- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
Anonim
[size=11pt]
Güz ayları gelip de pelitler palamutlardan
yere düşmeye başladığında,


Bir yarış başlar meşe ormanlarındaki alakargalar arasında;
“Kim daha fazla pelit toplayıp gömecek”…
Kışın aç kalındığı günlerde bazıları çıkarılıp yenecek.
Gömüldüğü yer
başkaları tarafından anlaşılmasın
diye türlü numaralar sergilenecek.
Her gömülenin ardından hiç vakit kaybetmeden
yenileri bulunmaya gidilecek.
Kararan her günün sonunda yüzlerce tohum toprağın
bağrına yerleşmiş olacak.
Ve her bir alakarga,
Güz aylarının sonunda,
Gömdüğü onbinlerce meşe pelidinin yerini unutmayacak.
Belki de aç kalacağı kış günlerini hiç göremeden ölecek.
Ya bir atmacanın pençelerine kapılıp ömrü tükenecek,
Ya da bir avcının
saçmalarına hedef olup
son nefesini verecek.
Sonuçta sırlarıyla birlikte bu dünyadan göçüp gidecek…
En yavaş canlılardan olan salyangozların bile.

Arkalarında bir iz bırakarak gittikleri bu dünyadan,
Geride onbinlerce fidan bırakıp gitmiş olacak her bir alakarga.
Ağırlığı 200 gr bile gelmeyen ve 200 gün bile yaşayamadan giden…

“Aptal karga” masallarıyla
insanların uyutulup durduğu dünyamızda.
Bu ibretli durumu yakından izleyen Torlakon da
heveslenecek yarışa;
Alakargalardan arta kalan 600 kadar pelidi toplayıp,
Avuçları yara bağlayasıya kadar kazıp ekecek kıraç alanlara.
Geçip giden ömründe dikebildiği binlerce ağaçla
teselli bulmaya çalışsa da,
Bu yıl da hayıflanıp durmayı sürdürecek,
Bir karga kadar olamadığına…
“Sen iyilik tohumları saç dostum,
bırak nerde çimlenirse çimlensin.”
(Torlakon öğretisi)
[/size]
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.