- Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Mart 2008: 12:08 #637304
Anonim
dun oturdum dusundum aslinda hep dusunuyorum ama dun bi ayri idi
sabrimi nereye kadar zorlayabilirim neden tepkilerimizi i sinirle dile getiriyoruz.:confused:
mesela ben bazen tepkilerimi konusmak yerine bagirmayi kolay yol seciyorumbazende kalabalik ortamlarda susmayi tercih ediyorum
hele bazilari varki konusmak yerine kufur ediyor nesin kardesim diyesi geliyor insanin neden bunu yapiyorsun nedir derdin ?
bence cok basit nedeni kisisel gelisimini tamamlamamis olmasi aslinda karsida gelemiyorum insanoglunun dogasi bu ,kendimizi birakmisiz azgin bir suya akip gidiyoruz
durmamiz gereken yeri unutmusuz gelecegimizi bile kirletiyoruz bu huyumuzla
dusunun simdi kufur ,bagirip cagirma boyle yapan birinin ve cocuklarini
ne verebilirki gelecege ?kavgaciyiz evet kavgaciyizda keske yasam kavgasinin yaninda ideallerimizin ve temiz bir dunyanin da kavgasini yapabilsek:rolleyes:
nerdeeeee kim kime dum duma 🙁
temiz ve kavgasiz gunler dilerim ozellikle kendime 😀
17 Mart 2008: 12:13 #685347Anonim
Bence önce kendi nefsine sahip olmasını öğrenmelisin çünkü kişinin nefsi zayıfsa karşıdakilere bir şey anlatmakta zorlanır çünkü karşıdaki o kişiyi ne kadar önemser ki???
17 Mart 2008: 12:42 #685352Anonim
püsküvüt ahmet aqaya bağırmıyon demi bak öyle bi durum varsa külahları değişiriz haa ona göre 😀
17 Mart 2008: 12:51 #685356Anonim
Hadim;1213 wrote:Bence önce kendi nefsine sahip olmasını öğrenmelisin çünkü kişinin nefsi zayıfsa karşıdakilere bir şey anlatmakta zorlanır çünkü karşıdaki o kişiyi ne kadar önemser ki???temiz ve kavgasiz gunler dilerim ozelliklede kendime 😀
17 Mart 2008: 12:55 #685357Anonim
ey nefsim
Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu fıkra
onu tam susturdu, şükrettirdi. Size de faydası olur diye leffen
takdim edilen bu fıkra, başımın yanında asılı duruyor.1. Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.
2. Sen, âni ve fâni zevklerin bekasını arıyorsun. Onun için, onun zevaliyle ağlamaya başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.
3. Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatâlarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatâna kefaret ediyor.
4. Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, kat’î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde inayet-i İlâhiyenin çok tatlı neticeleri var.
“Belki sevmediğiniz şey hakkınızda hayırlıdır.” Bakara Sûresi, 2:216 çok kat’î bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir.
Hem, feleğin çarkını çeviren kanun-u İlâhî, senin hatırın için o pek geniş kanun-u kaderî değiştirilmez.
5. “Kadere iman eden, kederden emin olur.” kudsî düsturunu kendine rehber et. Hevesli akılsızçocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma. Düşün ki, fâni zevkler, sana mânevî elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilâkis, mânevî lezzetler ve uhrevî sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş
not: primci ozellikle size ….
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.