Kibir İnsanı Helâk Eder
Cenâb-ı Hak bir âyet-i kerîmede şöyle buyurur:
“Kendilerine gelmiş hiç bir delil olmadığı halde Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele edenler, gerek Allah katında gerek îmân edenler yanında büyük bir nefretle karşılanırlar. Allah Teâlâ, kibirlenen yani büyüklük taslayan her zorbanın kalbini böyle mühürler.”
(Mü’min, 35)
Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Kalbinde hardal tanesi kadar îmân olan hiç bir kimse cehenneme giremez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiçbir kimse de cennete giremez.”
(Müslim, Îmân, 148, 149)
Ahmed er-Rufâî Hazretleri şöyle buyurur:
İblis, nefsini gördü:
“–Ben Âdem’den hayırlıyım!” dedi. Bu sözü onun helâkine sebep oldu. Karun mâlına bakıp:
“–Bunu kendi ilmimle kazandım!” dedi. Bu sözü, bütün hazineleriyle birlikte yerin dibine batmasına sebep oldu.
Melekler, Allah’ı tesbih ve takdise yönelerek:
“–Biz Sen’i tesbih ve takdis ederiz!” dediler. Bu sözleri sebebiyle Allah, onları Âdem -aleyhisselâm-’a secde ettirdi ve yüceltti.
Bu yüzden, bir kimsenin ağzından: “Ben!” lâfzı çıkarsa, Allah Teâlâ:
“–Hayır, Ben!” buyurur, sonra da benlik sahibi insana karşı varlık ve kudretini ispat eder. Lâkin bunu idrak edecek akıl ve işitecek kulak lâzımdır… Hâsılı Cenâb-ı Hakk’ın:
“–Ben!” diyen kullarını yerin dibine geçirdiğini bilmek îcâb eder. Her kim:
“–Sen’sin Allah’ım!” derse, Allah onu yücelerin yücesi eyler.
(Ahmed er-Rufâî, Onların Âlemi, s. 258-259)