- Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Ağustos 2009: 10:53 #656198
Anonim
Devlet Bahçeli’nin, Güroymak’a Norşin diyen Cumhurbaşkanı’na yönelttiği soruda bir tutarsızlık var. Bahçeli, “Karayoluyla İstanbul’a giderken Gebze’den sonra İstanbul levhasını değiştirip Konstantinopolis mi yapacaksınız?” diye soruyor. Benim cevabım şu: “Yapsak ne olur? Ne değişir?” Cevabını vereyim: “Sadece bir alışkanlık değişir.” Neden? Çünkü İstanbul isminde alışkanlık dışında Türk’e, Türklüğe ve Türkçeye dair hiçbir şey yok. Konstantinopolis ismi Türkçeye ne kadar yabancı ise İstanbul ismi de en az o kadar, belki ondan daha da yabancı.
Kürt sorununu her boyutuyla tartışabiliriz. Bahçeli’nin ve Baykal’ın öfke ve hesap kokan muhalefetini de içimize sindirebiliriz. Nasıl olsa farklı görüşler özgürce karşı karşıya gelecek ve herkes savunduğu fikrin, aldığı tavrın hesabını verecek. Sonunda demokrasi hepimizi ortak bir çizgiye getirecek. Her türlü fikre tahammül edebilir ve olgunluk içinde tartışabiliriz. Ya cehaletle? Cehaletin elinde koca milleti bedbaht etmeye kimin hakkı var?
İstanbul, Konstantinopolis’ten daha kadim Yunanca bir isim. Farklı yazılışları ve söylenişleri var. Stampoli en aslına uygun olanı. İstanbul “şehirli”, “şehre ait”, “şehre doğru” anlamına gelen Yunanca kelimenin Ermeni ağzıyla söylenişi. Biz bu güzel şehre İstanbul demeyi Ermenilerin “Esdanbol”undan almışız.
Türkiye’de yerleşim yerlerinin çoğunun ismi Türkçe değil. Bolu başta olmak üzere sonu “bolu” ile biten bütün yerlerin (Gelibolu, Safranbolu, Tirebolu) “bolu”su İstanbul da öyle- bugün de hepimizin bildiği “polis” yani Yunanca “şehir” anlamına geliyor. Güvenlik birimlerine bütün dünyada olduğu gibi “polis” adını vermemizin arkasında da bu “şehir” kelimesi var. İskenderun, Helen uygarlığını yayan Büyük İskender’in (Alexandra) kurduğu şehir olduğu için bu isimle anılıyor. Kayseri, adı üstünde Roma İmparatoru anlamında da kullanılan “Kayzer”den (Sezar) geliyor. Bazı Kürtlerin Ermenilerin kullandığı Amed ismini tercih ettikleri Diyarbakır da Arapça bir isim. Doğuda çok sayıda yerleşim yerinin Ermenice ismi olduğu gibi duruyor. Bu durumun çok basit bir sebebi var. Türkçe bu topraklarda sadece bin yıldır var. Ama Anadolu, dünyanın bilinen en eski medeniyetlerinin beşiği.
İnsanların yüzyıllardır kullandığı isimleri bir gecede değiştirmenin hakim milletin milliyetçiliği ile yakından uzaktan bir alâkası yok. İsim değiştirmek bir kültüre ve tarihe karşı tam anlamıyla Vandalca bir saldırı. Böyle bir saldırı ancak ilkel, kaba, sonradan görme ve kendisine benzemeyene nefretle bakan vahşi ve hasta bir kafadan gelebilir. Üstelik cahil. 12 Eylül darbesinden sonra yer isimleri değiştirilirken birçok özbeöz Türkçe ismin de değiştirilmesi bu vahşi cehaletin eseri. Ankara’ya yakın Dodurga köyünün isminin değiştirilmesi buna bir örnek. Biri çıkıp “Yahu ne yapıyorsunuz? “Dodurga” bir Türkmen boyudur.” demiş de isim iade edilmiş.
Sadece dil değil, sahip olduğumuz medeniyet de çok güçlü ve akıl kokan bir sentez. Osmanlı İmparatorluğu bu çok yönlü sentez üzerine kuruldu. Bu sentezin içinde Moğol töresi, Bizans Tımar sistemi, Sasanî (İran) bürokrasi kurumu, İslâm hukuku ve Türk gelenekleri yer alıyordu.
“Norşin” bana yakın bir isim. “Nor”un “Nur” olmasından yola çıkarak bu ismin “Nurşen” gibi isimlerle bağlantısını kurabilirim. İstanbul’un ne anlama geldiğini çıkartabilmek için mutlaka etimolojiye inmem gerekir.
1983 yılında askerî diktanın giderayak çıkardığı 2932 sayılı kanunla, Kürtler dillerinden mahrum bırakıldılar. Bugün, o yılların eseri olarak değiştirilen isimleri savunarak Kürtlere “kardeşim” demek tutarsızlıktan başka bir şey değil. Üstelik o gün bu yasağa ve isim değiştirmelere karşı çıkmayanların ben dahil- bir özeleştiri yapmaları gerekirken.
İstanbul isminin Konstantinopolis olmasının Türkçe adına hiçbir sakıncası yok; ama Norşin’in Güroymak olmasına içinde cehalet olmayan bir açıklama getirmek, itiraz edenlerin görevi olmalı.13 Ağustos 2009: 15:50 #753014Anonim
bu yazının sahibi çok mantıksız bir yazı yazmış….
bahçelinin söyledikleri elbette yanlış
ama yazarın istanbulun ismiyle alakalı anlatmak istediği veya saçmaladığı ,konuyla alakasız…istanbulun ismi ermenice olsun yunanca olsun mühim değil
mühim olan Türklerin fethinden sonra bir değişikliğe uğramasıdır….
bu kelime oyunlarına girecek olursakk türkçeyi konuşmamız mümkün olmaz.
13 Ağustos 2009: 18:47 #753038Anonim
Açılım üstüne açılım. Yalnız bu defa takke düştü kel göründü, diyebiliriz.
Başbakan ve saz ekibi Türk isminden rahatsızlık duyduklarını bazı zamanlar dolaylı yönden söylemişlerdi. Fakat benim aklıma Türk’ün ismini bu topraklarda kazıma çabasına girecekleri hiç gelmemişti. Göreceğiz neler olacağını… Henüz sağız ve yaşıyoruz.
13 Ağustos 2009: 22:14 #753061Anonim
@Niçün 149931 wrote:
Açılım üstüne açılım. Yalnız bu defa takke düştü kel göründü, diyebiliriz.
Başbakan ve saz ekibi Türk isminden rahatsızlık duyduklarını bazı zamanlar dolaylı yönden söylemişlerdi. Fakat benim aklıma Türk’ün ismini bu topraklarda kazıma çabasına girecekleri hiç gelmemişti. Göreceğiz neler olacağını… Henüz sağız ve yaşıyoruz.
sizin bu ülkenin başbakanlık ve bakanlık makamına saygınız bumudur:mad:
Başbakanın keli yok ki görünsün.. onu keli olanlar düşünsün :dft012:
13 Ağustos 2009: 23:01 #753063Anonim
@derda 149985 wrote:
sizin bu ülkenin başbakanlık ve bakanlık makamına saygınız bumudur:mad:
Başbakanın keli yok ki görünsün.. onu keli olanlar düşünsün :dft012:
Ben orada başbakanın keli var demedim ki!
Bu deyim genelde fiziksel özellikler için değil, insanın niyetinin belli olmasını kastetmek için kullanılır.
Bana hemen saldırmayınız efendim,
anlamanız dileğiyle;)
ayrıca kel değilim
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.