- Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Ağustos 2008: 01:11 #640449
Anonim
1- Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek.
2- Kur’an’ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak.
3- Kıbleye yönelmek.
4-
Teâlâ’nın: “Kur’an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan
‘a sığın” âyeti (Nahl, 98) mûcebince Kur’an okumaya başlarken eûzü çekmek.5- Tevbe Sûresi hariç her sûrenin başında besmele çekmek.
6- Okunan Kur’an âyetlerini huşû ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek.
Teâlâ, Muhammed Sûresi’nin 24. âyetinde bu hususa işaretle meâlen:
“Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri mi kilitli?!” buyurmaktadır.7- Sesi güzelleştirmek ve Kur’an’ı tane tane okumak (Müzzemmil, âyet: 4).
8- Aceleci davranmamak.
9- Med kaidelerine uymak
11 Ağustos 2008: 01:21 #696710Anonim
Kur’ân-ı Kerim’i okuma adabıKur’ân-ı Kerim’i okuma âdâbını şöyle sıralamak mümkündür:
1- Kur’ân’ı mümkün mertebe yüzünden okumalıdır. Ezberimizde olan âyet ve sûreleri de yüzünden okumak ezbere okumaktan daha efdaldir.
Peygamber Efendimiz (asm): “Gözlerinize ibadetten nasibini veriniz” buyurmuştu. Ashab-ı Kiram:
“Gözlerin nasibi nedir yâ Resûlallah?” dediler.
Resulü (asm):“Mushaf’a bakmak, âyetleri üzerinde tefekkür etmek ve inceliklerinden ibret almaktır” buyurdu.1
2- Kur’ân-ı Kerim’i derin bir tefekkür içinde okumak ve okurken kendimizi
’a muhatap bilmek.İbn-i Mes’ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) bana hitaben:
“Bana Kur’ân oku!” buyurdu. Ben:
“Yâ Resûlallah! Kur’ân sana indirildiği halde, sana Kur’ân’ı ben mi okuyacağım?” dedim.
Resûlü (asm):“Ben Kur’ân’ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim” buyurdu. Bunun üzerine, Resûl-i Ekrem’e (asm) Nisâ Sûresi’nden okumaya başladım. Nihâyet; “Her ümmetten birer şâhit getirdiğimiz ve ey Muhammed, onların üzerlerine de seni şâhit olarak getirdiğimiz zaman onların hâli nice olur?”2 âyetine geldiğimde, Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):
“Şimdilik yeter!” buyurdu. Dönüp baktığımda, bir de ne göreyim, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (asm) iki gözünden yaşlar akıyordu.3
3-Kur’ân’ı huşû ve ürperti içinde okumak, dinlemek ve onu anlamak için susarak tüm dikkatlerimizi ona vermek. Cenâb-ı Hak: “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız”4 buyurur.
4- Kur’ân’ı abdestli olarak okumak.
5- Kur’ân’ı sesli veya sessiz okuyabiliriz; ama onu muhakkak dilimizle okumalıyız. Yalnız göz ile takip etmek tam bir okuma sayılmaz. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) Kur’ân’ı bazen yüksek sesle, bazen de kısık sesle okurdu. 5
6- Kur’ân’ı, gereği ile amel etmek için okumak. Peygamber Efendimiz’in (asm); “Onlar Kur’ân okurlar; fakat okudukları boğazlarından aşağıya geçmez”6 sözündeki sitemden kaçmalıdır.
7- Kur’ân’ı isteyerek ve sırf
rızâsı için okumak. Usanıncaya kadar okumaktan kaçınmalı; yorulduğunda dinlenmeli, sonra tekrar okumalıdır. Peygamber Efendimiz (asm) “Kur’ân ile kalpleriniz birleştikçe onu okuyunuz. Kalben ondan ayrıldığınızda (yorulduğunuzda) okumayı bırakınız”7 buyurmuştur.8- Kur’ân’ı ücretle okumamalı ve ücretle okutmamalıdır. Peygamber Efendimiz (asm): “Kur’ân’ı okuyunuz ve onu menfaat vesilesi yapmayınız”8 buyurmuştur.
9- Kur’ân’ı mümkün mertebe güzel sesle okumalıdır. Peygamber Efendimiz (asm): “Kur’ân’ı sesinizle süsleyiniz”9 buyurmuştur.
10- Kur’ân’dan ezberimizde bulunan âyet ve sûreleri unutmamak için belirli aralıklarla tekrar etmeyi ihmal etmemeliyiz.
Özetlemek gerekirse; Kur’ân’a hiçbir yöneliş ve hiçbir teveccüh istifâdesiz ve feyizsiz kalmaz. Yeter ki, okuduğumuz Kur’ân olsun! Fakat en istifâdeli ve en feyizli okuyuş, mümkün olan bütün duygularımıza âdetâ emzirerek okumaktır. Hem göz ile, hem dil ile, hem işiterek, hem dokunarak, hem tefekkür ederek, hem düşünerek, hem ibret alarak, hem
’ın huzurunda olduğumuzun idrâkiyle
’ın vahyine kendimizi muhatap bilerek, hem korkarak, hem ümit duyarak, hem zevkle, hem haşyetle, hem huşû ile; Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, okuduğumuz satırların Peygamber Efendimiz’in (asm) mübârek dudaklarından çıktığını işitircesine; yahut Hazret-i Cebrâil’in (as)
Resûlüne (asm) tebliğ edişini duyarcasına; veya
’ın (cc) Hazret-i Cebrâil’e (as) tâlim edişini hissedercesine okumak veya dinlemek hiç şüphesiz istifâdeyi ve feyzi artıracak okuyuş ve duyuş halleridir.10Cenâb-ı Hak içinde bulunduğumuz aylarda yeryüzüne indirdiği sonsuz rahmet hürmetine, cümle ehl-i îmânın ve bizim Kur’ân’ın feyzinden ve istifâdesinden hissemizi ziyâde kılsın. Âmin.
Dipnot:
1- Umdetü’l-Kârî, 9/336;
2- Nisâ Sûresi, 4/41;
3- R. Sâlihîn, 1005;
4- A’râf Sûresi, 7/204;
5- Ebû Dâvûd, 1/305;
6- Buhârî, 6/115;
7- Buhârî, 6/114;
8- Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/428;
9- Nesâî, 2/139;
10- Mesnevî-i Nûriye, s. 120
14 Ağustos 2008: 20:24 #697268Anonim
Ayetlerin necm-i sâkıp olduğunu görmek için, karanlığı tam hissetmek gerek. Bunun da iki yolu var: (i) hayal, (ii) hissiyatın, şefkatin istimali…
Kur’ân’a tam muhatap olabilmek için, Kur’ân’ın i’cazını kavramak lâzım. Kur’ân’ın mu’ciz bir söz olduğunu anlarsak, nefsin elinde koz kalmaz.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.