- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Aralık 2009: 13:53 #659090
Anonim
Kadının Sebep Olduğu Fitne Nedir? Nasıl Olur?Bilindiği üzere fitne; imtihan, bela, musibet, ahlaki bozulma.. gibi birçok manalara gelmektedir. Bu manada fitne, yani bozulma hem erkek hem de kadınlarda görülmektedir. Bu anlayış içinde maneviyat büyüklerinin dualarına baktığımızda, bütün fitnelerden birer defa Allah’a sığındıkları halde (kadın fitnesinden) üçer defa sığınma ihtiyacı duyduklarını görmekteyiz. Büyükler dualarında tekrar ederek diyorlar ki:
– Min fitnetinnisa, min belainnisa, min şerrinnisa!.. Kadın fitnesinden, kadın belasından, kadın şerrinden sana sığınırız Rabb’imiz!
Demek ki erkeklerden kadınlar için fitne olanlar olduğu gibi; kadınlardan da erkekler için fitne unsuru olanlar vardır. Şu kadar var ki, kadın fitnesi erkek fitnesinden çok daha büyük ve zararlı fitne olsa gerektir. Bunu bir hadisinde Efendimiz şöyle haber vermektedir:”Benden sonra erkekler için (kadın fitnesinden) daha zararlı bir fitne olmayacaktır!”
Evet, müstehcenliğe âlet edilen kadın fitnesinden daha büyük ve zararlı bir fitne olmayacaktır. Bütün fitneler bir yana, müstehcen kadın fitnesi bir yana. Özellikle maneviyatı zayıf gençler için…Çünkü kadın fitnesi, öyle bir fitnedir ki, o kendini sadece teşhir eder. Sana fiilen ısrarda bulunmaz. Onun ısrarı, zorlaması, senin içindeki duygularını tahrikle olur. Seni nefsinle, şeytanınla baş başa bırakır. Azdırdığı nefis ve şeytanın sana öylesine musallat olur ki, o geçip gider; ama sen kendini kurtaramazsın, galeyana getirdiği hislerin seni otomobil çarpmışa döndürür, ne yaptığını bilemez hale gelirsin… Bir de kendine geldiğinde bakarsın ki, ömür boyu pişman olacağın yanlışı yapmış, hayat boyu utancını hissedeceğin hatayı işlemişsin!..
Fitnenin insan iradesini elinden alırcasına dehşetli tesirinden dolayıdır ki, Allah Resulü Efendimiz (sav) Hazretleri, her türlü kötülük karşısında sabretmiş; ancak fitneyle insanların aile bağını çözüp ebedi hayatlarını tehlikeye düşürenlere karşı bedduadan çekinmemiş de buyurmuş ki:“Fitne uykudadır. Uyandırana Allah lanet etsin!”
Gerçekten de insanın içindeki yalnız nikahlısına karşı beslediği cinsel hisleri, başkalarına karşı uykudadır. Ne var ki, uykudaki bu hisleri uyandıran müstehcen tahrik ve teşhirler vardır.Allah Resûlü Efendimiz işte bunlar için yapmaktadır bedduasını: “Fitne uykudadır. Uyandırana Allah lanet etsin!”İnsanların hem aile hayatlarına hem de ahiretlerine verdikleri zararın dehşeti bakımından böyle bir bedduaya layık görülmüşlerdir bu tahrik ve teşhirciler…
Konuyu şöyle bir temenni ile bağlayalım izin verirseniz: Peygamberler dünyaya getirmiş olan kadına, kanunlarla yasaklanmış tahrik ve teşhir fitnesi hiç yakışmıyor. Topluma da hiçbir fayda sağlamıyor. Aksine dünyaya getirdikleri peygamberlerin ahlakî değerlerini tahribe sebep oluyor. Keşke müstehcenliğe yönelenler de çıkmasa içlerinden de ‘cennet ayaklarının altında’ müjdesini alanlardan ayrılmayıp, bedduaya müstahak hale gelmeseler.
Ahmet Şahin, Zaman Gazetesi
12.06.200617 Aralık 2009: 16:40 #762114Anonim
ALLAH razı olsun kardeşim çok önemli bir konu
üstadımızın da dediği gibi bu zamanın en dehşetli bir fitnesi kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor Allah ıslah etsin onları , mü’minleri de muhafaza eylesin.AMİN18 Aralık 2009: 14:18 #762196Anonim
allah razı olsun ne güzel bir yazı fitne çıkartanlardan olmayız inşallah
haya güzeldir kadında daha güzeldir…Çünkü kadın fitnesi, öyle bir fitnedir ki, o kendini sadece teşhir eder. Sana fiilen ısrarda bulunmaz. Onun ısrarı, zorlaması, senin içindeki duygularını tahrikle olur. Seni nefsinle, şeytanınla baş başa bırakır. Azdırdığı nefis ve şeytanın sana öylesine musallat olur ki, o geçip gider; ama sen kendini kurtaramazsın, galeyana getirdiği hislerin seni otomobil çarpmışa döndürür, ne yaptığını bilemez hale gelirsin… Bir de kendine geldiğinde bakarsın ki, ömür boyu pişman olacağın yanlışı yapmış, hayat boyu utancını hissedeceğin hatayı işlemişsin!..
Ahir zamanın en büyük fitnesinin kadın fitnesi olduğu, Peyagamber Efendimiz (s.a.s.) tarafından ifade edilmektedir.
Bu gün gençliğinin en büyük tehlikesinin kadın olduğunu anlamamak, görememek, fitnenin ne olduğunu bilememek demektir.
Namuslu bir gencin, büyük günahların çoğundan kendini rahatlıkla muhafaza ettiği halde, nisa fitnesi karşısında mağlup olduğunu görmekteyiz.
Koministlerin, dindar gençleri yoldan çıkarmak için kullandıkları en keskin ve tahripkar silahın kadın olduğunu bildikleri için, bu silahı sık sık kullandıklarını görmekteyiz.
Üstadın, kahraman talebelerinden, Zübeyir Gündüzalp’ın tecrübeye dayanan şu ifadelerini duymaktayız. “Ben, şuurlu bir Müslümanı, on koministin içinde görsem, zerre kadar ümitsizliğe düşmem, ancak aynı kardeşimi bir nisa ile birlikte görsem, ey vah! Kardeşimi kaybettim diye feryat ederim.” ifadeleri, bu fitnenin vehâmetini ortaya koymaktadır.
Zira bu fitne, akıl ve fikir canibinden değil de, his ve heva canibinden saldırıyor. Geleceği göremeyen his ve heva, akıl ve fikri susturuyorlar. Böylece kolaylıkla günahlara giriyorlar.
“O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikâp ederler. Meselâ, Rusya’da hamamlarda kadın – erkek beraber çıplak girerler. Ve kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar. Ve fıtraten cemalperest erkekler dahi, nefsine mağlûp olup o ateşe sarhoşâne bir sürurla düşer, yanar. İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyatları ve kebairleri ve bid’aları, birer câzibedarlıkla pervane gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder.” (1)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.