- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
8 Haziran 2014: 14:46 #682034
Anonim
Kahr-ı İlahî -Ahmaklık-
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“…Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeble düşünemez ve idrak edemezler.” (Bakara, 171)Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır.” (Tirmizî, Kıyâmet 25. İbni Mace, Zühd 31)Meryemoğlu İsa sanki kendisini bir arslan kovalıyormuş gibi canhıraş bir şekilde kaçıyordu. Adamın biri bu hale hayret ederek ardından koştu ve şöyle seslendi:
“Hayrola, ürkütülmüş bir kuş gibi çırpına çırpına niçin ve nereye kaçıyorsun? Arkanda kimse yok!”
Hz. İsa (a.s.) o kadar hızlı koşuyordu ki, acelesinden adamın sualine cevap veremedi. Onun bu şekilde kaçışını merak eden adam, nihayet ona yaklaştı ve: “Ey Rûhullah! Ne olur Allah için bir an dur da söyle: Senin bu kaçışın benim için bir muamma oldu! Kimden kaçıyorsun? Arkanda ne arslan, ne düşman, ne de korkulacak bir şey var” dedi.
Bunun üzerine Hz. İsa (a.s.):
“Ahmaktan kaçıyorum ahmaktan!.. Git bana mani olma ki, kendimi kurtarayım!..” diye karşılık verdi. Bu sefer adam :
“Nefesi ile körlerin ve sağırların şifa bulduğu “Mesih” sen değil misin? diye sordu. Hz. İsa (a.s.):
“Evet, benim” diye cevap verdi.
Adam devamla:
“Manevi sırlara mazhar olan ve bu yüzden “Ruhullah” sıfatını alan şahs-ı manevi sen değil misin? Sen ki, ölmüş birine o duayı okuduğunda, o kimse, av bulmuş arslan gibi kabrinden sıçrayıp kalkıyordu” dedi.
Bunun üzerine Hz. İsâ (a.s.) “Evet ölüye okuyan benim” cevabını verdi.
Adam sordu: Ey güzel yüzlü İsa ! Çamurdan kuş yapıp uçuran sen değil misin ?
Hz. İsa “Evet…” dedi.
Sonra adam: “Ey temiz Ruh! İstediğin her şeyi yapabildiğin halde kimden korkuyorsun?”
Hz. İsa (a.s.) : “Evvela ruhu, sonra ceseti yaratan Cenabı Hakk’a ve O’nun sıfatlarına yemin ederim ki, o duayı yani İsm-i Âzam’ı sağır ve köre okudum; onlar iyileştiler. Yine o duayı okudum, ortasından kayalık bir dağa çatladı; ölü bir cesede okudum, dirildi; hiç bir şeyi olmayan fakire okudum, zengin oldu. Fakat o duayı bir ahmağın kalbine şefkat ve merhametle binlerce defa okuduğum halde fayda vermedi. O ahmak, katı bir taş kesildi; lakin ahmaklığından vazgeçmedi. Çorak bir kum oldu da, ondan bir ot bile bitmedi” dedi.
Bu sözleri duyan adamın hayreti daha da arttı ve merakla Hz. İsa’ya (a.s.) sordu:
“İsm-i Âzam” bu kadar şeye tesir edip şifa verdiği halden için ahmaklığa tesir edememiştir? Halbuki diğerleri de bir hastalıktır; onlara deva olup da buna olamayışının sebeb-i hikmeti ne olabilir?
Hz. İsa (a.s.) cevap verdi:
“Ahmaklık, kahr-ı ilahî olan bir hastalıktır. Diğerleri ise körlük gibi kahr-ı ilahî’ye uğramayan ibtilalardır. İbitla da bir hastalıktır; ancak sadece mübtelasına acınır. Ahmaklığa gelince o da bir hastalıktır, lakin ekseriya başkasını yaralar ve zarar verir. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 1995-Haziran)Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
en-Nûr: Nurlandıran, nurun kaynağı, âlemleri nurlandıran, simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran, kulunun iç âlemini nurlandırarak onu hidâyete kavuşturan, hakkı, doğruyu görmesini sağlayan demektir.Kısa Günün Kârı
Ahmaklık, neticede gafleti doğurur. Gaflet ise yaşanan anın, meçhul bir istikballe değiştirilmesi ve gelecek endişesi taşımamaktır. Bu yüzden Hakk Teala Hazretleri “gafillerden olma” buyurmakla, esasen insanın gaflete düşmesine sebep olan ahmaklığı yermektedir.Lügatçe
ism-i Âzam: Allah’ın bütün esmâ-i hüsnasının mânâsını içinde toplayan ismi. En büyük isim. Â’zam, “en büyük, en ulu, en azim” demektir. Buna göre, ism-i â’zam, “ilâhî isimler arasında bütün isimleri ihtiva eden en kapsamlı isim” demek olur.“İki Gün Bir Değil” mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.