- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
27 Şubat 2010: 00:11 #661150
Anonim

ZULÜM VADİSİ FİLİSTİN
ANLATAMADIK!
Ne yaptık, ne ettik ama bir türlü anlatamadık. Ya da onlar anlamadılar. Dünya’nın yaşanılası bir dünya olabilmesi için savaşlar mı yapmadık? Kanlarımızı mı dökmedik? Bunları anlatan filmler, belgeseller mi hazırlamadık? Ama olmadı, bir türlü anlatamadık işte. Önce kitaplardan öğrendik şanlı tarihimizin bize vaat ettiklerini. Sonra belgeseller çekilmeye başlandı. Ve ardında da zulmün bitmesi ve tek derdi özgürlük olan Türkü’yle Kürt’üyle Anadolu halkının barış adına; İzmir’de, Maraş’ta, Çanakkale’de ve yurdun dört bir yanında bir an bile tereddüt etmeden canlarını feda ettiğini anlatan filmleri izledik. Şimdilerde de daha çekimlerine dahi başlanılmamış fakat ödül üzerine ödül alan filmlerden daha çok konuşulan bir film var karşımızda: Pana Film tarafından hazırlanan bu filmin adı: “KURTLAR VADİSİ FİLİSTİN”. Kardeş Filistin. Bir zamanlar bizim diyarımız olan Filistin.
Filistin’de yaşanılan zulmün bitmesi ve artık Filistin’inde özgürlüğüne kavuşması için hazırlanan filmin, çok ses getireceğini düşünen Pana Film şu an senaryoyu hazırlamakla meşgul. Hâlbuki zulmün senaryosu olmaz. Kendi ülkemizin çok yakın tarihine bile baksa Pana Film, çok rahatça senaryoyu yazabilirdi. Senaryonun kurgusu zulüm olunca, Pana Film’in payına da yalnızca yazmak düşerdi. Ki sanıyorum öyle yapacaktır.
Ama biz senaryoyu biliyoruz. Haçlı seferlerini çok iyi hatırlıyoruz millet olarak. Hak-batıl mücadelesinin senaryosunun Hz. Âdem’e kadar uzandığını da biliyoruz. O gün Hz. Âdem’in karşısında Şeytan vardı, bugün Filistin’in karşısında insan suretli kurtlar, çakallar var. Filmin ismi de oradan geliyor zaten. Bu emsali tarihte çokça görülmüş mahlûklar, hayvansı duygularına hâkim olamamış ve Filistin halkının üzerine, aç köpeklerin kemik üzerine üşüştüğü gibi üşüşmüşlerdir. Kardeş Filistin halkı ise çaresiz!
Kimileri, filmin senaryosunu Filistin halkından esinlenen Pana Filmin, filmden elde edilecek gelirin, açlık ve İsrail’le mücadele eden Filistin halkına bağışlanmasını istiyor. Hatta bunun için destek amaçlı binlerce kişinin bir olarak internette bir site kurduğunu da öğrendik görsel medyadan. Ah yine para! Ne kadar da merhametliyiz doğrusu. Hiç kendimizi düşünmüyoruz. Bir şey olmaz, onlar zor durumda diye diye yedik kendimizi.
Evet, onlar zor durumda. Belki paraları olsaydı; başı gövdesinden ayrılan kundaktaki bebeklerin 7’sini, 30’unu ya da 40′ını okutabilecekti aileleri öyle değil mi? Ya da bölgenin en iyi en güzel sesli hocalarını getirtip, ölülerinin arkasından şöyle şaşaalı bir mevlit okutabilirlerdi. Babalar çocuklarını özel okula gönderebilirdi belki de. Belki de gençler işsizlik diye tutturmaz, genç kızlar hangi elbise daha ucuzdur diye ayrım yapmaksızın, modayı takip ederek, İsrail’in ürettiği en pahalı en güzel elbiseyi giyebilirdi öyle değil mi?
MAALESEF! Maalesef öyle değil. Gidin bir de onlardan dinleyin bakalım isteklerini. Çocuğunu özel okullarda okutmak isteyen baba bulamazsınız orada. Cep telefonundan bilgisayarına kadar her şeyi olduğu halde hayattan zevk almadığını söyleyen delikanlı ya da modası geçti diye daha yeni aldığı kırmızı ayakkabıyı çöpe atan genç kızlarda bulamazsınız oralarda. Çünkü oralarda ölüm size bir nefes uzaklıkta bulunuyor. Sadece bir nefes! Anne evladını sokağa yolladığında ”bir daha döner misin bilmem? Hadi Allah’a emanet ol yavrum” duygusuyla yolluyor. Son görüş, son nefes gibi yani.
Dünya’dan zevk almadığını söyleyen zavallılar. İşte size fırsat: Gidin, evi harabeye çevrilmiş, dünyası yıkılmış, gözlerinin önünde evladının öldürüldüğünü gören annenin gözyaşından bakın bir de dünyaya. O gözyaşı size dünyanın ne olduğunu anlatacaktır. Para, mal, mülk hiçbir şey ifade etmiyor ki onlar için. Peki, Filistin halkı nasıl bir halk? Dünya’da paradan, maldan, mülkten daha önemli bir şey mi var? Yani bu Filistin halkı ne istiyor? Diye sorabilirsiniz. Evet, Filistin çaresiz! Evet, Filistin aç! Ama para istemiyor Filistin. Peki, ne istiyor? Filistin yaşamak istiyor. Tıpkı bizim gibi. Tıpkı diğer insanlar gibi. Rahatça nefes almak istiyorlar. Ne para, ne mal ne de mülk. Onlar sadece esaretten kurtulup, özgürce yaşamak istiyorlar. Yani aldıkları nefesin hesabını hiç bir kula vermek istemiyorlar.
Esaretlik zordur. Boğazınıza bir şeyler düğümlenir. Sıkar sizi. Meydan okumaya çalışır, çırpınırsınız. Ama nafiledir. Yorulduğunuzla kalırsınız. Çıldırırsınız. Gözyaşınız biter, kan ağlar gözleriniz. Dayanamazsınız. Sonra yetmezmiş gibi bunları yaptığınız için terörist olursunuz. Sonra Pana Film size yardım etse ne olur, etmese ne olur. Bu müebbet yemiş bir tutukluya piyangodan milyonlar çıkması gibi bir şey olsa gerek.
Pana Film’in hazırladığı kurtlar vadisi Irak’la başlayan zulüm serüveni, Filistin’le devam ediyor. Yarın Kurtlar Vadisi Afganistan, Pakistan, Suriye de olabilir. Ama bir gün Kurtlar Vadisi Türkiye diye Türkiye’nin esaretten kurtulması için bir film çekilse, işte o zaman yazıklar olsun bize. Yazıklar olsun ki; Ok’un bir gün bize de yöneleceğini bildiğimiz halde hala nefesimizi boşa harcıyoruz. O gün, o filmi hangi kardeş ülke bizim için çeker bilmem ama filmden kazanılacak paraları bize bağışlasa iyi olur. Çünkü biz ölürüz yine de konforumuzdan vazgeçmeyiz. Çünkü öyle aç, susuz, modasız, arabasız, yatsız, katsız kalamayız yani öyle değil mi?
MURAT YÜREK İslami Haber
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.