• Bu konu 8 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #665081
    Anonim

      Kadın Olmak Mı Daha Zordur Erkek Olmak Mı?

      Yoksa her ikiside mi ???

      #778078
      Anonim

        sen çok soru soruyosun yahu=))

        her ikisi de zordur; aslına bakarsan insan olmak ya da insan kalabilmek zordur her fert için;)

        #778079
        Anonim

          @bo$ver 214204 wrote:

          sen çok soru soruyosun yahu=))

          her ikisi de zordur; aslına bakarsan insan olmak ya da insan kalabilmek zordur her fert için;)

          soru sormak güzeldir ..hadi kolay gelsin..

          #778080
          Anonim

            @Değerini@Bil 214205 wrote:

            soru sormak güzeldir ..hadi kolay gelsin..

            sağ ol dayıı=)

            #778081
            Anonim

              teşekkürler rica ederim yiyenim..

              #778087
              Anonim

                nefsani olarak günümüzde erkek olmak daha zor diye düşünüyorum..

                #786261
                Anonim

                  Ahir zamanda erkek olmak daha zor sanırım..

                  #786264
                  Anonim

                    “Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Sizi, sırf birbirinizle tanışmanız için büyük büyük cemiyetlere, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki, sizin allah.gif nezdinde en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır.” (60)
                    “Ey insanlar! Sizi bir tek candan yaratan, ondan da yine onun zevcesini vücûda getiren ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabb’inizden korkun!” (61)
                    Kur’ân-ı Kerîm, kadın ile erkek arasında hiçbir ayırım yapmamakta, her ikisine de aynı hak ve sorumlulukları yüklemektedir. Bununla ilgili olarak âyet-i kerîmede: “Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, tâate devam eden erkekler ve tâate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevâzî erkekler ve mütevâzî kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte allah.gif, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.” (62) buyurulur. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de:
                    “Şüphe yok ki, kadınlar erkeklerin dengi, benzeri ve tam bir eşidir.” (63) buyurur.
                    Diğer bir hadîs-i şerîfte:
                    “Kadın-erkek bütün insanlar, tarak dişleri gibi birbirlerine eşittirler.” (64) buyurulur.
                    Hz. Ömer (r.a.) bir gün Medîne-i Münevvere’de Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in minberine çıkıp cemâate hutbe îrâd etmiş, hutbesinde müslümânlara, evlenirken mehri azaltmalarını söylemişti. Kadın cemâatten uzun boylu bir hanım çıkıp:
                    “Ey Ömer, bunu söylemeğe hakkın yoktur!”
                    demiş ve Kur’ân-ı Kerîm’den en-Nisâ sûresinin 20. ve 21. âyet-i kerîmelerini delîl göstermişti. Bunun üzerine Halîfe:
                    “Allâh Allâh! Kadın, Ömer’le mübâhase etmiş ve onu susturmuş!..” diyerek sözünü geri almıştı. (65)
                    Yine Hz. Ömer (r.a.), halîfeliği esnasında kadınlarla istişârede bulunuyor, onların görüşlerini alıyordu. Hz. Ömer (r.a.), kızı Hz. Hafsa (r.anha)’ya, kadınların kocalarından ne kadar süre ayrı kalmaya sabredeceklerini sormuş, kızının O’na verdiği cevaba uygun olarak, bu süreyi dört ay olarak belirlemiştir. Ayrıca Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in Hz. Aişe (r.anhâ) hakkında:
                    “Dîninizin yarısını bu Hümeyrâ’dan öğreniniz!” buyurması da dikkat çekicidir.
                    Bu örneklerden; kadın için aklî ve dînî yönden herhangi bir eksikliğin söz konusu olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Eğer böyle olsaydı, aklî yönden eksik olan bir varlığın, herhangi bir dînî sorumluluğunun olmaması gerekirdi. Oysa kadın ve erkek her müslümanın, Allâh’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak hususunda aynı derecede mükellef oldukları, âyet-i kerîmelerde açıkça belirtilmektedir. (66)
                    Dînî sorumluluk bakımından da erkekle kadın arasında eşitlik vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de:
                    “Mü’min olduğu halde, erkek ve kadından kim bir takım sâlih amellerde bulunursa, işte bu gibiler cennete girerler ve zerre kadar zulmedilmezler.” (67)
                    âyetiyle inanıp da iyi işler işleyen herkesin, erkek olsun kadın olsun, aynı şekilde mükâfâta kavuşacakları ve kendilerine en küçük bir haksızlığın yapılmayacağı belirtilmektedir.
                    Başka bir âyet-i kerîmede de:
                    “Erkek ve kadın, mü’min olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfâtlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeliyle veririz..” (68) buyurulur.
                    Bu âyet-i kerîmede yüce Allâh, kadın-erkek ayırımı yapmadan, inanıp sâlih amel işleyenlere güzel bir hayat yaşatacağını müjdelemektedir.
                    İslâm dînine göre kadın ve erkek, birbirlerinin hak yoldaki yardımcısı ve destekleyicisidirler. Birbirlerini allah.gif yolunda ilerlemeye teşvik ederek, yaratılışlarının amacı olan dünyâ ve âhıret mutluluğunu kazanmaya çalışırlar. Kur’ân-ı Kerîm de:
                    “Mü’min erkekler de, mü’min kadınlar da birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, allah.gif’a ve Rasûlü’ne itâat ederler. İşte bunları, allah.gif rahmetiyle bağışlayacaktır. Gerçekten allah.gif, Azîz’dir, Hakîm’dir.” (69) buyurarak kadını hakîkî mânâda insan olma mertebesine ulaştırmıştır.
                    (60) el Hucurât: 13.
                    (61) en-Nisâ: 1.
                    (62) el-Ahzâb: 35.
                    (63) İbn-i Hamza, el-Beyân ve’t-Ta’rîf, s. 261.
                    (64) Ö. N. Bilmen, a.g.e., c. II, s. 73-74.
                    (65) İbn-i Kesîr, en-Nisâ, 20-21. âyetin tefsîri.
                    (66) en-Nahl: 97, el-Mâide: 38, en-Nûr: 2.
                    (67) en-Nisâ: 124.
                    (68) en-Nahl: 97.
                    (69) et-Tevbe. 71

                    #786267
                    Anonim

                      Her seyin bir yaratilis gayesi vardir.

                      Her varlik kendi yaratilis gayesine ve kabiliyetlerine gore istihdam etmezse, kendi fitratina aykiri veya fazla seyler yaparsa her iki taraf içinde yasam zorlasir.

                      Kadin erkek iliskisindeki adelet dengesi olusmaz. Bu adalet olusmayincada yasam iki taraf icinde guclesir.

                      Zorlugunda azi cogu yoktur. Biri için zor olan baskasini için hafiflesebilir, bu asamadada adalet olusur.

                      #786271
                      Anonim

                        İnsan olmak en zoru.

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.