- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
25 Eylül 2008: 09:39 #641641
Anonim
Sayın Başbakan, medyaya yakışır şekilde yayın yapmayan, muhalefet partisi gibi davranan, abartan, yalan, karalama ve iftiraya pervasızca yer veren gazeteleri almayın diye bir çağrıda bulundu.
Bu çağrıyı mutlaka birinin yapması gerekiyordu; tartışılacak konu, bunu Başbakan’ın yapmasının uygun olup olmadığıdır. Bu tartışma başladı, ama o kadar abartıldı, o kadar çığırından çıkarıldı ki, insan ister istemez “maksat üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi” diye sormadan edemiyor.
Ben bu tartışmaya girmeden bir Müslüman olarak en azından “Müslümanım, davranışlarımda İslam’ı rehber ediniyorum” diyenlere, ahlak, insaf, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik veya ekonomik menfaati için her şeyi mübah sayan, sahip olduğu imkanları (gazete, dergi, televizyon, reklam, sanat…) kötüye kullanan medyayı boykot etmenin farz, onları desteklemenin haram olduğunu ifade etmek isterim.
Müslümanlar evlerine bu çeşit gazeteleri sokmamak ve televizyonlarında uygunsuz kanalları açmamak, izlememek durumundadırlar.
Peki bu çağrı demokrasi ve basın özgürlüğü ile bağdaşır mı?
Demokrasi yalnızca ahlaksızlar için değilse, ahlaklılar için de demokrasi varsa bu çağrı niçin demokrasiye aykırı olsun!
Basın özgürlüğü -bütün diğer özgürlükler gibi- kötüye kullanıldığında elbette sınırlamalar gelecektir. Bunun kanunla ve kararla yapılanı olduğu gibi sivil reaksiyonla, boykotla olanı da vardır.
Bir zamanlar ABD’de bir kanal, Hristiyanları üzen bir dizi yayına başlamış, ilgili sivil kuruluşlar kanala başvurup yayını kesmesini istemişler, kanal aldırmayınca reklam kaynaklarına başvurmuşlar ve “Eğer bu kanala reklam vermeye devam ederseniz sizin firmalarınızı boykot edeceğiz” demişler, firmalar kanalı uyarmış ve yayın derhal kesilmiş.
Sözün özü:
Kadın vücudu üzerinden para kazanan, kalitesiz ve faydasız diziler yayınlayan, din deyince tüyleri ürperen, her gün dini hareketler, uygulamalar, örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan, işi gücü Kur’an Kursları, İmam Hatip Okulları, başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan, dedektif gibi bunları takip eden, yalan yanlış haberler yapan… gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın, satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin; aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın.
HAYRETTİN KARAMAN – YENİ ŞAFAK25 Eylül 2008: 09:59 #701545Anonim
allah razı olsun…tşklr
25 Eylül 2008: 10:35 #701555Anonim
Evet Sadece Medya Ile Sinirlanmamasi Gerekdiğinide Vurgulamak Gerek. Aslinda Bunu Butun Hayatimiza Yerleştirmeli Dairetyi Genişletmeliyiz Eğer Bizler Bunu Butun Hayatimiza Uygulamaz Isek Cok Zararli Cikacağimizi Ufak Bir örnke Ile Vereyim : Yillar önce Danimarkali Vatandaşin Biri Yapmamasi Gereken Bir Hatayi Yapti Yapdiği şeyi Sölemek Bile Zoruma Gidiyor Işde Bunu Engellemeyen Danimarka Hukumetine Biz Gereken Cevabi Veremedik. Mesela Nestle Bebeklerin Gida Zehirlenmesinden Dolayi Marketlerin Raflarindan Kaldirildi. Sanirim Buradan şöle Bir Ders çikarabiliriz Allah Bizlere şerri Ve şerli Olani Haber Veriyor Eğer Bizler Butun Buna Rağmen Mucadele Etmez Isek O Zaman O şerrin Veya şerlilerin şerri Bize Bulaşacaği Mutlakdir Ya Maddi Olarak Bulaşacak Yada Manevi Olarak.. Bu Sadece Binlerce örneklerden Biri. Islam Ekonomisi Neden Güclenmiyor Sorusuna Cevab Ey Ehli Iman Sen Eğer Faiz Sistemi Ile çalişan Bankalar Ile çalişirsan Elbette Ekonomin Güçlenmez Ve Islamin Kriterlerini Hayatina Yerleştirmez Isen Ne Ekonomin Ne Sosyal Hayatin Nede Aile Saadetin Yaşiyabilir Bir Yerde çatlar..
Allah Muhafaza..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.