• Bu konu 2 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #676375
    Anonim


      Kur’ân Nedir, Tarifi Nasıldır?

      Kur’ân;

      • Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi,
      • ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,
      • ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri,
      • ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazinelerinin keşşâfı,
      • ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikın miftahı,
      • ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı,
      • ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan ve âlem-i gayb cihetinden gelen iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhaniyenin hazinesi,
      • ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi,
      • ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası,
      • ve zat ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı kàtıı, tercüman-ı sâtıı,
      • ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı,
      • ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi,



      [TABLE]
      [TR]
      [TD]avâlim-i uhreviye: öldükten sonraki hayata ait dünyalar, âhiret âlemleri[/TD]
      [TD]bürhan-ı kàtı: kesin delil[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]cihet: taraf, yön[/TD]
      [TD]esma-i İlâhiye: Allah’ın isimleri[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]esmâ: Allah’ın isimleri[/TD]
      [TD]hakàik: hakikatler, gerçekler[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hendese: plân, proje[/TD]
      [TD]hikmet-i hakikiye: kâinatın yaratılışındaki İlâhi gaye, sır ve gerçekleri bildiren ilim[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniye: kusur ve aczden yüce olan Allah’ın ezelî konuşmaları[/TD]
      [TD]iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye: Allah’ın sonsuz rahmetiyle kullarına ebediyen lütuf ve iyilikte bulunması[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]insaniyet-i kübrâ: en büyük insanlık, insana yakışır hâl ve davranış prensiplerinin tümünü üzerinde toplayan İslâmiyet[/TD]
      [TD]kavl-i şârih: açıklayıcı söz; kesin delil[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]keşşâf: keşfeden, gizli şeyleri bulup meydana çıkaran[/TD]
      [TD]kitab-ı kebir-i kâinat: büyük kâinat kitabı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]lisan: dil[/TD]
      [TD]miftah: anahtar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mukaddes: her türlü çirkinlik ve eksiklikten yüce, kutsal[/TD]
      [TD]muzmer: gizli, saklı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]: su[/TD]
      [TD]müfessir: bir şeyi mânâ bakımından tefsir eden, yorumlayan[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mürebbî: terbiye edici, eğitici, öğretici[/TD]
      [TD]mütenevvi: çeşitli[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]nev-i beşer: insanlar, insanlık türü[/TD]
      [TD]sutûr-u hâdisât: Cenab-ı Hak tarafından kâinat kitabında satırlar gibi yazılan olaylar zinciri[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]sıfât: sıfatlar; Allah’ın yüce Zâtını niteleyen İlâhî özellikler, ilim, kudret, hayat gibi[/TD]
      [TD]tefsir-i vâzıh: açık tefsir[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]tercüman-ı ebedî: ebedî tercüman[/TD]
      [TD]tercüman-ı sâtı: parlak, güçlü tercüman[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]tercüme-i ezeliye: ezelî tercüme[/TD]
      [TD]zemin: yeryüzü, dünya[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]ziyâ: ışık; parlaklık[/TD]
      [TD]âlem-i gayb: görünmeyen âlem, âhiret âlemi ve mânevî âlemler[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]âlem-i gayb ve şehadet: görünen ve görünmeyen âlem[/TD]
      [TD]âlem-i insaniyet: insanlık dünyası[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]âlem-i mânevî: mânevî âlem, madde ötesi âlem[/TD]
      [TD]âlem-i şehadet: görünen âlem, dünya[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]âyât-ı tekvîniye: kâinattaki Allah’ın varlığına ve birliğine olan deliller[/TD]
      [TD]şuûn-u İlâhiye: Allah’ın yüce sıfatlarının mahiyetlerinde bulunan ve onları tecelliye sevk eden Zâtına ait mukaddes özellikler[/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

      #802705
      Anonim


        • ve insaniyeti saadete sevk eden hakikî mürşidi ve hâdîsi,
        • ve insanlara
        • hem bir kitab-ı şeriat,
        • bir kitab-ı dua,
        • hem bir kitab-ı hikmet,
        • hem bir kitab-ı ubudiyet,
        • hem bir kitab-ı emir ve dâvet,
        • hem bir kitab-ı zikir,
        • hem bir kitab-ı fikir,
        • hem insanın bütün hâcât-ı mâneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi bir kitâb-ı mukaddes,
        • hem bütün evliya ve sıddîkînin ve urefa ve muhakkıkînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitâb-ı semavîdir.

        Kur’ân, Arş-ı Âzamdan, İsm-i Âzamdan, her ismin mertebe-i âzamından geldiği için, On İkinci Sözde beyan ve ispat edildiği gibi, Kur’ân, bütün âlemlerin Rabbi itibarıyla Allah’ın kelâmıdır.

        • Hem bütün semavât ve arzın Hâlıkı namına bir hitaptır.
        • Hem rububiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir.



        [TABLE]
        [TR]
        [TD]Arş-ı Âzam: Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin ve herşeyi kuşatan sınırsız egemenliğinin tecelli ettiği yer, makam[/TD]
        [TD]Hâlık: her şeyi yaratan Allah[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]Rab: herbir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah[/TD]
        [TD]arz: dünya[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]beyan: açıklama, anlatım[/TD]
        [TD]cihet: şekil, yön[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]câmi: kapsamlı[/TD]
        [TD]evliya: veliler, Allah dostları[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]ferman: buyruk, emir[/TD]
        [TD]hakikî: doğru, gerçek[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]hâcât-ı mâneviye: mânevî ihtiyaçlar[/TD]
        [TD]hâdî: doğru ve hak yolu gösteren[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]ibraz etmek: ortaya koymak, göstermek[/TD]
        [TD]insaniyet: insanlık[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kelâm: ifade, söz[/TD]
        [TD]kitab-ı dua: dua kitabı[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kitab-ı emir ve dâvet: emir ve hakikate çağrı kitabı[/TD]
        [TD]kitab-ı fikir: fikir kitabı[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kitab-ı hikmet: hikmet kitabı[/TD]
        [TD]kitab-ı mukaddes: kutsal kitap[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kitab-ı semâvî: semâdan gelmiş İlâhî kitap[/TD]
        [TD]kitab-ı ubûdiyet: kulluk kitabı[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kitab-ı zikir: zikir kitabı[/TD]
        [TD]kitab-ı şeriat: din ve hukuk kitabı[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]merci: kaynak, merkez[/TD]
        [TD]mertebe-i âzam: en büyük mertebe, derece[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mesâk: sevk edilecek yer; hedef ve gayeye ulaştıran yollar[/TD]
        [TD]mevcudat: varlıklar, var edilenler[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mezâk: zevk, anlayış[/TD]
        [TD]meşrep: hareket tarzı, metot[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]muhakkıkîn: gerçekleri araştıran ve hakikatleri delilleriyle bilen âlimler[/TD]
        [TD]muhtelif: çeşitli, farklı[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mukaddes: kutsal[/TD]
        [TD]muvafık: lâyık, uygun[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mükâleme: konuşma[/TD]
        [TD]mürşid: irşad eden, doğru yolu gösteren[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]namına: adına[/TD]
        [TD]risale: mektup[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]rubûbiyet-i mutlaka: mutlak Rablık; Allah’ın bütün varlıklara yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması[/TD]
        [TD]saadet: mutluluk[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]semavat: gökler[/TD]
        [TD]sıddıkîn: daima doğruluk üzere olan, Allah’a ve peygambere bağlılıkta en ileride olanlar[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]tasvir etmek: anlatmak, ifade etmek[/TD]
        [TD]tazammun etmek: içine almak[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]tenvir etmek: aydınlatmak, ışıklandırmak[/TD]
        [TD]urefâ: ârifler, isim ve sıfatlarıyla Allah’ı hakkıyla tanıyanlar[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]İsm-i Âzam: Cenâb-ı Hakkın bin bir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olanı[/TD]
        [/TR]
        [/TABLE]

        #802706
        Anonim


          • Hem saltanat-ı âmme-i Sübhaniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir.
          • Hem rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifâtât-ı Rahmâniyedir.
          • Hem ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazan şifre bulunan bir muhabere mecmuasıdır.
          • Hem İsm-i Âzamın muhîtinden nüzul ile Arş-ı Âzamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmet-feşan bir kitab-ı mukaddestir.
          • Ve şu sırdandır ki, Kelâmullah ünvanı, kemâl-i liyakatle Kur’ân’a verilmiş ve daima da veriliyor.

          Kur’ân’dan sonra, sair enbiyanın kütüp ve suhufları derecesi gelir. Sair nihayetsiz kelimât-ı İlâhiyenin ise, bir kısmı dahi, has bir itibarla, cüz’î bir ünvan ile, hususî bir tecellî ile, cüz’î bir isimle ve has bir rububiyetle ve mahsus bir saltanatla ve hususî bir rahmetle zahir olan ilhamat suretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvanatın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibarıyla çok muhteliftir.

          Kur’ân, asırları muhtelif bütün enbiyanın kitaplarını ve meşrepleri muhtelif bütün evliyanın risalelerini ve meslekleri muhtelif bütün asfiyanın eserlerini icmalen tazammun eden ve cihât-ı sittesi parlak ve evham ve şübehatın zulümatından musaffâ; ve nokta-i istinadı, bilyakîn vahy-i semavî ve kelâm-ı ezelî; ve

          [TABLE]
          [TR]
          [TD]Arş-ı Âzam: büyük arş; Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin tecelli ettiği yer, makam[/TD]
          [TD]asfiya: Hz. Peygambere vâris olup onun yolundan giden ilim ve takvâ sahibi insanlar[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]azamet-i haşmet: haşmetin büyüklüğü[/TD]
          [TD]beşer: insanlar; insanlık[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]bilyakîn: kuşku ve şüpheye yer bırakmayacak kesin bir şekilde[/TD]
          [TD]cihât-ı sitte: altı yön[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]cüz’î: ferdî[/TD]
          [TD]defter-i iltifâtât-ı Rahmâniye: sonsuz merhamet sahibi olan Allah’ın ihsan ve iltifatlarını içine alan defter[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]enbiya: nebiler, peygamberler[/TD]
          [TD]evham: kuruntular, şüpheler[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]evliya: veliler, Allah dostları[/TD]
          [TD]haysiyetiyle: özelliğiyle, itibarıyla[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]hayvânât: hayvanlar[/TD]
          [TD]hikmet-feşan: hikmetli, hikmet yayan[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]hususiyet: özel olma, özel oluş[/TD]
          [TD]hususî: özel[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]hutbe-i ezeliye: ezelî hutbe[/TD]
          [TD]icmalen: kısaca, özetle[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]ilhamat: ilhamlar; Allah tarafından kalbe gelen mânâlar[/TD]
          [TD]itibar: bakımından[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]kelimât-ı İlâhiye: Allah’a ait kelimeler, sözler[/TD]
          [TD]kelâm-ı ezelî: ezelî söz[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]kelâmullah: Allah’ın kelâmı, sözü[/TD]
          [TD]kemâl-i liyakat: tam lâyık olma[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]kitab-ı mukaddes: kutsal kitap[/TD]
          [TD]külliyet: kapsamlılık; bütün fertlere hitap etme[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]kütüp: kitaplar[/TD]
          [TD]mecmua: kitap[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]meşrep: hareket tarzı, metot[/TD]
          [TD]muhabere: haberleşme, konuşma[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]muhat: kuşatılmış ve kapsamına dâhil olmuş olan etraf, çevre, alan[/TD]
          [TD]muhtelif: çeşitli, farklı[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]muhît: her şeyi kapsayan ve kapsamına dahil eden[/TD]
          [TD]musaffâ: arınmış, safileşmiş[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]mükâleme: konuşma[/TD]
          [TD]nihayetsiz: sınırsız, sonsuz[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]nokta-i istinad: dayanak noktası[/TD]
          [TD]nokta-i nazar: bakış noktası, açısı[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]nüzul: inme[/TD]
          [TD]rahmet: İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]rahmet-i vâsia-i muhîta: Allah’ın her şeyi kuşatan geniş rahmeti, merhamet ve şefkati[/TD]
          [TD]risale: mektup, küçük çaplı kitap[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]rububiyet: Rablık; herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması[/TD]
          [TD]sair: diğer, başka[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]saltanat-ı âmme-i Sübhâniye: her türlü kusur ve noksandan yüce olan Allah’ın her şeye hükmeden, her şeyi kuşatan saltanatı, sınırsız egemenliği[/TD]
          [TD]suhuf: sahifeler; bâzı peygamberlere gelen kutsal sayfalar[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]tazammun etmek: içine almak[/TD]
          [TD]tecellî: yansıma, görünme[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]teftiş etmek: denetlemek[/TD]
          [TD]ulûhiyet: ilâhlık[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]vahy-i semâvî: Allah tarafından peygambere gelen vahiy[/TD]
          [TD]zulümat: karanlıklar[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]zâhir: açık, gözle görülür[/TD]
          [TD]İsm-i Âzam: Cenab-ı Hakkın bin bir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olanı[/TD]
          [/TR]
          [TR]
          [TD]şübehat: şüpheler, tereddütler[/TD]
          [/TR]
          [/TABLE]

          #802707
          Anonim


            hedefi ve gayesi bilmüşahede saadet-i ebediye; içi bilbedahe hâlis hidayet; üstü bizzarure envar-ı iman; altı biilmelyakîn delil ve burhan; sağı bittecrübe teslim-i kalb ve vicdan; solu biaynelyakîn teshir-i akıl ve iz’an; meyvesi bihakkalyakîn rahmet-i Rahmân ve dâr-ı cinân; makamı ve revacı, bi’l-hadsi’s-sadık makbul-ü melek ve ins ve cân bir kitab-ı semavîdir.

            Said Nursî

            endOfSection.gifendOfSection.gif



            [TABLE]
            [TR]
            [TD]biaynelyakîn: gözlem ve müşahedeye dayanarak, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesinlikle[/TD]
            [TD]bihakkalyakîn: bizzat yaşamak suretiyle, kuşkuya yer bırakmayacak derecede kesinlikle[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]biilmelyakîn: kesin delile dayanarak, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesinlikle[/TD]
            [TD]bilbedâhe: apaçık bir şekilde[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]bilmüşahede: gözle görülür bir şekilde[/TD]
            [TD]bittecrübe: tecrübeyle[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]bizzarure: ister istemez, zorunlu olarak[/TD]
            [TD]bi’l-hadsi’s-sâdık: doğru ve yanılmaz bir sezgi ve kavrayışla[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]burhan: güçlü ve sarsılmaz delil, kanıt[/TD]
            [TD]dâr-ı cinân: cennet yurdu[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]envar-ı iman: iman nurları[/TD]
            [TD]hidayet: doğru ve hak yol, İslâmiyet[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]hâlis: içten, katıksız, samimi[/TD]
            [TD]kitab-ı semâvî: İlâhî kitap[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]makbul-ü melek ve ins ve cân: melek, insan ve cinlerin kabul edip inandığı şey[/TD]
            [TD]rahmet-i Rahmân: rahmeti sınırsız olan Allah’ın şefkat ve merhameti[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]revac: kıymet, değer[/TD]
            [TD]saadet-i ebediye: sonu olmayan, sonsuz mutluluk[/TD]
            [/TR]
            [TR]
            [TD]teshir-i akıl ve iz’an: aklı ikna edip boyun eğdirme ve itaat ettirme[/TD]
            [TD]teslim-i kalb: kalbin teslimiyeti[/TD]
            [/TR]
            [/TABLE]

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.