- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Mayıs 2011: 08:39 #671115
Anonim
[FONT=verdana,sans-serif]
İyilik ve vefanın unutulduğu günümüzde, umarım çevremizde iyilik ve vefa hep var olur.[/FONT]KURT,KISRAK,KÖPEK ve TİLKİ[FONT=verdana,sans-serif]Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır.Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcılardan da bir türlü kurtulamamktadır.Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar.Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir.Kurt, adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar.[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]‘Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler.
‘ Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar,kurda içine girmesini söyler.
Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar.Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar,köylü ‘görmedim’ der ve avcılar uzaklaşır. Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.
‘Çok teşekkür ederim’ der kurt, ‘Bana büyük bir iyilik yaptın’
‘Önemli değil’ der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar.
‘Bir dakika’ diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum,çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok.’ Köylü şaşırır:
‘Olur mu, ben senin hayatını kurtardım.’
‘Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutula bir şey yoktur’ der kurt.
‘Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım. Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar.
‘ Ne vefası ‘ der kısrak, ‘Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar
doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya koydu…
‘ Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar.[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]‘Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim’ der köpek, ‘
Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur…’ Kurt köylüye döner,
‘İşte gördün’ der. Köylü de son bir çabayla ‘Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye’ diye cevap verir.
Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar.
Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir.
‘Her şeyi anladım da’ der tilki ‘Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?
‘ Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar:
‘Gözümle görmeden inanmam…
‘ İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.
Köylü eline bir taş alır ve ‘Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık’ diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner [/FONT]
SADECE VE SADECE DÜŞMANLARIMIZA KARŞI… ‘Haklıymışsın Kurt,Yapılan İyilikten Daha Çabuk Unutulan Bir Şey Yokmuş…’ -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.