• Bu konu 6 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #669879
    Anonim

      kayseride_olen_cocuklarin_cinayeti_delille_aydinlatildi.jpg

      Kayseri’de 1.5 yıl önce Ramazan Bayramı’nda şeker toplamaya çıktıktan sonra kaybolan 6 yaşındaki Dilruba ve 8 yaşındaki Ahmet Tuna kardeşlerle komşuları 10 yaşındaki Türkan Ay’ı öldürüp bavullara koyarak götürdüğü memleketi Yozgat’ın Çayırlı ilçesi yakınlarındaki gölet kenarına gömen fabrika işçisi Uğur Veli Gülışık’ı, kurbanların duvardaki ‘kan lekesi’ ile ‘saç ve kıl örnekleri’ ve ‘cep telefonu sinyali’ ele verdi.

      Yozgatlı olan ve Almanya’da evlendiği memleketlisi eşinden boşandıktan sonra Kayseri’ye gelen fabrika işçisi 33 yaşındaki Uğur Veli Gülışık’ın işlediği vahşetin ayrıntıları hem verdiği ifadeler, hem elde edilen delillerle ortaya çıktı.

      Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkan Yardımcısı Ercan Taştekin’in başkanılğındaki özel ekibin aylarca yürüttüğü çalışma ve 4 ay adım adım takibi sonucu 3 çocuğun katili olduğu iddiasıyla Uğur Veli Gülışık, cuma günü saat 17.30′da çalıştığı işyerinde gözaltına alındı.

      Önce suçlamayı reddeden ve olayla ilgisinin bulunmadığını süren Uğur Veli Gülışık, polis delilleriönüne koyunca her şeyi ayrıntılarıyla anlattı.

      “Dilruba’nın çırpınışını unutamadım”

      Soğukkanlı olan ve sorgulama sırasında bu tavrını sürdüren Gülışık, tek başına kaldığı ve yurt dışında bulunan eniştesine ait olan Pembeköşk Apartmanı’nın üçüncü katında öldürdüğü 3 çocuktan en çok Dilruba Tekin’in çırpınışlarının kendisini çok etkilediğini söyledi. Geçen 1.5 yılda kurbanlarıyla ilgili gazetelerde çıkan, televizylonlarda gösterilen haberleri dikkatle takip ettiğini belirten Uğur Veli Gülışık, sorgusunda cinayeti nasıl işlediğini anlatırken şöyle dedi:

      “Bayram günü şeker toplamak için kapımı çalan Türkay Ay ile Ahmet Tuna ve Dilruba Tekin’i evde kimsenin de olmamasından ve yalnız kalmamdan yararlanarak ayrı ayrı odalara aldım. Ellerini bağlayıp, ağızlarını koli bantı ile bantlayıp alıkoydum. Daha sonra Türken Ay’a tecavüz edip, bıçakla öldürdüm. Etrafa kanlar sıçradı. Kanları temizledikten sonra, beni gördükleri ve tanıdıkları için Ahmet Tuna ve son olarak Dilruba’yı, arkalarından sırayla tek tek sol elimle ağızlarını kapatıp, sağ elim ve kolumla boyunlarını sıkarak öldürdüm. Dilruba kollarımda çırpına çırpına öldü. Onun bu hali gözümün önünden hiç gitmedi.”

      “Cesetleri iki bavul ve bir valize koydum”

      İşlediği vahşetin ardından 3 çocuğun cesedini önce banyoya koyduğunu anlatan Uğur Veli Gülışık, nasıl götürüp gömdüğünü de şöyle anlattı:

      “Bayramın 3′üncü günü (22 Eylül 2009), Cumhuriyet Meydanı’ndaki bir marketten iki bavul satın aldım.Türkan ile Ahmet’in cesetlerini ayrı ayrı 2 bavula, Dilruba’nın cesedini de evdeki bir valize koyup, kiraladığım otomobilin bağajına evden gece karanlığında tek tek indirip, doğum yerim olan Yozgat’ın Çayıralan İlçesi’nde, Yahyasaray Göleti’nin orada kazdığım 1 metrelik çukura üst üste koydum.

      Cesetleri gömdüğüm yerde daha önce piknik yapmıştım. O nedenle oraya götürdüm. Beni bavulları taşırken ve cesetleri gömerken gören kimse olmadı. Köyde bir iki gün kaldıktan sonra Kayseri’ye döndüm. Çocukları öldürdüğüm anlar, özellikle Dilruba’nın hali gözümün önüne geldiği ve geride delil bırakmamak için o evden ayrılıp Hürriyet Mahallesi’nde işyerime yakın bir ev tuttum. Vicdan azabı çekiyordum.”

      Polis 3 önemli delilden sonuca gitti

      Soruşturmayı yürüten özel ekip, binlerce kimlik bilgisini inceleyip tüm ihtimalleri değerlendirirken, kendilerini sonuca götüren 3 önemli delil olan ‘kan izi’, ‘kıl örneği’ ve ‘telefon sinyali’ oldu.

      Şeker toplamak için kapısını çaldıkları evde öldürülen 3 çocuktan, tecavüze uğradıktan sonra bıçakla katledilen Türkay Ay’ın duvara sıçrayan kanları, şüpheli Uğur Veli Gülışık tarafından silinmesine rağmen, aylar sonra özel cihazlarla saptandı. Yapılan tahlil sonucu kan izinin Türkan Ay’a ait olduğu kesinleşti.

      Şüpheli Uğur Veli Gülışık’ın cinayetten 15 gün sonra boşalttığı ve sonradan başka birine kiralanan evde yine özel cihazlarla yapılan aramada, öldürülen çocuklara ait olduğu saptanan saç ve kıllar bulundu.

      GSM operatörünün kayıtlarından Uğur Veli Gülışık’ın, olayın meydana geldiği Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü olan 22 Eylül 2009 tarihinde Yozgat’ın Çayıralan İlçesi yakınlarındaki Yahyasaray Göleti çevresinde olduğu saptandı.

      Bu arada delil olarak, şüpheli Uğur Veli Gülışık’ın bavulları satın aldığı Cumhuriyet Meydanı’ndaki alışveriş merkezi ile araç kiraladığı şirketing üvenlik kamera kayıtları incelemeye alındı. Ancak kame görüntülerinin 2 ay sonra silindiği için bunlarda sonuç alınamadı.

      Cezaevinde müşahade bölümünde tutuluyor

      Uğur Veli Gülışık’ın sorgusundan sonra dün akşam getirildiği Kayseri Adliyesi’nde linç girişiminde bulunulması üzerine çok sıkı korumaya alındı. Öfkeli kalabalığın ‘Vur vur inlesin, cezaevi dinlesin’ , ‘O katili bize verin’, ‘Kayseri sahipsiz değil’ sloganlatı atarak saldırdığı Uğur Veli Gülışık tutuklandıktan sonra saat 01.00 sıralarında Kayseri Kapalı Cezaevi’nde götürülüp teslim edildi.

      Tutuklu ve hükümlülerin saldırısına uğrayabileceği ya da canına kıyabileceği ihtimali dikkate alınarak Uğur Veli Gülışık, tek kişilik özel bölümde tutuluyor.

      Hukukçular, Uğur Veli Gülışık’ın adam öldürme, alıkoyma ve tecavüz gibi üç ayrı suçtan yargılacağını ve ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılabileceğini söyledi.

      Kurbanların kemikleri defnedilecek

      Çocukları vahşete kurban giden Tekin ve Ay aileleri, Dilruba ve Ahmet Tuna Tekin kardeşlerle Türkan Ay için cenaze töreni yapmaya hazırlanıyor.

      Yozgat’ın Çayıralan İlçesi yakınlarındaki Yahyasaray Göleti kıyısında bir çukura üst üste gömülen ve yabani hayvanlar tarafından paçalanan çürümüş cesetleri bulunan çocukların kemikleri, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp’a gönderilmişti. Yapılacak DNA incelemesinin ardından 3 çocuğun kemikleri, Talas İlçesi’ndeki mezarlıkta toprağa verilecek.

      İki çocuğu öldürülen Hamza Tekin, “Çocuklarımızın kemiklerinin en kısa sürede bize teslim edilmesini istiyoruz. Acımız büyük ama onları Talas’ta belediyenin bize verdiği mezara koyacağız” dedi.

      Kaynak: kayseri de öldürülen cocuklar

      #788068
      Anonim

        😡 :dft007:

        #788074
        Anonim

          Öncellikle çok çok üzüldüğümü ifade edeyim;

          Kendilerini aydın sanan şaklabanlar oturup kalkıp İSLAM’DA CEZA HUKUKUNU eleştirirler..

          Alacaksın bu esfele safilin grubu katilleri hiç yargılamadan asacaksın ALEM-İİBRET edeceksin ki bakalım birdaha böyle yaparlarmı…;

          Şimdi yargı sistemi alacak içeri 3 yıl besleyecek sözüm ona cezasını çekecek ,sonrada salacaklar bu canileri topluma;

          KISASSA KISSA OLACAK KARDEŞİM:kim nederse desin….

          #788093
          Anonim

            Onu bunu bilmem ama bunu yapan kişinin yaşadığı her an insanlığın zararına olan andır. Haber bültenlerinde bu haberi izledikçe nedendir bilmem ama suçluluk hissine kapıldım hep.

            #788096
            Anonim

              Bir annenin yaşayacağı en acı imtihandır bu kaza değil hastalık değil Allah c c sabrıcemil ihsan eylesin..:006::dft001:
              gelelim bu vahşeti işleyen insanlıktan çıkmış mahluka; nasıl bir psikolajidirki bozuluyor ve ne yaptığını bilmiyor benimde bunu aklım almıyor bir ay önceydi burda birisi psikolajisi bozulmuş borcu çokmuş vs vs karısını gece yarısı resmen doğradı sonrasında ailesi deli raporu alıp çıkarmaya çalışıyor nasıl delisinki hiç kendine zarar vermiyorsun hapishaneden yiyecek ve temiz kıyafet gönderin diyebiliyorsun acaba tebliğ kardeşiminde izah ettiği gibi yargıdamı bir boşluk var kısas olmadığından böyle yapıyorlar.
              Makam ve zenginlik yönüyle birinin başına gelse bu olay, gücü varya anında intikamını alır hatta paramparça eder ama garibanın gücü adelete sığındık demeye yeter…
              üzgünüm çok üzgünüm bir yarım Kayserili ve o bölgede yaşananları ailelerin artık hiç kimseye güvenin kalmadığını gördüm insanlığı merhameti komşuluğu öldürdü bi caniii ne diyelim Allah c c imanımızı zayıflatmasın korkusunu kalbimizden almasın inş…:dft001:

              #788098
              Anonim

                Bir annenin yaşayacağı en acı imtihandır bu kaza değil hastalık değil Allah c c sabrıcemil ihsan eylesin..
                gelelim bu vahşeti işleyen insanlıktan çıkmış mahluka; nasıl bir psikolajidirki bozuluyor ve ne yaptığını bilmiyor benimde bunu aklım almıyor bir ay önceydi burda birisi psikolajisi bozulmuş borcu çokmuş vs vs karısını gece yarısı resmen doğradı sonrasında ailesi deli raporu alıp çıkarmaya çalışıyor nasıl delisinki hiç kendine zarar vermiyorsun hapishaneden yiyecek ve temiz kıyafet gönderin diyebiliyorsun acaba tebliğ kardeşiminde izah ettiği gibi yargıdamı bir boşluk var kısas olmadığından böyle yapıyorlar.
                makam ve zenginlik yönüyle birinin başına gelse bu olay gücü varya anında intikamını alır hatta paramparça eder ama garibanın gücü adelete sığındık demeye yeter…
                üzgünüm çok üzgünüm bir yarım Kayserili ve o bölgede yaşananları ailelerin artık hiç kimseye güvenin kalmadığını gördüm insanlığı merhameti komşuluğu öldürdü bi caniii

                #788105
                Anonim

                  @Nilüfer 243008 wrote:

                  Onu bunu bilmem ama bunu yapan kişinin yaşadığı her an insanlığın zararına olan andır. Haber bültenlerinde bu haberi izledikçe nedendir bilmem ama suçluluk hissine kapıldım hep.

                  Ben de aynı şekilde hissettim.
                  Bu durum da emr-i bil mağruf nehyi anil münker bağımızla alakalı. Dualarımız camii olmalı inş.

                  #788202
                  Anonim

                    meseleyle ilgili bir seyler yazmaya karar verdiğimde,açıkçası nerden başlıyacağımı bilemedim,ancak bebekler doğmaya ve bu düzen aynı şekilde sürmeye devam ettikçe gelişerek artacak tehlikedir. tehlike olmasının nedenleri oldukça açıktır; istismara (fiziksel,cinsel,duygusal) ugrayan bebek ya da çocuk büyüdüğünde travması tedavi edilmezse, kendi yaşamında benzer davranışlarda bulunacaktır…
                    şiddetin, kinin, öfkenin ve kişilik bozukluklarının temelleri çocukluğun ilk yaşlarında atılır ve birey olarak gelişim gösterildikçe bu boşluk, bu ihanet edilmişlik, bu kişilik yarılması da büyür ve derinleşir aynı şekilde.
                    anne baba olma ehliyeti belki çok zor gerçekleşecek bir temenni ya da hayal olsa da, anne babalarin ya da anne baba adaylarinin eğitim almasi şarttır.
                    Küçük çocuklara, o nazarla bakan insan müsveddelerini görünce, doğrusu kendi insanlığımdan utandım,yine üstad söylesin son sözü

                    cehennem lüzumsuz değil; çok işler var ki, bütün kuvvetiyle ‘yaşasın cehennem! ‘ der

                    #788298
                    Anonim

                      “dil ü çeşm-i beşerin nûru edebdir, edebi olmayan âdem, değil âdem”

                      Yüzler görüyorum, haller var; midem bulanıyor, gerçekten kötü insanlar var, görmek istemiyorum eşref-i mahlukatı öyle ‘iki elimle yarattığım’ dediğini öyle görmek istemiyorum. ama sonra aklıma geliyor; insan ki aşağıların aşağısıdır. susuyorum napim ama tekrar sonra tekrar susuyorum bir öyle bir böyle malum “ayıran âdemi hayvandan edebdir”

                    9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.