• Bu konu 4 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #671739
    Anonim
      b424.gif



      Yol ikidir:Ya sükut etmektir; çünkü söylenilen her sözün doğru olması lazımdır…Veya sıdktır; çünkü İslamiyetin esası, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]

      • İmanın hassası, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Bütün kemalata isal edici, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Ahlak-ı aliyenin hayatı, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Terakkiyatın mihveri sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Alem-i İslamın nizamı, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Nev-i beşeri kabe-i kemalata isal eden sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Ashab-ı Kiramı bütün insanlara tefevvuk ettiren, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      • Muhammed-i Haşimi Aleyhissalatü Vesselamı meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran, sıdktır[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] (İşaratül-İcaz[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] s, 93)


      Bediüzzaman Said Nursi


      [NOT]SÖZLÜK
      SÜKÛT : Suskunluk, sessizlik[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      SIDK : Doğruluk[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      HÂSSA : Birşeye mahsus özellik, tesir, his, duygu[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      KEMÂLÂT : Olgunluklar, mükemmellikler, faziletler[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      ÎSÂL : Ulaştırma[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      AHLÂK-I ÂLİYE : Yüksek, üstün ahlâk[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      TERAKKİYÂT : Yükselişler, ilerlemeler[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      MİHVER : Yörünge[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] Eksen[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] Arzın dönmesiyle çizdiği hayâli hat[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      NİZÂM : Düzen, ölçü, kaide; usûl ve esasdaki uyumluluk[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      NEV’-İ BEŞER : İnsanlar, beşer nev’i[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      KÂBE-İ KEMÂLÂT : Güzel huyların hedefi ve merkezi[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      ASHÂB-I KİRAM : Hz[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] Muhammedin (A[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]S[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]M[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]) Ashabı, sahabeleri[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      TEFEVVUK : Üstünlük, üstün olma, üstün gelme[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]
      MERÂTİB : Mertebeler, dereceler[/NOT][IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG]

      Anladiklarimizi Paylasalim….


      Konuyu anlamaya yardimci sorular :

      1/ Bir musluman gunde kaç defa dogruluk için söz verir?
      2/dogruluk nasil bir insani butun insanlarin uzerine cikartabilir?
      3/Hadis rivayetleri hangi sartlarda yapilmistir?
      4/Tebligde bulunan siddik olmazsa sözüne ne kadar inanilir?
      5/Dogruluk sadece sözlemi olur?

      #792381
      Anonim

        1 kere verebilir değişir tabikide doğruluk doğru olduğundan herkesten en üstün sen olursun çünki doğru hak yolda giden insanı allah c. C. Sever ve ona yardım eder her zaman her daim birde hadis rivayetleri çok sert şartlar altında bazıları belki biraz daha sert şartlarda olanakların çok kıssıtlı olDuğu zamanlarda yapılmıştır ayrıca sıddık olmazsa doğruluk olmazsa o kişiye kimse inanmaz hep yalandır dedikleri çünki…hayır doğruluk her zamana göre değişir kimi zaman davranışla kimi zaman sözle kimi zamanda bilfiil bir şeyin doğrusunu iyisini yapmakla olur diye düşünüyorum ayrıca hak yolda doğru yolda ilerlemekde çok sevaptır……..doğru olanlar her zaman örnek teşkil eden kişilerdir…İNSANLARDIR……….örnek peygamberimizdir..hz. Muhammed s.a. V. Bizde onu örnek alıp kendimize onun hayatını uygulayabildiysek ne mutlu ozaman bizlere……..diye düşünüyorum….doğruluk bir kişiye her zaman iyiyi göstermektir……….selametle …ve dua ile……..en derin saygılarımla…….

        #792794
        Anonim

          1/ Bir musluman gunde kaç defa dogruluk için söz verir?

          Günde bes vakit her Musluman 40 defa İhdinas sırâtel mustakîm diyor yani Bizi dogru yola ilet, Sana dogru varan yola ilet diye duada bulunuyor.

          Insan konustugu zaman ya dogru konusacak yada susacaktir. Cunku islamiyetin esasi dogruluktur. Peygamberlerin sahip oldugu vasiflarin en basinda gelir siddiklik


          Hutbei Samiye Risalesinde , Ustad buyuruyorki:

          “”Bütün hayatımdaki tahkikatımla (arastirmalarimda) ve hayat-ı içtimaiyenin çalkamasıyla hülâsa ve zübdesi bana katî bildirmiş ki:

          Sıdk(dogruluk) , İslamiyetin üssü’i-esasıdır (en temel prensibi) ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır (birlestirici bagidir) ve hissiyat-ı ulviyesinin mîzacıdır

          Öyle ise, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip, onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz

          Evet, sıdk ve doğruluk, İslamiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir(hayat dugumudur);

          riyakarlık fiilî bir nevî yalancılıktır,

          dalkavukluk ve tasannu(yapmacik davranislar) alçakça bir yalancılıktır,

          nifak ve münafıklık muzır bir yalancılıktır

          Yalancılık ise, Sani-i Zülcelalin kudretine iftira etmektir

          Küfür, bütün envaıyla (her cesidiyle) kizbdir, yalancılıktır; îman sıdktır, doğruluktur

          Bu sırra binaen, kizb ve sıdkın ortasında hadsiz bir mesafe var; şark ve garp kadar birbirinden uzak olmak lazım geliyor Nar ve nur gibi birbirine girmemek lazım Halbuki, gaddar siyaset ve zalim propaganda, birbirine karıştırmış; beşerin kemalatını da karıştırmış

          Ey bu Cami-i Emevîdeki kardeşlerim ve kırk-elli sene sonra alem-i İslam mescid-i kebîrindeki dört yüz milyon ehl-i îman olan ihvanımız! Necat yalnız sıdkla, doğrulukla olur Urvetü’i-vüska, sıdktır; yani, en muhkem ve onunla bağlanacak zincir, doğrulukturAmma, maslahat için kizb ise, zaman onu neshetmiştir””


          Iman etmek demek dogruyu haykirmaktir. Cunku gerceklerin en gercegi Allahtan baska ilah olmayisidir. O’nun tek olmasidir. Essiz ve benzersiz olmasidir. Butun kainatin ve icindekilerin Maliki olmasidir.

          Inkar ise yalanciligin ta kendisidir. Mülkü sahibinden alip baskasina isnad etmektir. Buda hem yalandir, hemde zulumdur.

          #792795
          Anonim

            Biz, rûhumuzla, canımızla, vicdanımızla, fikrimizle ve bütün kuvvetimizle demeliyiz ki, “Biz ölsek, milletimiz olan İslamiyet hayydır, ilelebed bakîdir

            Milletim sağ olsun; sevab-ı uhrevî bana kafidir, milletin hayatındaki hayat-ı maneviyem beni yaşattırır, alem-i ulvîde beni mütelezziz eder (Ölüm, Nevruz Bayramı günümüzdür) deyip, nûrun ve hamiyetin nurlu rehberlerini kendimize rehber etmeliyiz

            Sual: “Her şeyden evvel bize lazım olan nedir?”
            Cevap: Doğruluk

            Sual: “Daha?”
            Cevap: Yalan söylememek

            Sual: “Sonra?”
            Cevap: Sıdk, sadakat, ihlas, sebat, tesanüddür

            Sual: “Neden?”
            Cevap: Küfrün mahiyeti yalandır İmanın mahiyeti sıdktır Şu bürhan kafi değil midir ki, hayatımızın bekası îmanın ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır

            Tarihçe s:77

            #792966
            Anonim

              1/ Bir musluman gunde kaç defa dogruluk için söz verir?


              Sıdk: “Sözün öze ve kendisinden haber verilen şeye mutabakatı” diye tarif edilmiştirİmam Kuşeyrî risalesinde, Sıdk: “Ferdin amel ve davranış bütünlüğünü koruyup, tehlike anında yalanla kurtulması söz konusu olduğu yerlerde bile gizli-açık, iç ve dış ayrılığına düşmemesi, düşünce ve davranış mutabakatını yakalayabilmek için halden hale girmesi ve kıvrım kıvrım kıvranmasıdır ki: Hz Cüneyd (raleyh): “Sadık kimse günde kırk defa halden hale döner durur; mürai ise, kırk sene ıstırapsız olduğu yerde kalır” der Sıdk ehli kimseye sâdık denir

              Sıdk sadece sözde olmaz; niyet, irade, azim ve amelde de olur İnsanın davranışlarında, azminde, ameli ve muamelelerinde, bütün kabiliyetlerini doğruluğa yönlendirmesidir sıdk

              Kendisinden hep sıdk sadır olan kimseye ise “sıddîk” denir Nübüvvet makamından sonra gelen en yüksek makam “sıddıkıyet” makamıdır ki onun zirvesinde Hz Ebu Bekir (ra Efendimiz vardır Cenâb-ı Hakk (cc) Kur’an’da onun hakkında: “Doğruyu (Kur’an’ı) tasdik edenler var ya, işte kötülüklerden sakınan onlardır”(1) buyurmaktadırCenâb-ı Hakk (cc) Kur’an’da, sıdkı, peygamber vasfı olarak bizlere beyan etmektedir ki: “O yüce kitapta olanlar arasında İbrahim’i hatırla ki, o sıddîk bir nebiydi”(2) buyurmaktadır
              1 ez-Zümer, 39/33
              2Meryem, 19/41
              #792968
              Anonim

                5/Dogruluk sadece sözlemi olur?


                Ahde Vefa ve Doğruluk

                Ahde vefa, verdiği sözü yerine getirmek, anlaşmalarına bağlı kalmak ve sözünden caymamaktır.
                Doğruluk, doğruyu konuşmak, ilişkilerinde ve alışverişlerinde dürüst olmak, kimseyi aldatmamaktır.
                Verilen sözü yerine getirmek ve dürüst olmak Allah’ın emri, müslümanlığın alâmeti, insanlığın gerekçesidir. Vâadinden cayan ve sözleri yalan olan kimse Allah’a âsi olur, müslümanlığına gölge düşürür, insanlığına ihanet etmiş olur ve münâfıklar grubuna girer, öbür dünyada münâfıklarla birlikte azap görür. Çünkü Allah Teâlâ:
                “… Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir”1 buyurmuş, Hz. Peygamber (s.a.) de:
                “Münâfıkın alâmeti üçtür: “Konuşunca yalan söyler, söz verir yerine getirmez, emanete hıyanet eder”2 buyurmuştur.
                Gerçek dindarlık ve hakiki müslümanlık, Allah’ın ve Peygamberin emirlerini yerine getirmek, yasakladıklarından kaçınmaktır. Bunu yapmayanların, kimliğinde müslüman yazması ve müslüman görünmesi kendilerini sorumluluktan kurtarmaz. Tıpkı sanatını yapmayan sanatkârın, sanatkâr oluşu karnını doyurmadığı gibi.
                Atalarımız: “Var ikrar verme, öl, ikrarından dönme” demişler. İnsan ya söz vermemeli, vermişse mutlaka sözünü yerine getirmelidir. Böyle yapmazsa, güven ve saygınlığını yitirir. İnsanlar ona ne güvenir, ne sözlerine inanır, ne de saygı gösterirler. Toplum içinde sevilmeyen biri olur. Sade insanlar mı? Sözünde durmayanı Allah da sevmez. Allah’ın sevmediği kimselerin ise, dostu şeytan, gideceği yer cehennem’dir. Allah bizleri döneklikten korusun…
                Sözünde durmamak, beraberinde yalancılığı da getirir. Yalan söylemeye alışık olmayan kimse “yalancı çıkarım” diye yapamayacağı bir şeyi vaadetmez. Verdiği sözü de mutlaka yerine getirir. Çünkü yalancılığın çok kötü olduğunu, yalancının mumunun yatsıya kadar yandığını bilir.
                Doğruluk dost kapısıdır, yalancılık baş belasıdır. Doğruluk insana dost kazandırır, yalancılık ise başına bin türlü bela getirir. Yalancının sözüne kimse inanmaz. “Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış” sözünü boşuna mı söylemişler?
                Doğruluk insanı Cennet’e götürür, yalancılık ise Cehennem’e sürükler. Bunu ben söylemiyorum. Peygamberimiz söylüyor. Çünkü Resûlullah (s.a.):
                “Doğruluk insanı iyiliklere götürür, iyilikler de Cennet’e götürür. Kişi doğru söyleye söyleye, doğruluk yapa yapa Allah katında (Levhi mahfuza) “Sıddîyk”= çok doğru olarak yazılır. Yalancılık ise insanı kötülüklere götürür, kötülükler de Cehennem’e sürükler. İnsan yalan söyleye söyleye Allah katında “Kezzab= çok yalancı” olarak yazılır.”3
                Kimileri de -kendileri yalan söylemediği halde- yalancıların kurbanı olur, günaha girer. Nasıl mı derseniz, açıklayayım:
                Kendisi bilerek yalan söylemez. Ama doğru mu, yanlış mı, gerçek mi, uydurma mı olduğunu düşünmeden ve araştırmadan her duyduğunu söyler, dinlediklerini başkalarına anlatır. Şayet bunlar yalan ve uydurma ise kendisi de yalana ortak olur, günaha girer. İşte önemsenmeyen bu tehlikeye karşı ümmetini uyaran Hz. Peygamber (s.a.): “Günahı olmasa bile, günaha girip azap görmesi için insana her duyduğunu söylemesi yeter” buyurmuştur.4 Hele peygamberimizin adına söylenmiş uydurma hadis olursa.. Duyduklarımıza ve söylediklerimize karşı duyarlı olmamız için bizi uyaran Peygamberimiz (s.a.): “Benim adıma yalan hadis uyduran kimse Cehennem’deki yerine hazırlansın” 5 buyurmuştur.
                Özellikle, yalancıların, yalan sözlerin ve uydurma hurâfelerin yaygın olduğu zamanımızda dilimize sahip olmalıyız, yalan söylememeye dikkat etmeliyiz. Duyduklarımıza ve dinlediklerimize karşı çok dikkatli, uyanık ve duyarlı olmalıyız, doğru olduğunu bilmediğimiz şeylere hemen inanmamalıyız ve doğruyu konuşmalıyız.
                Yalancılığı ve doğruluğu sadece konuşmalarda ve sözlerde aramamalı.
                Kimileri ilişkileriyle, alışverişleriyle ve davranışlarıyla öyle yalan söyler ki, karşısındakilerine zarar ziyan verirler:
                Süte su katar, süt diye suyu satar. Bir teneke suya bir avuç limon tuzu, bir kaşık sarı boya ve birkaç damla limon esansı kor, şeker de ilave eder, vatandaşa limonata diye satar. Bu davranışıyla söylediği yalanla sözde limonatayı içenlerin hem hak etmediği parasını alır, haramdan kazanır, hem midelerini harab eder, hem de sattığı her müşteriye yalan söylemiş olur.
                Karabibere kömür tozu ve kırmızı bibere öğütülmüş kiremit katanlar, salça yaparken domatesin arda kalan posasını -kırmızı boya ilave ederek- öğütüp biber diye satanlar v.b. Bu gayri meşru kanunsuz davranışlarıyla yalan söylüyorlar. Çok dikkatli ve uyanık olmalıyız, bu gibi yalancı dolandırıcıların ağına düşmemeliyiz. Yemek ve içmek için satın aldıklarımızın ne olduğunu, nelerden ve nasıl yapıldığını bilmiyorsak almamalıyız. Ya da aldığımız firma ve şahıslar güvenilir yerler ve inanılır kimseler olmalı. Yoksa paramızı verir hastalık alırız. Sonra da doktora ve ilaca para yetiştiremeyiz.
                Çok dikkatli olalım, yalancılardan ve yalancılıktan Allah’a sığınalım. Yüce Allah’ın: “Ey iman eden müslümanlar! Allah’a âsi olmaktan ve sizi günaha sokucu davranışlardan kaçının, doğru ve dürüst kimselerle olun” 6 âyetini ömür boyu uygulayalım, yalancı sahtekârlardan uzak duralım. Çünkü Peygamberimiz (s.a.): “Kişi sevdiği kimselerin dini ve inancı üzerinedir. Her biriniz baksın ve dikkat etsin. Kimlerle dost ve arkadaş oluyor” buyurmuştur.7 Her zaman ve her yerde iyilerle olalım, kötülere yaklaşmayalım ki, kötülükten korunalım, iyi insan olalım.. Rabbim! Bizleri bütün yanlış ve zararlı davranışlardan, yalandan ve ahde vefasızlıktan yüce divanına ak yüzle tertemiz çıkmamızı nasib etsin…

                Dipnotlar: 1- İsrâ sûresi: 17/34 2- Buhârî, Müslîm 3- Buhârî, Müslîm; Riyazü’s-salihîn, s. 544. 4- Ebû Dâvud, Müslîm, hadis kitabının mukaddimesinde. 5- Buhârî. 6- Tevbe sûresi: 119 7- Ebû Dâvud, Tirmîzî, Beyhaki, Ebû Hureyre’den.
                Altınoluk dergisi

              6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.