• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682107
    Anonim

      ŞEHR (Arapça) (شهر)
      Ay, 30 günlük zaman, bir şeyi izhar etmek, teşhir etmek gibi manalara gelmektedir.
      Arapça “şehera” شهر fiilinden gelmektedir. Bu kelime “meşhur etmek, herkese tanıtmak, yaymak, ilan etmek, (silahı) kınından çıkarmak, meşhur olmak, bilinmek, tanınmak, şöhret bulmak” manalarına gelmektedir. Dilimizde çok kullandığımız “şöhret”, “teşhir” ve “meşhur” kelimeleri de yine bu kökten türetilmiştir.
      Şöhret kelimesi sözlükte “herkesçe bilinme, tanınma, anılma, ünlü ve namlı olma hâli” olarak tanınır. Buradan hareketle şöhretli insanlara meşhur, ünlü, ma’rûf, nâmlı ve anılmış kişi denilmiştir.
      Şöhret kelimesiyle aynı mânâyı ifade etmek maksadıyla şân ve san kavramları da kullanılır. Ancak şöhretin iyisi ve kötüsü olduğu halde şân genellikle olumlu bir mânâda kullanılır.
      Şöhret, şan ve nâm sahibi olmak hemen herkes tarafından istenen, talep edilen, en azından ümid edilen bir özelliktir. Ancak belli ölçü ve kaideler dışına çıkıldığında çok kötü, tehlikeli ve yanlış neticeler ortaya çıkar. Bununla birlikte belli bir ölçü ve istikamet doğrultusunda hareket edilmesi halinde, özellikle İslâma hizmet açısından çok önemli ve değerli neticelere ulaşılabilir.
      Şöhret arzusu, nefsin ve şeytanın insanları en çok yanılttığı ve aldattığı vasıtaların başında gelir. Bu tehlikeli özellikten hareketle, çoğu büyük zâtlar şöhret hissi ve arzusunu tamamen köreltmeye yönelik nasihat ve tavsiyelerde bulunmuşlardır. Bediüzzaman ve benzeri âlimler ise, bu yönde daha yapıcı ve yönlendirici bir tarz izlemişlerdir. Öncelikle şöhret ve şöhret hissinin mahiyetini ortaya koymuşlar, ardından bu hissi terbiye etmenin, hayra yönlendirmenin yol ve çarelerini hem sözleriyle, hem dvranışlarıyla sergilemişlerdir.
      Şehr, kamerin (gökteki ayın) adıdır. Bu isim ona şöhreti ve açıkta oluşu nedeniyle verilmiştir.
      İbn-i Side: “Şehr, zaman diliminden bilinen sayı; 29, 30 gündür”. Çünkü bu günlerin, hangi gün olduğu; başı, ortası ve sonu gökteki ayın konumu ve evreleri sebebiyle açıkça belli olmaktadır” der.
      Zeccac, “29, 30 günlük süreye şehr (ay) denilmesinin sebebi açıkta ve açık oluşundandır” der.
      Ebul Abbas: “29, 30 günlük sürece şehr (ay) denilmesinin sebebi, insanların ayın giriş ve çıkışını açıkça görmeleri ve bilebilmelerindendir” der.
      İbn-ü Esir: “Şehr, hilaldir. Şöhreti ve açıkta oluşundan bu isim verilmiştir. 29, 30 günlük süreye şehr denilmesi günlerin açıkça bilinebilmesindendir” der.
      Araplar aylık işlere “müşahere” yıllık işlere “muaveme” derler.
      Maaşa (aylık) “şehriyye” derler.
      Eşhere, 29, 30 gün geçirdiği zaman topluma “eşherel kavm” denir.
      Kadının doğuracağı ay geldiği zaman “eşheretil mer’e (kadın ayını doldurdu)” denir.
      Şehr, bilgin demektir. Araplar “falan kişi için insanların meşhurlaştırdığı fazilet vardır” derler.
      Kişi kılıcını kınından çıkarınca “şehere fülanün seyfehü” denir. Kılıcı kınından çıkarıp kaldırdığında “şehhere seyfehü” denir.
      Şişman, yaygın, kaba geniş elbise giymiş kadına “imreetün şehiretün” denir.”
      Buradaki açıklamalardan açıkça anlaşılmaktadır. Kök sözcük olan “şhr”, “Bir şeyin açıkta bulunması ve bu sayede bilinmesi” demektir. Bu kökten türemiş olan “şehr” sözcüğü de isim olarak, “gökteki aya göre belirlenmiş, 29, 30 günlük zaman diliminin adı”dır. Çünkü gökteki ayın evrelerinden, şeklinden, ayın başlaması, bitmesi ve ortadaki günlerin kaçıncı gün olduğu açıkça bilinebilmektedir.
      Şehir denildiği zaman dilimizde aklımıza gelen “Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site” manasına gelen ve il ile vilayet yerine kullanılan ve Farsça’dan gelen kelimedir. Arapça’da da aynı kelime bulunmakla beraber “şehera” kökünden geldiğinden “meşhur, bilinen, tanınan, namı kötü, adı çıkmış” gibi manalara gelmektedir.
      “Şehr” kelimesi genellikle “Ay” manasında dilimizde kullanıldığı gibi “şehîr” kelimesi de hepimizin bildiği gibi “il, vilayet, kent” manasında kullanılmaktadır.
      “Şehera” kelimesinden türeyen ve bir kısmını dilimizde sık kullandığımız kelimelere baktığımızda;
      Şöhret: (شهرت) Ad yapma, ün, şan, hadis ilminde meşhur hadis manasına gelir. Şöhret kelimesi hem iyi, hem de kötü manaya gelmektedir.
      Meşhur: (مشهور) Tanınmış, herkesin bildiği, çoklarının bildiği manasına gelmektedir.
      Meşhur hadis veya hadis-i meşhur: Asr-ı evvelde, Ahâdi hadis kabilinden iken ikinci asırda iştihar edip, kizb üzerine ittifakları aklen tecviz olunmayan bir cemaat tarafından rivâyet olunan hadis. İlm-i yakin derecesinde karib bir surette kalbe itmi’nan verir.
      Meşher (مشهر) Teşhir yeri, gösterme yeri, sergi
      Teşhîr (تشهير) Göz önüne serme, gösterme.
      İşhâr (اشهار) duyurma, ilan etme; mezat, müzayede ile satış, tanıtım, reklam gibi manalara gelir.
      İştihâr (اشتهار) Şöhret, nam demektir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.