• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #666210
    Anonim

      kafirler Allahı görecek mi?risale i nur da bununla ilgili işaret var mı??

      #781853
      Anonim

        ilk önce üyeliğiniz hayırlı olsun kardeş
        hoşgeldiniz..

        Sualinize gelince;
        Risale-i Nur’da buna dair bir ifadeye ne daha önce okurken
        ne de bu suale binaen yaptığım aramada rastlamadım
        atladığım ya da görmediğim bir bölüm varsa kardeşler yazarlar inşaAllah..

        fakat Kafirlerin Cennete giremeyecekleri sabit olduğundan
        Cemalullah ile müşerref olamayacaklarıda aşikardır
        bundan dolayıda Risale-i Nur’da buna dair bir ifade olmasına pek ihtimal vermiyorum

        Nihayetinde, 31. Söz’de Mirac Hadisesinin meyveleri ve faydalarından bahsedilirken, Cemallullah ile müminlerin müşerref olabilecekleri açıkça ifade edilmiştir.

        DÖRDÜNCÜ MEYVE:
        Rü’yet-i Cemâlûllah meyvesini kendi aldığı gibi, o meyvenin her mü’mine dahi mümkün olduğunu, cin ve inse hediye getirmiştir ki; o meyve ne derece leziz ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu bununla kıyas ebedilirsin. Yani, her kalb sahibi bir insan, zîcemâl, zîkemâl, zîihsan bir zâtı sever. Ve o sevmek dahi, cemâl ve kemâl ve ihsanın derecâtına nisbeten tezâyüd eder, perestiş derecesine gelir, canını fedâ eder derecede muhabbet bağlar. Yalnız bir defa görmesine, dünyasını fedâ etmek derecesine çıkar. Halbuki, bütün mevcudâttaki cemâl ve kemâl ve ihsan, Onun cemâl ve kemâl ve ihsanına nisbeten, küçük birkaç lemeâtın güneşe nisbeti gibi de olmaz. Demek, nihayetsiz bir muhabbete lâyık ve nihayetsiz rü’yete ve nihayetsiz bir iştiyâka elyak bir Zât-ı Zülcelâli ve’l-Kemâlin saadet-i ebediyede rü’yetine muvaffak olması ne kadar saadetâver ve medâr-ı sürur ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu insan isen anlarsın.


        Allahü teâlâyı, dünyada baş gözü ile görmek caiz ise de, kimse görmemiştir Peygamber efendimiz Miracda, ahirete giderek görmüştür

        Allahü teâlâ, kıyamette, mahşer yerinde, kâfirlere kahır ve celal ile, yani azap edici olarak; salih müminlere ise, lütuf ve cemal ile yani büyük bir nimet, büyük bir zevk olarak görünecektir Cennette de, cemal sıfatı ile görünecektir

        Müminlerin ahirette, Cennete girmeden önce de, girdikten sonra da Allahü teâlâyı görecekleri Kur’an-ı kerimde açıkça bildiriliyor:
        (Kıyamet günü ışıl ışıl parlayan yüzler, [müminler] Rablerine bakacaklardır) [Kıyamet 22, 23]

        Meşhur bir hadis-i şerif meali de şöyledir Peygamber efendimiz, ayın on dördüncü gecesi, parlayan dolunaya bakıp buyurdu ki:
        (Gökteki şu ayı nasıl net görüyorsanız, [siz müminler Cennette] Rabbinizi, böyle açıkça göreceksiniz) [Buhari, Müslim, İbni Mace, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İ Ahmed, İbni Huzeyme, İbni Hibban]

        Yunus suresinin, (Güzel amel edenlere, hüsna [Cennet] ve ziyadesi de vardır) mealindeki 26 âyet-i kerimesindeki ziyade kelimesini Resulullah efendimiz rüyet [Allahü teâlâyı görmek] olarak açıklayıp, (Dolunayı gördüğünüz gibi kıyamette Rabbinizi açıkça görürsünüz) buyurdu (Buhari)

        Kâfirler, cemal sıfatı ile görme nimetinden mahrum kalacaklardır Bir âyet meali şöyledir:
        (Onlar [kâfirler] o gün Rablerini [cemal sıfatı ile] görmekten mahrumdur) [Mutaffifin 15]

        Allahü teâlâyı cemal sıfatı ile görmek büyük nimettir Cennetteki bütün nimetlerden daha üstündür Kâfirler ise, Cennete giremeyeceği için bu büyük nimetten mahrum kalacaklardır Kâfirler, ahirette Allahü teâlâyı kahır sıfatı ile göreceklerdir, ancak bu görme bir nimet değil, büyük bir azap olacaktır

        İmam-ı Şafii, imam-ı Malik hazretleri gibi mezhep sahibi büyük âlimler, (Bu âyet-i kerime, müminlerin Allahü teâlâyı cemal sıfatı ile göreceklerine bir delildir Çünkü öyle olmasaydı, Kâfirler göremeyecek buyurulmazdı) demişlerdir Hiç kimse denmiyor, kâfirler göremeyecek buyuruluyor (Hazin)

        Araf suresinin 143 âyet-i kerimesinde, Musa aleyhisselamın Allahü teâlâyı görmek istediği bildirilmektedir Bu da Allahü teâlânın görüleceğinin delilidir; çünkü bir peygamberin, imkansız olan şeyi Allahü teâlâdan istemesi abes, hatta cahillik olurdu Allahü teâlâ hakkında caiz olan ve olmayan şeyleri bilmemek ise peygamberliğe aykırıdır

        İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
        Ehl-i sünnet âlimleri, sözbirliği ile “Allahü teâlâ dünyada görülmez” buyurdu (1/283)

        Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:
        (Dünyada Allahü teâlâyı gördüm diyen zındıktır Evliyanın kalb gözü ile görmesi rüyet değildir Onlara şühud hasıl olmaktadır) (İtikadname)

        İmam-ı Gazali hazretleri de, (Allahü teâlâyı dünyada görmek mümkün olmaz) buyuruyor (İhya)

        Dünyada Allahü teâlâyı görmek imkânsız olduğu için Hazret-i Âişe, (Resulullahın Allahü teâlâyı gördüğünü söyleyen yalan söylemiş olur) buyurmuştur (Buhari)

        İmam-ı Rabbani, Mevlana Halid-i Bağdadi, Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri gibi büyük zatlar ise, Peygamber efendimizin Miracda Allahü teâlâyı gördüğünü, ancak bunun dünya görmesi ile değil, ahiret görmesi ile görmek olduğunu bildirdiler

        Fıkıh ve hadis ilimlerinde müctehid ve evliyanın büyüklerinden Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki:
        Biz, Resulullahın Mirac gecesi Allahü teâlâyı görmesinin baş gözü ile olup, kalble ve rüyada olmadığına iman ederiz Zira Cabir bin Abdullah, Peygamber efendimizin Necm suresinin (Andolsun Onu, Sidretü’l-Münteha’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü) mealindeki 13 ve 14 âyet-i kerimeleri üzerine (Elbette Rabbimi gördüm), (Ben sidretü’l-müntehada Rabbimi gördüm Öyle ki, ilahi vechinin nuru, benim için zahir oldu) buyurduğunu bildirmiştir

        Allahü teâlâ Mirac gecesinde kendisini habibine aynen göstermiş olduğunu, İbni Abbas hazretleri İsra suresinin tefsirinde bildiriyor Ve yine İbni Abbas hazretleri buyurdu ki:
        Mirac gecesinde Resulullah, Allahü teâlâyı iki defa dünya gözü ile görmüştür Hullet Hazret-i İbrahim için, kelam Musa aleyhisselam için, rüyet de Muhammed aleyhisselam için olmuştur (Gunye) [Hullet, dostluk, Kelam, konuşma, Rüyet, baş gözü ile görme demektir]

        İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
        O Server, Mirac gecesinde Rabbini dünyada değil, ahirette gördü Çünkü o Server, o gece, zaman ve mekân çevresinden dışarı çıktı Ezeli ve ebedi bir an buldu Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü Cennete gideceklerin, binlerce sene sonra, Cennete gidişlerini ve Cennette oluşlarını, o gece gördü İşte o makamdaki görmek, dünyada görmek değildir Ahiret görmesi ile görmektir Bu görmeyi dünyada gördü demek de mecaz olarak söylenmiştir Dünyadan gidip gördüğü ve yine dünyaya geldiği için dünyada gördü denilmiştir (1/283)

        Allahü teâlâ, dünyada görülmez Bu dünyada bu nimet nasip olsaydı, herkesten önce Hazret-i Musa görürdü Peygamber efendimiz Miracda bu devletle şereflendi ise de, bu dünyada değildi Cennete girip oradan gördü Yani ahirette görmüş oldu Dünyada iken, ahirete karıştı ve gördü (3/17)

        Necm suresinin, (Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı) mealindeki 17 âyet-i kerimesini imam-ı Rabbani hazretleri, (Mirac gecesinde, gözü Allahü teâlâdan hiç ayrılmadı) diye açıklamakta ve Allahü teâlâyı ahirette dünya gözü ile gördüğünü bildirmektedir (1/129)

        Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:
        Resulullah, Allahü teâlâyı Miracda gördü Ancak bu görmesi dünyadaki görmek gibi değil idi (İtikadname)

        Rüyada görmek, dünyada görmek değildir Peygamber efendimiz, Allahü teâlâyı rüyada gördüğünü Camiussagir’deki hadis-i şerifte bildirmektedir İslâm âlimlerinden de rüyada görenler olmuştur

        İmam-ı Nevevi hazretleri, (Enam suresi 103 âyetindeki Ona gözler erişemez demek, Onun zatının hakikatini gözler idrak ve ihata edemez demektir Yoksa rüyet haktır) buyuruyor

        Bid’at fırkalarından bazıları, (Enam) suresinin 103 âyetini delil getirerek, (Ona gözler erişemez) âyetine göre dünyada ve ahirette Allah’ı görmek imkânsızdır dediler Bunun yanlış olduğunu, Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler bildiriyor (Beydavi)

        İmam-ı Rabbani hazretleri, Enam suresinin 103 âyetini açıklarken buyuruyor ki:
        Müminler, ahirette ve Cennette Allahü teâlâyı göreceklerdir (3/44 ve 90)

        İmam-ı a’zam hazretleri buyuruyor ki:
        Allahü teâlâ ahirette görülecektir (Fıkh-ı ekber)

        Kur’an-ı kerimde, (Dünyada kör olan, ahirette de kör olur) buyurulması, kâfirler içindir Müminler, ahirette Allahü teâlâyı görecektir (Berika)

        Dünyada imandan mahrum olan, ahirette de rüyetten mahrum olur (Medarik)

        Müminler, ahirette, Cennete girmeden önce de, girdikten sonra da, Allahü teâlâyı göreceklerdir (Nuhbet-ül-Leali)

        Ehl-i sünnet âlimleri sözbirliği ile, (Allahü teâlâyı müminler görür, fakat Cehennemde kâfirler göremez) buyuruyor Ahirette Allahü teâlânın görüleceğinde icma vardır Bunu inkâr edenler diyor ki:
        (Görmek için beş şart gerek: Görünen şey bir yerde olmalı, bir tarafta olmalı, karşısında olmalı, çok uzak ve çok yakın olmamalı ve gözden çıkan şualar o şeye ulaşmalı! Bakan ile bakılan şey arasında ışık olmak da şarttır Bu şartlar Allah için söylenemez ve görmek imkânsız olur)

        Bu şartlar dünya ölçüleri ile ilgilidir Ahiret işleri, dünya işlerine hiç benzemez Dünyanın batısında olan bir kör, Allahü teâlânın kudreti ile dünyanın doğusundaki bir karıncayı görür Allahü teâlânın kudretinden şüphe edilmez

        Ayrıca, ahirette, cisim olarak görülecek, sınırlı görecek diyen hiçbir Ehl-i sünnet âlimi yoktur

        Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:
        Allahü teâlâ dünyada anlaşılmadan bilindiği gibi, ahirette de anlaşılmadan görülecektir (Tekmil-ül-iman)

        İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
        Müminler, Cennette Allahü teâlâyı cihetsiz ve keyfiyetsiz ve hiçbir şeye benzetmeyerek ve misali olmayarak görecektir (1/266)

        alıntı

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.