- Bu konu 16 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Aralık 2008: 01:43 #724482
Anonim
Anadolu’da yetişen büyük velilerden “Ankaravî İsmail Rusuhî Efendi”ye bir gün bazı sevdikleri gelip;
–
sevgisi kalbe nasıl girer? diye sordular.
Cevabında;
– Kalpten dünya sevgisi çıkınca,
sevgisi kendiliğinden girer, buyurdu.
Ve sordu onlara:
– Su dolu bir şişe düşünün mesela.Suyu boşaltırsanız ne olur?
– Yerine hava girer.
– Yani hem su, hem de hava bir arada bulunamaz değil mi?
– Evet efendim, bulunamaz.
– İşte kalp de böyledir, buyurdu. Orada iki sevgi bir anda bir arada bulunamaz. Onda ya “Dünya sevgisi” vardır, ya da “
sevgisi”. Kalpten dünya sevgisi çıkarsa,
sevgisi kendiliğinden gelir.Kalpten nasıl çıkar?
Dinleyenler;
– Peki efendim, kalpten dünya sevgisi nasıl çıkar? diye sordular.
– Kalbinde dünya sevgisi olmayan bir mübarek zatın sohbetiyle, buyurdu.
– Öyle zatlar yoksa? dediler.
– O zatların hayatta olmaları şart değil ki, buyurdu. Vefat etmiş olsalar da onları sevmek, kalpten söküp atar dünya sevgisini.
Ve ilave etti.
– Onları sevebilmek için de tanımak lazım tabii.
– Nasıl tanıyacağız? dediler.
– Kitaplarını ve hayat hikâyelerini okumak suretiyle, buyurdu. Bunlar okununca, sevgileri kalbe yerleşir.***
Bir gün de, cemaatine;
– İnsanın en büyük düşmanı kimdir, biliyor musunuz?diye sordu.
– Bilmiyoruz, dediler.Nefsin düşmanı!..
– En büyük düşman nefs-i emmaredir, buyurdu. Ama bu, ölmez ve yok olmaz. Çünkü nefis lazım.
– Nefis lazım mı? dediler.
– Evet, buyurdu.Çünkü o işe yarıyor.
– Ne işe yarıyor efendim?
– Mesela insan neslinin devamı ve düşmanla harp ve cihat, nefisle oluyor, buyurdu. Hem bu cihat sayesinde insan melekten bile yüksek olabiliyor.
– Peki efendim, nefis ölmese de zayıflamaz mı? dediler.
– Tabii zayıflar, buyurdu.
– Ne ile zayıflar efendim?
– İbadet yapmakla. Nefsin en büyük düşmanı ibadettir çünkü.
– Hangi ibadet mesela?
– Nefse en zor gelen ibadet, namazdır. Nefis kahrolur her namazda. Öyle zayıflar ki, insanı aldatamaz olur.21 Aralık 2008: 01:44 #724483Anonim
İbnu’l Kayyım el-Cevziyye diyor ki:
“Bir kalp;
Günahtan tevbe edinceye kadar sahibini sıkıştırıyorsa,
Zikirsiz, ibadetsiz bir günü sıkıntılı görüyorsa,
İbadet ederken yemekten-içmekten daha çok zevk alıyorsa,
Virdini unuttuğunda malını kaybetmiş gibi üzülüyorsa,
Namaza durduğunda dertlerini unutuyorsa,
Vakit harcamada cimri ise,
Bir amelden çok o amelin kabul olması ile ilgileniyorsa. .O kalp diridir. “
Bedenlerimiz, dillerimiz ne derse desin; Rabbimiz kalplere bakıyor.
Kalplerin durumu, gerçek durumumuzdur.
21 Aralık 2008: 01:44 #724484Anonim

İnsanların hayırlısı “kalbi mahmum” olan ve dürüst lisan sahibi olan kimsedir.
Denildi ki; “Dürüst lisanı anladık. Kalbi mahmum nedir?”
Buyurdu ki, haramlardan çekinen, içinde günah, zulüm ve hased olmıyan temiz kalbdir.
Denildi ki: “Bu hal üzere olan kim dir?”
Buyurdu ki: “Dünyayı sevmeyip, ahireti sevendir.”
Denildi ki: “Bu hal üzere olan kimdir?
Güzel ahlaklı mümindir.
Ravi: Hz. İbni Amr ra -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.