• Bu konu 6 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664674
    Anonim

      Aşk insan fıtratına ancak rabbine bağlanmak için dercedilmiştir. Bu melekeyi farkında olmadan veya kendini engelleyemeden hatalar yapabilen terk edebilecek seni hor görebilecek acı çektirecek kısacası nefis taşıyan bir varlığa bağlanmak için kullanmak çoğu zaman hüsranla sonuçlanmıştır.
      Kalp ki, hiçbir güneşin ışığına muhtaç olmayan gerçek güzelin aynasıdır ve ufukların da gözünün yetmediği o büyüklük aşkı için yaratılmıştır; terk eden, giden, sevgiliyi sevmek için kullanamazsın onu.
      Evet, kalp ancak Allah sevgisi için yaratılmıştır ve ancak onu anmakla tatmin olur. allah ve resul aşkı nedir bilmeyen insana ’keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam’ mısraları ne yazık ki çok şey ifade etmez. İnsan aşk hissini Allah’a değilde kula karşı hissetmiş ise evet aynen bu mısralarda yazdığı gibi o sevgilinin aşkı ile oturup onunla kalkar. O sevgili ne yazıkki senin her sıkıntını anlamaz sanarsınki o mükemmel o kusursuz onun güzelliği hiç geçmeyecek o hiç hata yapmaz. halbuki gerçek te öyle değildir mahbub. Kalp ancak öylesini istediği ancak onunla tatmin olabildiği için maşukunu o kalıba sokmaya çalışır bu noktadan sonra artık mantık işlemez hale gelir aşkın gözü kördür denen meseleye dayanır olay.
      Hâlbuki kalbin aradığı sevgili hiç hata işlemeyen tüm vasıflarıyla mükemmel sen hatalar işlesen de pişman olup ona sığındığında seni her zaman affedebilen seni her zaman dinlemeye hazır dertlerini çözebilecek en büyük makam ve onu anlatmaya kelimelerin yetersiz kaldığı halikımız malikimiz olan Allah’tır. Kısacası insan kusursuza müştaktır.
      Kul kendisi gibi bir yaratılmışa karşı bu duyguları beslediği takdirde her zaman onun rızasın sevgisini hoşnutluğunu kazanmak için gayret sarf eder. Onun için hayatta yalnızca o önemlidir tüm dünya onun etrafında dönmektedir adeta.
      Acı ama gerçek durum şudur ki aşk kul olmaktır. ilahi aşkı hiç tatmamış bir insan bu mecazi aşkı yaşadığında gün gelecek diyecektir tıpkı mecnunun dediği gibi sen benim leylam olamazsın. O aşk duygusu öyle büyüyecektir ki o kalbi yanlış şekilde doldurduğu için kendiside karşısındaki de acılar yaşayacaktır çünkü iki tarafta kusursuz değildir kesinlikle ve alçaktan düşen insan belki zarar görmez ama göklere çıkartılmış liyakat kesbetmediği mevkiye yerleştirilmiş insan düştüğünde elbette büyük acılar yaşayacaktır.
      Neden günümüzde ayrılıklar daha fazla hâlbuki o kadar seçici davranıyoruz. Bu işi eskiler daha mı iyi başarıyordu acaba. Onlar nerdeyse birbirini görmüyorlardı bile evlenmeden önce. aşk tehlikelidir. Kusurları göremez olur insan. Gün gelir aşk biter ve geriye kalanlar işte bunlarla bir ömür geçirilecektir.
      hadiste ne güzel diyor,
      Sevdiğin kişiyi ölçülü sev.
      Yoksa, bir gün gelir o insan gözünde sevimsizleşir de önceki aşırı muhabbetinden dolayı elemin iyice ziyadeleşir.
      Kızdığın kimseye karşı da ölçülü ol ve nefret hissinin önünü kes. Aksi halde, gün döner de o şahıs dostun oluverirse evvelki öfkeli tavırlarının mahcubiyeti seni çok üzer.
      Aşk gerekli değildir gerekli olan kesinlikle saygı, sevgi ve hoşgörüdür. Klasik gelebilir belki ama aslolan budur.sözü söz üstadına bırakmak en yerinde bir sonuç olacaktır.

      İnsan, kâinatın en câmi’ bir meyvesi olduğu için, kâinatı istila edecek bir muhabbet o meyvenin çekirdeği olan kalbine dercedilmiştir. İşte şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir.

      Muhabbet ise, sevdiğin şey, ya seni tanımaz, Allah’a ısmarladık demeyip gider. -Gençliğin ve malın gibi.- Ya muhabbetin için seni tahkir eder. Görmüyor musun ki, mecazî aşklarda yüzde doksandokuzu, maşukundan şikayet eder. Çünki Samed âyinesi olan bâtın-ı kalb ile sanem-misal dünyevî mahbublara perestiş etmek, o mahbubların nazarında sakildir ve istiskal eder, reddeder. Zira fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar.

      kâinata dağınık bütün muhabbetlerin, onun esma ve sıfâtına karşı verilmiş bir muhabbettir. Sen sû’-i istimal etmişsin, cezasını da çekiyorsun. Çünki yerinde sarfolunmayan bir muhabbet-i gayr-ı meşruanın cezası, merhametsiz bir musibettir.

      #777132
      Anonim

        AŞK VE SEVGİ
        (24. SÖZ 5. DAL 1. MEYVENİN AÇIKLAMASI)
        PEYGAMBERİMİZ (SAV) BUYURUYOR Kİ:
        ‘İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. O iyi olursa beden tümüyle iyivirgul.gif kötü olursa tamamıyla kötü olur. Dikkat edin o kalptir’ (Buharivirgul.gifimanvirgul.gif39)
        Muhabbetvirgul.gif yani sevgivirgul.gif yani aşkvirgul.gif şu kainatın varoluş sebebidir. Hem kainatın rabıtasıdır.
        [1] Yani kainata bağlanma sebebidir. Bizvirgul.gif annemizivirgul.gif babamızıvirgul.gif eşimizivirgul.gif tabiatı vs severek bu kainata bağlanırız.
        İnsanvirgul.gif kainat ağacının meyvesi olduğundan kainatı istila edecek bir muhabbet o meyvenin çekirdeği olan kalbine yerleştirilmiştir.
        [2] Kainatı bir ağaç olarak düşünürsek insan o ağacın meyvesidir. Zira kainattaki bütün varlıklar insan için var edilmişvirgul.gif insan da Allah(cc) için var edilmiştir.
        Nasıl ki bir ağaç her şeyiyle meyvenin gelişip olgunlaşmasına hizmet ediyorsa aynen bunun gibi bütün varlıklar canlısından cansızına kadar insanoğlunun hizmetine sunulmuştur. Ve nasıl ki bir meyvenin çekirdeğini toprağa ektiğimizdevirgul.gif koskoca bir ağaç elde ediyorsakvirgul.gif işte bunun gibi kainatın meyvesi olan insanoğlununvirgul.gif çekirdeği hükmünde olan kalbinivirgul.gif doğru yerlere ektiğimizdevirgul.gif kainatı istila edecek kadar büyük bir sevgi potansiyeli ortaya çıkar.

        Ferden ferda her insan da bu sevgi potansiyeli mevcuttur. Böyle nihayetsiz bir muhabbete layık olacakvirgul.gif nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir.

        İşte insanın fıtratına yerleştirilen bu potansiyel sevgivirgul.gif ya yaratılmışlara veya yaratana yönelmiş olacaktır.

        Sevgiyi İslami doktrinde üçe ayırabiliriz:

        A)Basit sevgivirgul.gif B)Mecazi sevgivirgul.gif C)Hakiki sevgi.

        Basit sevgi; insanın malavirgul.gif mülkevirgul.gif paraya vs maddi varlıklara duyduğu sevgidir.

        Mecazi sevgi; insanınvirgul.gif bir başka insana duyduğu sevgidir. Eşinevirgul.gif annesinevirgul.gif babasınavirgul.gif evladınavirgul.gif arkadaşınavirgul.gif karşı cinse vs duyduğu sevgi mecazidir.

        Hakiki sevgi ise; insanın Allah’a(cc) duyduğu sevgidir.

        Aslında sevgivirgul.gif Allah(cc) içindir. Fakat insan onu suiistimal ettiği için basit ve mecazi sevgiler ön plana çıkmıştır. Allah sevgisi tabiri caiz ise bilek gibidir. Parmaklarda malvirgul.gif paravirgul.gifvirgul.gif anavirgul.gif baba gibi diğer sevgilerdir. Bilek olmadan parmaklardan söz edilemeyeceği gibivirgul.gif Allah(cc) sevgisi olmadan da diğer sevgilerden bahsedilemez.

        Allah(cc) sevgisivirgul.gif tabiri caiz ise prizma gibidir. Prizmavirgul.gif kendine yönlendirilen beyaz ışığı yedi renge böler. Yağmur sırasındavirgul.gif yağmur damlasına vuran güneş ışınlarının yedi renge bölünerek gökkuşağını oluşturması gibi. işte insanoğlu kalbinde mevcut olan safvirgul.gif salt sevgi ışığınıvirgul.gif Allah’a(cc) yönlendirirse bu sevgi kainatavirgul.gif ana baba sevgisivirgul.gif eş sevgisivirgul.gif tabiat sevgisivirgul.gif mal sevgisi vs olarak yansır ve böylece hayatımızvirgul.gif gökkuşağı misali renklenir.

        Yunus’un ‘yaratılanıvirgul.gif yaratandan ötürü sevmek’ sözüvirgul.gif anlatmak istediğimiz hakikati en güzel şekilde ifade etmektedir.

        Eğer bu sevgi Allah’a(cc) yönlendirilmez; direk malavirgul.gif makama veya bir insana yönlendirilirsevirgul.gifO malvirgul.gif makam veya insanvirgul.gif bu büyük sevgiye layık olmadığı içinvirgul.gif kişi muhabbet ettiği şeyle imtihan olacaktır. Çünkü;

        Yerinde sarf olunmayan bir gayri meşru muhabbetin cezasıvirgul.gif merhametsiz bir musibettir[3]
        Eğer muhabbetvirgul.gif gayrı meşru ise; paraysavirgul.gif parayla imtihan olunacaktır; makamsavirgul.gif makamla imtihan olunacaktır; insansavirgul.gif o insanla imtihan olunacaktır. Sıkıntı ve acı görülecekvirgul.gif maddi sıkıntılar yakasını bırakmayacakvirgul.gif gayrı meşru sevdiğinden ya mukabele göremediği için acı duyacak; ya firaktan (gerek dünyevi ayrılıkvirgul.gif gerekse ölüm ayrılığından) acı duyacak; veya kıskançlıktan acı duyacaktır.

        Çünkü; bir kalpte iki sevgi bulunmaz. ‘Allah bir kimsenin göğsünde iki kalp yaratmamıştır
        [4] buyurulmuştur. Allah’ın ayinesi olan insan kalbivirgul.gif yerinde sarf olunmayarak gayrı meşrulaşmıştır. Ve gayrı meşru bir muhabbetin neticesi devirgul.gif merhametsizce acı çekmektir.
        Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

        ‘Öyle insanlar vardır ki Allah’tan başkasını Allah’a denk tutarvirgul.gif tıpkı Allah’ı severcesine onları severler. Müminlerin Allah’a olan sevgileri ise her şeyden daha ileri ve daha kuvvetlidir. Ovirgul.gif böyle yaparak kendilerine zulmedenlervirgul.gif azabı gördükleri zaman anlayacakları gibivirgul.gif bütün kuvvet ve kudretin yalnız Allah’a ait olupvirgul.gif Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunuvirgul.gif keşke şimdiden bilselerdi!’[5]

        Bu ayet gösteriyor ki Rabbimizden başka bir varlığı veya kişiyivirgul.gif Allah’ı seviyor gibi sevmek Allah’ı o varlığa veya kişiye denk tutmak demektir. Bu sevgide Allah’a ortak koşmak demektir ve tevhide aykırıdır.

        Peki bir kalpte iki sevgi bulunmazsa ben eşimivirgul.gif ana babamıvirgul.gif evlatlarımı vs nasıl seveceğim?

        Eşinizivirgul.gif ana babanızıvirgul.gif evladınızvirgul.gif malınızı vs sevmeyin demiyoruz.

        Bilakis onları sevinvirgul.gif ama Allah(cc) için sevin diyoruz.

        Peki Allah(cc) için sevmek nasıl olur?

        Bize verilen bütün nimetlerin Allah’tan(cc) geldiğini bilerek ona şükretmekle olur.

        Bunu bir teşbihle anlatacak olursak:

        Siz sevdiğiniz bir insana hediyeler alırsınız. Mesela bir gül aldığınızı düşünelim.

        Niçin sevdiğiniz kişiye gül almışsınızdır?

        Öncelikle sevdiğiniz kişi gülü seviyordurvirgul.gif onun için gül almışsınızdır; eğer papatya seviyorsa papatya alırsınız.

        Niçin sevdiğiniz kişiye gül almışsınızdır?

        #777133
        Anonim

          Çünkü onun size olan sevgi ve teşekkürü artsın diye gül almışsınızdır.
          Aynen bunun gibi de Allah’ta(cc) insanın hayatının belli dönem ve noktalarında insanoğluna güller takdim etmektedir. Bu küçük bir çocukken üç tekerlekli bisiklet olabilir; veya gençken üniversite sınavını kazanmak olabilir; veya hayırlı bir iş olabilir; veya hayırlı bir eş olabilir; veya hayırlı bir aş olabilir; veya hayırlı bir evlat olabilir; veya makam olabilir; veya para olabilir; hasılı istediğimiz herhangi bir şey olabilir.

          İşte bize takdim edilen bu güller karşısında asıl sevgimizi Allah’a(cc) yönlendirmeli ve O’na(cc) teşekkür etmeliyiz ki İslami doktrinde biz buna şükür diyoruz.

          Elbetteki ilgi duyduğumuz şeyleri seveceğizvirgul.gif gülü sevdiğini bildiğimiz kişiye gül aldığımız gibi Allah’ta(cc) sevdiğimiz ve istediğimiz için o nimetleri bize vermiştir.

          Ama asıl nimeti vereni bilipvirgul.gif asıl sevgimizi O’na(cc) vermeliyiz.

          Yoksa nasıl ki gül aldığınız kişi size hiç teşekkür etmesevirgul.gif tüm sevgisini güle yönlendirsevirgul.gif gülle yatsavirgul.gif gülle kalksa nasıl alınırsınızvirgul.gif üzülürsünüz ve bir daha hediye almayı istemezseniz.

          Aynen öyle de bize verilen bütün nimetler Rabbimizin bize ikramıdır.

          Bunun için şükretmeliyiz ki bize verilen nimetler artsın.

          Çünkü Allah(cc): ‘Eğer şükredersenizvirgul.gif Ben nimetlerimi daha da artırırımvirgul.gif ama nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azabım pek şiddetlidir!’ buyurmaktadır.
          [6]
          Bize verilen rızk için ne kadar şükredersek Allah(cc) rızkımızı da o nispette arttıracak.

          Ailemiz için ne kadar şükredersek Allah(cc) huzur ve mutluluğumuzu da o nispette arttıracak.

          Evladımız için ne kadar şükredersek Allah(cc) o nispette evladımızı hayırlı kılacaktır.

          Sevginin kaynağı ilahi olduğu müddetçe sıkıntı ve ızdırabtan uzakvirgul.gif huzurlu ve mutlu bir sevgiyi elde etmiş oluruz. Yok eğer sevginin kaynağıvirgul.gif bir şarta veya sevgilinin sahip olduğu bir özelliğe bağlı ise o sevginin uzun ve huzurlu sürmesi zordur.

          Bu bağlamda sevgiyivirgul.gif sevginin kaynağı açısından üçe ayırabiliriz:

          A)Eğer türü sevgi: Bu tür sevgidevirgul.gif sevilen kişivirgul.gif bir şarta bağlı olarak sevilir. Örneğin:

          Eğer uslu çocuk olursan seni severiz. Veya;

          Eğer bana itaat edersen seni severim. Gibi.

          8-)Çünkü türü sevgi: Bu tür sevgidevirgul.gif sevilen kişivirgul.gif sahip olduğu bir özellikten dolayı sevilir. Sevgilerin büyük bir çoğunluğu bu türdendir. Örneğin:

          -Seni seviyorumvirgul.gif çünkü çok güzelsin. Veya;

          -seni seviyorumvirgul.gif çünkü çok yakışıklısın. Veya;

          -seni seviyorumvirgul.gif çünkü çok zenginsin. Gibi.

          Bu açıkladığımız eğer ve çünkü türü sevgidevirgul.gif daima iki çeşit kaygı vardır.

          Birincisi; sahip olduğum bu özellik yok olursa kaygısı.

          -Şuan güzelimvirgul.gif ama güzelliğim kaybolursavirgul.gif yaşlanırsam. veya

          -Şuan zenginimvirgul.gif ama fakir düşersem vs. kaygısıdır.

          İkinci kaygı ise; sahip olduğum özellikten daha iyi birini bulursa kaygısıdır.

          -Güzelimvirgul.gif ama benden daha güzelini bulursa. Veya

          -Zenginimvirgul.gif ama benden daha zenginini bulursa vs. kaygısıdır.

          Bu saydığımız kaygılardan uzak üçüncü tür bir sevgi vardır ki asıl muhtaç olduğumuz sevgide budur.

          C)Rağmen türü sevgi: Bu tür sevgide sevgili her şeye rağmen sevilir. Güzel de olsavirgul.gif çirkin de olsavirgul.gif fakir de olsavirgul.gif sakatta kalsa sevgili sevilir. Ona vefa gösterilir ve yarı yolda bırakılmaz. Çünkü; sevgili para için veya güzellik için değil sırf Allah(cc) için sevilmektedir.

          Gerçekten seviyorsanız biliniz ki bu sevildiğinizden ötürüdür. Allah için birisini seviyorsanızvirgul.gif Allah o kişinin kalbinde bir sevgi yaratacaktır.Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu gibi:

          İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelincevirgul.gif onlar için çok merhametli olan Allahvirgul.gif (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.’
          [7]
          Rabbimizin bir ismi de Vedud’tur. Vedudvirgul.gif hem insanları sevenvirgul.gif hem de insanlar tarafından sevilen manasına gelir. Yüce Rabbimizinvirgul.gif insanoğluna duyduğu sevgi de rağmen türü sevgidir.

          Hadis-i Şerifte:

          Muhakkak ki Allah(cc) sizin suretlerinize ve mallarınıza değilvirgul.gif kalplerinize ve amellerinize bakar
          [8] buyurulmuştur.
          HACI AHMET ALTINER


          [1]
          Bediüzzaman Sait Nursivirgul.gif Sözlervirgul.gif Sözler Yayınevivirgul.gif 24.sözvirgul.gif 5.dalvirgul.gif 1.meyvevirgul.gif sh.348

          [2] Ayrıntılı bilgi için: Bediüzzaman Sait Nursivirgul.gif Sözlervirgul.gif Sözler Yayınevivirgul.gif 24.sözvirgul.gif 5.dalvirgul.gif 1.meyvevirgul.gif sh.348

          [3] Bediüzzaman Sait Nursivirgul.gif Sözlervirgul.gif Sözler Yayınevivirgul.gif 24.sözvirgul.gif 5.dalvirgul.gif 1.meyvevirgul.gif sh.350

          [4] Ahzab suresivirgul.gif 33/4

          [5] Bakara suresi:2/165

          [6] İbrahim suresi:14/7

          [7] Meryem suresi:19/96

          [8] Müslimvirgul.gif Birr 33.

          #777134
          Anonim

            kardeş emeğine sağlık bende yazınızın devamı niteliğinde olan şu paylaşımda bulunmak istedim.

            #777135
            Anonim

              Sevdiğin kişiyi ölçülü sev.
              Yoksa, bir gün gelir o insan gözünde sevimsizleşir de önceki aşırı muhabbetinden dolayı elemin iyice ziyadeleşir.

              Kızdığın kimseye karşı da ölçülü ol ve nefret hissinin önünü kes. Aksi halde, gün döner de o şahıs dostun oluverirse evvelki öfkeli tavırlarının mahcubiyeti seni çok üzer.

              Rabbim razı olsun..güzel paylaşım olmuş..

              #777140
              Anonim

                Okunduğunda insana iç muhasebe yaptıran bir yazı mahiyetini taşıyor bu çok önemli kendimizi sorgulayabiliyorsak, içimizdeki gerçeklerle yüzleşebiliyorsak, kusurlarımızı görebiliyorsak demek ki bunları düzeltebiliriz.Gözlerimizi o kadar çok başkalarının kusurlarıyla meşgul ediyoruz ki, kendimizi neler yaptığımızı fark edemiyoruz. bir gün boyunca hereketlerimizi kayıt edip izlersek o zaman ne kadar çok hata yaptığımızı görebiliriz Rabbim bizi tüm kötülüklerden muhafaza eylesin inş…

                #777142
                Anonim

                  dar zamanda biraz acelece yazdığım bi yazıydı.özel isimlere dikkat etmemişim kusura bakmayın beğendiğiniz için ben teşekkür ederim.bu düşüncelerime birşey ilave etme gereği hissediyorum.belki aşk derecesinde olmasa da ”kendısıyle huzura, sukuna ,kavuşasınız diye, eşler yarattık.Aranıza sevgi ve muhabbeti koyduk. ”ayetinin de işaret ettiği sorunları aşabilme ve mutluluk adına bağlayıcı mahiyette bir muhabbet zaruri.

                  #777145
                  Anonim

                    “AŞK, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır, veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, Bâki bir Mahbubu arattırır; Aşk-ı Mecazî, Aşk-ı Hakikîye inkılâp eder…”


                    BEDİÜZZAMAN

                  8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
                  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.