- Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Ekim 2007: 10:41 #645841
Anonim

Rahmet-i Rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli(tatlı), en latif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide(anne şefkati), hakaik-i kâinat(Yaratılanlara ait gerçekler) içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattır. Ve valide, en kerim, en rahîm öyle fedakâr bir dosttur ki; o şefkat saikasıyla(sebebiyle) bir valide, bütün dünyasını ve hayatını ve rahatını, veledi için feda eder. Hattâ valideliğin en basit ve en edna derecesinde olan korkak tavuk, o şefkatin küçücük bir lem’asıyla yavrusunu müdafaa için ite atılır, arslana saldırır.

Şefkat halistir, mukabele istemiyor; safi ve ivazsızdır(karşılıksız).Hatta en adi mertebede olan hayvanatın yavrularına karşı fedakarane ivazsız şefkatleri buna dedlildir
23 Ekim 2007: 11:30 #713724Anonim
Halbuki bütün vâlidelerin şefkatleri, ancak bir lem’a-i tecellî-i Rahmettir.
23 Ekim 2007: 12:43 #713725Anonim
tuncerr wrote:Halbuki bütün vâlidelerin şefkatleri, ancak bir lem’a-i tecellî-i Rahmettir.Bu söz bana hep sabah namazlarına ve sahurlara evladını sıcak yataklarından kaldırmayan valideleri pederleri hatırma getiriyor
Acaba onlar, onu yaratandan daha mı şefkatliki evlatlarına şefkat ettiklerini zannedip onlara zulmediyorlar ? Hakiki Halis şefkat hangisi ?23 Ekim 2007: 13:40 #713728Anonim
T@LH@ wrote:Bu söz bana hep sabah namazlarına ve sahurlara evladını sıcak yataklarından kaldırmayan valideleri pederleri hatırma getiriyor
Acaba onlar, onu yaratandan daha mı şefkatliki evlatlarına şefkat ettiklerini zannedip onlara zulmediyorlar ? Hakiki Halis şefkat hangisi ?Fıtri şefkatin zıddına bir hareketin nasıl oldugu şöylr geçiyor zannedersem?
Evet, bir valide veledini tehlikeden kurtarmak için hiçbir ücret istemeden ruhunu feda etmesi ve hakikî bir ihlâs ile vazife-i fıtriyesi itibarıyla kendini evlâdına kurban etmesi gösteriyor ki, hanımlarda gayet yüksek bir kahramanlık var. Bu kahramanlığın inkişafı ile hem hayat-ı dünyeviyesini, hem hayat-ı ebediyesini onunla kurtarabilir. Fakat bazı fena cereyanlarla, o kuvvetli ve kıymettar seciye inkişaf etmez. Veyahut sû-i istimal edilir. Yüzer nümunelerinden bir küçük numunesi şudur:
O şefkatli valide, çocuğunun hayat-ı dünyeviyede tehlikeye girmemesi, istifade ve fayda görmesi için her fedakârlığı nazara alır, onu öyle terbiye eder. “Oğlum paşa olsun” diye bütün malını verir, hafız mektebinden alır, Avrupa’ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor. Ve dünya hapsinden kurtarmaya çalışıyor; Cehennem hapsine düşmemesini nazara almıyor. Fıtrî şefkatin tam zıddı olarak, o mâsum çocuğunu, âhirette şefaatçi olmak lâzım gelirken dâvâcı ediyor. O çocuk, “Niçin benim imanımı takviye etmeden bu helâketime sebebiyet verdin?” diye şekvâ edecek. Dünyada da, terbiye-i İslâmiyeyi tam almadığı için, validesinin harika şefkatinin hakkına karşı lâyıkıyla mukabele edemez, belki de çok kusur eder.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.