• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #667528
    Anonim

      Selamun Aleykum muhterem müslümanlar;

      HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ CENABI ALLAHIN İLK EMRİ NEDEN OKU(İKRA ) OLDUĞUNU?

      Ünüversite yıllarımda bir grup müslüman arkadaşımla beraber bir araştırma ya karar vermiştik..İnancına güvendiğimiz Tıp bilim adamları ve hocalarına baş vurmuştuk..Konu NAMAZ KILAN VE KURANI KERİM OKUYAN İNSANLARIN diğer insanlara göre vücüdlarındaki faydaları nelerdir acaba ?

      Evet elimize oldukça ilginç sonuçlar geçmişti ..Bir kısmını buraya aktarmak istedim.. (Kuran şifadır ) ayeti celilesinin realitesini bir daha gündeme getirmek için;

      ve bir grup hastamız üzerinde yaptığımız istatiksel sonuçlar bizi bir kez daha KUR’ANA ve NAMAZA hayran bırakmıştı ..;

      buyrun efendim;

      Vücuttaki bir çok organ, anne karnında son şeklini almış olmasına rağmen beyinin organik ve fonksiyonel gelişimi doğumdan sonra da devam ediyor. Buna bağlı olarak da zeka hızlı bir gelişme gösteriyor. “Bu hızlı gelişme 13-15 yaşına gelinceye kadar aynı şekilde sürer. 18 yaşına kadar zeka gelişimi yavaş da olsa sürer. Bu yaştan sonra ise 20’li yaşların başına kadar aynı kalır. 20-25 yaşlarından sonra da siniri hücrelerin her gün bir mitar ölerek kaybıyla birlikte zekada da gerileme başlar.” deniliyor kitapta.

      İŞTE TAM BURADA KENDİ ARAŞTIRMAMIZ;25 YAŞINDAN SONRA BEYİN HÜCRELERİ ÖLMEYE BAŞLAR ZAMANLA..

      SIKI DURUN ;BU ÖLÜMÜ DURDURAN VE BEYNİN HÜCRELERİNİ TEKRARDAN YENİLEYEN KURANI KERİM OKUMAK…..

      Okuma eyleminin beynin kan akımı üzerindeki olumlu etkileri, beyin dokusu için yeri başka bir şeyle doldurulamayacak derecede önem arz ediyor. Bu gerçek, ileri görüntüleme metotlarıyla da ispat edilmiş: “Beyin kabuğunda birbirinden ayrı 250 kadar segmentte, aynı anda kan akımı kayıt eden bir yöntemde, ‘radyoaktif ksenon’ maddesi ‘karotis’ atar damarı içine enjekte edilir. Daha sonra her beyin kabuğu bölgesinin radyoaktivitesi kaydedilir. Bu teknikle yerel nöronal aktivitedeki değişimlere cevap olarak beynin her segmentinde kan akımının saniyeler içinde değiştiği saptanır. Kitap okuma sırasında oksipital kortekste ve temporal korteksin lisan algılama alanlarında kan akımının arttığı tespit edilmiştir.”


      Bilim, okumanın beyini etkilerini keşif için büyük çaba sarfediyor. Gün geçmiyor ki okumanın beyine ve psikolojiye olumlu etkisi keşfedilmemiş olsun: “Beyindeki kan akımı ve glikoz metabolizmasını gösteren bir yöntem olarak PET Yöntemi’yle de bu durum ispat edilmiştir. Okuma, konuşma ve düşünmeyi içeren mental aktivitenin eşlik ettiği serebral kan akımı ve glikoz metabolizmasındaki lokal değişiklikleri gösteren bu yöntemde; okurken, başın arka kısmında (oxipitalde) bir alan, düşünürken ön frontal kısımda, aktif konuşma esnasında ise orta kısımda bir alanda artış olduğu tespit edilmiştir.
      Her düşünce, ‘beyin kabuğu’nun bir çok bölümünde talamusta, limbik sistemde ve beyin sapının retiküler formasyonunda eşzamanlı sinyaller oluşmasına yol açar.”

      Yaşlılık, bir sosyal olay. Bu nedenle yaşlılığın başlangıç çizgisi toplumdan topluma değişiyor. Araştırmalar, 50 yaş ve daha sonrası için zihni fonksiyonların önemli derecede azaldığını gösteriyor. Dolayısıyla yaşlılık sınırı, bazı toplumlarda 50, bazılarında 60 ve bazı toplumlarda da 80-90 yaş olarak belirleniyor. Tıp camiası genel olarak 50-65 yaş arasında kognitif (zihni) fonksiyonların hızlı değişimini göz önüne alarak 65 yaşı yaşlanma için kabul edilebilir sınır olarak belirliyor.

      Yaşın ilerlemesiyle insanda hem fiziksel olarak hem de sinir sisteminde dönüşü olmayan değişiklikler meydana geliyor. Yaşlılıkta zihni melekeler zayıflamakta ve işlevlerinde gerilemeler gözlemlenmektedir. Örneğin hafıza, daha genç yaş gruplarına oranla zayıflamaktadır:

      “Kopleks materyalin hatırlanmasında, benzer bilgilerden yararlanarak hatırlamada ve şekil belleğinde etkilenmeler görülmektedir. Dikkat ve kişinin kendini, bulunduğu yeri ve zamanı bilmesi anlamında olan oryantasyon’da zayıflama meydana geliyor. Hafıza bozukluğu, öğrenim durumuyla yakın ilişki gösteriyor ve eğitim süresi arttıkça bu fonksiyonların daha az etkilendiği görülüyor. Dolayısıyla düşük seviyeli eğitim ve meslekler kognitif (zihni) bozulmaların ortaya çıkması açısından risk faktörü oluşturuyor

      Her insan 20 yaşından itibaren günlük 50 binlerin üzerindeki sinir hücresi kayıpların önüne geçmek ya da sinir hücrelerinin ölümünü azaltmak ancak okumakla mümkündür. ‘Oku’ emriyle indirilmeye başlanan Kur’an-ı Kerim’in şifa oluş mucizesinin ilk tecellisi de bu olsa gerek.

      NAMAZA GELİRSEK;

      Bizzat kendi araştırmamız;

      50 hasta üzerinde yaptığımız bir araştırma;

      namaz kılan insnalar kılmayanlara göre daha geç bunuyor..çünkü her secdeye eğildiğinde insan beyine yeniden kan ve oksijen gidiyor..buda beyin noronlarını tazeliyor..ve namaz beynin tüm fonksiyonlarını harekete geçiriyor…

      selametle………………………

      #784877
      Anonim

        Allah razı olsun kardeş çok güzel bilgiler bunlar.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.