• Bu konu 32 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 34)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639900
    Anonim

      Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu.

      “Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir” diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.

      Alaycı bir ses tonuyla:

      -Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu

      -Hayır çikolata parası lazım!

      Bülent’in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. “Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor” diye düşündü

      – Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

      – Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

      Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

      -Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

      -Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

      -Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

      – Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.

      -Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

      -O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever

      Adamın söyledikleri Bülent’in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı.

      Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu. Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı.

      “Acabasöyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu” diye düşündü

      -Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

      Bülent’in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

      – Ben dilenci değilim. Işim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım.Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

      Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

      -Oturun biraz dertleşelim bari, dedi. Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

      -Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

      -Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.
      -Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

      -Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

      -Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

      -Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

      -Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin

      -Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

      – Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz.Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun.Para mı acaba bizi mutsuz eden?

      -Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim.Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.

      -Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor.Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

      -Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

      -Sizin mutluluğunuzun sırrı bu mu ?

      -Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

      -Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

      -Küçük kızı severek.

      -Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

      -Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.

      -Nasıl yani ?

      -Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar.Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. Iltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

      -Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır “babacığım beni ne kadar seviyorsun?” diye sorar.Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda “Baba güzel olmuş muyum?” diye sorar durur.

      -Güzelsin demem de yetmez ona. ” Harikasın prenses gibi olmuşsun”demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

      -Işte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona “bebeğim” diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. “Bebeğim bana bir çay yapar mısın?” dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

      -Hiç kavga etmezmisiniz siz?

      -Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.

      Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

      -Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma.Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar.Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar.Çok narindir onlar.Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.

      -Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum

      -Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.

      -Haklısın da bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

      -Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi.Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik.Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep vs vs vs vs Tarihciden sansür yemiş bulunmakta………

      Adam ayağa kalktı.

      -Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

      Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.
      -Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

      Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.
      -Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.
      Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu.

      Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküpyıkadı., sonra eşinin önüne koydu.

      -Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.Inci hiç konuşmadı.
      -Sorsana “niye” diye..

      -Inci kızgın kızgın:

      -Niye? Diye sordu.

      -Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. Inci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.

      -Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.
      -Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu her zaman beklediğim istediğim bir şeydi. “bak senin sevdiğin meyveleri aldım”

      Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

      -Özür dilerim seni kırdığım için.
      Sonra Bülent yere diz çöktü.

      -Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.

      Inci kıkır kıkır gülmeye başladı

      -Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi.

      Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.

      ALINTI

      #694454
      Anonim

        hımmmm:) e bu wardı sanki burada okudum gibi geliyo

        #694456
        Anonim

          nerede? link ver bi bakayım

          #694463
          Anonim

            Bulamadim Ama Okuduğumdan Eminim Yoksa Burada Okumadim Mi
            Ay Bilmiyorum Bu Siralar çok Dalgin Oluyorum Ne Nerede Pek Hatirlayamiyorum

            öyleki Mutfak çöpünü Buzdolabina Koyabilecek Kadar:(
            Yorgunluktan Olsa Gerek

            #694470
            Anonim
              nurhadimi;18950 wrote:
              Bulamadim Ama Okuduğumdan Eminim Yoksa Burada Okumadim Mi
              Ay Bilmiyorum Bu Siralar çok Dalgin Oluyorum Ne Nerede Pek Hatirlayamiyorum

              öyleki Mutfak çöpünü Buzdolabina Koyabilecek Kadar:(
              Yorgunluktan Olsa Gerek

              hayırdır yahu seni bu kadar yoran ne, gören de düğün telaşesi olan bir evdesin diyecek :rolleyes:

              #694477
              Anonim

                yazinin yarisinda baslik neden kucuk kiz diye soruyodum kendi kendime,
                megerse bayanlarin icindeki kucuk kizdan bahsediliyomus :p
                Beylerin daha cok cocuksu olduklari soylenir;:)
                ayni seyler beyler icinde soylenirmi acaba?
                Bu arada Tarihci,
                bu yaziyi sizin gonderdiginize cok sasirdim:p

                #694478
                Anonim
                  Tarihci;18957 wrote:
                  hayırdır yahu seni bu kadar yoran ne, gören de düğün telaşesi olan bir evdesin diyecek :rolleyes:

                  hadi ya öylemidir dersiniz:confused::rolleyes::eek:

                  #694486
                  Anonim
                    nurhadimi;18965 wrote:
                    hadi ya öylemidir dersiniz:confused::rolleyes::eek:

                    yani çöpleri buzdolabına koyacak kadar telaşlı veya dalgın olmak için ya cenaze evi ya düğün evi olmak gerekir..?

                    #694487
                    Anonim
                      Fezapilotu;18964 wrote:
                      yazinin yarisinda baslik neden kucuk kiz diye soruyodum kendi kendime,
                      megerse bayanlarin icindeki kucuk kizdan bahsediliyomus :p
                      Beylerin daha cok cocuksu olduklari soylenir;:)
                      ayni seyler beyler icinde soylenirmi acaba?
                      Bu arada Tarihci,
                      bu yaziyi sizin gonderdiginize cok sasirdim:p

                      sizi şaşırtmak için ben gönderdim zaten, hani benim göğsümde metal bir pompa varya demirden, içinden de hidrolik yağ akıyor :p

                      #694494
                      Anonim

                        hmm güzel bi yazı bazı yerlerini sansurlersek tmm olacak..dua ile

                        #694513
                        Anonim
                          Tarihci;18976 wrote:
                          sizi şaşırtmak için ben gönderdim zaten, hani benim göğsümde metal bir pompa varya demirden, içinden de hidrolik yağ akıyor :p

                          hımmm itiraf ediyorsunuz yani neydi o amaerikan filmi robocob mu tam anımsayamadım aynen onlar gibi mi:D

                          #694514
                          Anonim
                            Fezapilotu;18964 wrote:
                            yazinin yarisinda baslik neden kucuk kiz diye soruyodum kendi kendime,
                            megerse bayanlarin icindeki kucuk kizdan bahsediliyomus :p
                            Beylerin daha cok cocuksu olduklari soylenir;:)
                            ayni seyler beyler icinde soylenirmi acaba?
                            Bu arada Tarihci,
                            bu yaziyi sizin gonderdiginize cok sasirdim:p

                            bu arada benim de dikkatimi çekmedi değil ALLAH ALLAH tarihçi abimiz bunca eza cefa yetişir artık diyerek insafa mı geldi ne:confused:

                            ama robocob iyi olanıydı dimi:)

                            #694541
                            Anonim

                              çok güzel bir yazıymış….teşekkürler…

                              #694594
                              Anonim

                                AAA Tarihcinin nicki kesin başkası kullandı, yada bi nevi halisülasyon falan bu…böyle bir yazı yazmasının nedeni ne ola acep…:cool:

                                #694597
                                Anonim
                                  hulusi;18985 wrote:
                                  hmm güzel bi yazı bazı yerlerini sansurlersek tmm olacak..dua ile

                                  bi yeri sansürledim abi gözüne takılan başka bir yer var mı?

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 34)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.