karşısında şaşkına uğramıştır. Bir kartal yavrusu nasıl olur da civcivlerle beraber olur da tane yemeye razı olabilirdi?! Kendisini tutamaz ve komşusuna sorar: “Bunu nasıl becerdin?” “Sen” der, “Yaptığın o sihirli telkinlerinle bu zavallı yavrunun tabiatını bozmuşsun. Ancak her ne kadar onu bozmuş olsan da, o bir kartal yavrusudur; civciv değildir. Bunun böyle olduğunu kısa zamanda sana göstereceğim”, der.
Cumu, civcivlerle beraber tane yemekte olan kartal yavrusunu eline alır; kanatlarını açarak ona, “Sen bir kartalsın; haydi kendin gibi diğer kartallar gibi yükseklerde uç” diyerek onu boşluğa bırakır; fakat kartal yavrusu yere düşer. Jack, olan bitene alaylı tavırlarla bakıp gülmektedir. Ancak cumu, umudunu kesmez. Kartal yavrusunu alıp bir dama çıkar ve”Sen yırtıcı, etle beslenen güçlü bir kuşsun, haydi yükseklere doğru uç; Jack’ın aldatıcı telkinlerine aldanma” diye seslendikten sonra onu boşluğa bırakır. Fakat yavru kartal, gene uçamaz; yere düşer ve koşarak civcivlerin arasına girer. Zaten Jack’ın arzuladığı da budur.
Cumu, bu defa yavru kartalı alıp kıra çıkar. Engin bir zirvenin tepesinden çıkmakta olan güneş’i işaret ederek; “Bak” der, “işte senin barınman gereken yerin orası…” Yavru kartal ufuktan etrafa yayılan güneş ışıklarına ve yüksek yamaçlara doğru uzun uzun bakar. Jack’ın kendisini çok kötü bir şekilde aldatmış olduğunun farkındadır artık. Cumu’nun olumlu telkinleri benliğindeki gücünü görmeye yardımcı olmuştur. Artık civcivleri, kümesi unutmuş benliğindeki müthiş gücü duyar olmuştur. Bu duyguyla dolu olarak kanatlarını çırpar ve havalanır. Biraz yükselince Jack’a dönerek: “Gerçekten ben bir kartalmışım civciv değil. Benim mekanım şu yüksek yamaçlar olmalıymış kümes değil”dedikten sonra yüksek ufka doğru uçup gözlerden kaybolur.
Yavru kartal’ın özgürlük uçuşunu sevinçle seyreden Cumu, İngiliz asıllı komşusuna dönüp şunları söyler:”Arkadaş! İşte Avrupalılar uzun bir süre diğer milletleri bu şekilde aldattılar. Onların öz benliklerindeki asalet ve özgürlüğün yerine korku ve güvensizlik doldurdular. Artık esaret ve sömürgeyle tabiatları değişime ugramış bu milletlerin güçlerinin farkına varıp uyanmaları gerekir.”
Özgürlük ve bağımsızlık insan türünün ayırtedici bir vasfıdır. Bu vasfı kaybetmek telafisi asırlar sürecek kayıplar doğurur. Tarih, kimliklerini yitirmiş toplumların serencamını bizlere ibretle anlatmaktadır. Batılı sömürgeciler kendilerinden olmayan bütün milletleri ve özellikle İslam ümmetini kendi öz benliğinden ayırmak için asırlarca mütemadiyen çalıştılar. Savaş yoluyla ulaşamadıkları hedeflerine bu hileli yollarla ulaştılar maalesef.
“Furkan savaşı” diye adlandırılan Gazze saldırısı gerçekten İslam ümmetinin asırlardır içinde yaşadığı zillet ve esaretten kurtulmasına, içine düşürüldüğü korku ve güvensizlikten sıyrılmasına vesile olacaktır inşaallah. Son yaşadığımız gelişmeler bunun açık belirtileridir inancındayız. Artık kanat çırpıp korkusuzca uçmanın zamanı başladı. Umuyoruz ki, Gazze olayı tarihimizin yeni bir dönüm noktası olsun ve bunca zillet ve hakaret son bulsun.Hakaret ve zilleti benimseyip bir yaşam tarzı olarak görenlerin yalnız kaldığını görmek de ayrıca sevindirici bir olay.
Evet, ”Çark-ı felek” artık bazılarının görmeye alışık olduğu gibi dönmeyecek inşaallah.
Selahaddin Yıldırım.
23 Şubat 2009: 11:13 #732031Anonim
ya negüzel bi anlatım hak razı olsun
dua ile
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.