• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680809
    Anonim

      Kanaatin faziletleri
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      Abdullah Bey: “Kanaat etmek ne demektir? Faziletleri
      nelerdir?”
      SÖZLÜKTE KANAAT
      Kanaat sözlükte, elindekini yeterli bulma, kazancı ile
      yetinme, neticeye razı olma, hakkıyla çalıştıktan sonra
      eline geçenden hoşnut olma, verilen ile kanma, doyuma
      ulaşma, itminan bulma gibi anlamlara gelir.
      İnsana çalışma gücünü veren, çalışma imkânları
      lütfeden ve nihayet çalışması sonucunda insanı
      kazançlı kılan ve insanı rızıklandıran Allah’tır.
      Bu süreçlerin herhangi bir yerinde beşerin payı var
      mıdır?
      Beşerin ne payı olabilir ki?
      İnsan çalışıp kazanıyorsa, insanın bunda payı sadece
      meyledip yönelmesidir.
      İnsan yönelince, insanın çalışma azminden ve çalışma
      gücünden tutun, çalışma imkân ve mekânlarına,
      çalışma neticesinde kazancından, hayatın devamını
      sağlayan rızıklara kadar yaratan Allah’tır ve insanın bu
      sürecin hiçbir yerinde hiçbir şeyi yaratmaya gücü ve
      kudreti yoktur.
      KANAATSİZLİK ŞİRKE AÇILAN KAPIDIR
      İnsanoğlu bunlara itiraz etmiyor aslında. Öyleyse belirli
      bir süre çalışıp kasasını saydığında, o günkü kazancını
      o şekilde verenin Allah olduğunu bilmesi gerekiyor.
      Aksi takdirde, kazanç yapmanın kendine ait olduğunu
      düşünmesi halinde:
      1- Öncelikle tevhid inancı bundan yara alır. Yani kişi
      şirke girer.
      2- Allah’ı bilmemiş ve şükretmemiş olur.
      3- Kazancını azımsarsa, çalışma şevki kırılır. Yeterli
      bulursa da Allah’a şükredeceğini hatırlamaz. Çünkü
      bunu kendisinin yapıp yarattığını düşünür. Karun gibi,
      “Bu benim ilmimin ve çalışmamın ürünüdür” der ve
      dalâlete girer.
      Dolayısıyla kanaat burada, kazancını taraf-ı İlâhî’den
      teslim alırken gerekiyor.
      KANAAT TÜKENMEZ HAZİNEDİR
      Kanaat eden kişi demek istiyor ki: Bunu veren Allah’tır;
      şükürler olsun!
      Nitekim esnafımızın parasını kasasına koyarken
      söylediği “bereket versin” duâsı tam bir kanaat ve
      tevhid ifadesidir. Verenin Allah olduğunu teslim ve ikrar
      ediyor. Saydığı bu paranın, kendisi için tahsis edilmiş o
      anki nasibi olduğunu biliyor.
      Nitekim Kur’ân, “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret
      yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın
      sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap”1 buyuruyor.
      Böyle bir kanaatle kişi, ilk plânda sevabın yanında –
      tabir caizse- promosyon olarak şunları kazanmıştır:
      1- Tevhid inancını amelî kılmış, yaşamıştır.
      2- Şirke girmemiştir.
      3- Allah’a şükretmiştir. Çünkü Bediüzzaman’ın
      ifadesiyle, kanaat şükrün ölçüsüdür, tezahürüdür.2
      4- Çalışma şevki kırılmamış, artmıştır.
      5- Tükenmez bir hazine bulmuştur. Nitekim Peygamber
      Efendimiz (asm): “Kanaat tükenmez bir hazinedir”3
      buyuruyor.
      6- Kazancı ve kanaati ona huzur vermiştir.
      7- Daha çok kazanmak için bu günden adım atmıştır.
      Bediüzzaman diyor ki: “Eğer malı çok seversen, hırsla
      değil, belki kanaatle malı talep et, tâ çok gelsin.”4
      RESULULLAH (ASM) BUYURDU Kİ:
      “Zenginlik mal zenginliği değil, kalp zenginliğidir. Allah,
      bir kulu için hayır murad ettiğinde onun gönlünü zengin
      eder ve kalbine kanaat verir. Şer murad ettiğinde onun
      ihtiyacını iki gözü arasına koyar.”5
      “Ne mutlu o kimseye ki, İslâmiyet’e erişti, rızkı kâfi
      miktarda oldu ve rızkına da kanaat etti.”6
      Allah buyurdu ki: “Kaderime inanan, takdirime razı
      olan, verdiğim rızka kanaat eden, Benim için hevasını
      terk eden genç, Benim indimde bazı meleklerim
      gibidir.”7
      GÜNÜN DUÂSI
      Ya Rab! Ya Rahman! Ya Rezzak! Ya Vehhab!
      Nefsimi imanınla tezyin et! Sana kavuşma arzusuyla
      tekrim et! Takdirine razı kıl! Verdiklerine kanaatla
      zengin kıl! Hevayı terk etmekle tahsin et! Edep, iffet ve
      istikametle taltif buyur! Zat-ı Mualla’n ile mutmain
      eyle! Âmin!
      Dipnotlar:
      1- Kasas Sûresi: 77.
      2- Mektubat, s. 350.
      3- Süyûti, el-Fethü’l-Kebîr, 2:309.
      4- Mektubat, s. 263.
      5- Ramuzul-Ehadis, s. 294.
      6- Ramuzul-Ehadis, s. 313.
      7- Ramuzul-Ehadis, s. 514.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.