• Bu konu 15 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
  • Yazar
    Yazılar
  • #809684
    Anonim

      İslâm mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli harb-i umumîden,..” ifadesini nasıl anlayacağız; neden İkinci Dünya Savaşı İslam mukadderatıyla alakadardır?

      “Küre-i arzı herc ü merce getiren ve İslâm mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli Harb-i Umumîden elli gündür (şimdi yedi seneden geçti aynı hâl) hiç sormuyorsun ve merak etmiyorsun…”(1)

      .

      Bu sorunuza iki şekilde cevap verebiliriz: Birisi, İkinci Dünya Savaşı’nda belki Müslüman bir ülke bulunmadı, lakin onun etkisi ve sıkıntısı bütün dünyayı sardı ve herkesi etkiledi. Bu cihetle bu savaş Müslümanların da mukadderatı sayılır.

      İkincisi, alem-i İslam özellikle de Türkiye bu savaşın içine her an çekilmek istendi, ama kader muhafaza etti. Bu cihetle de İslam alemi diken üstünde oldu. Bu da bir cihetle İslam mukadderatı sayılır.

      Savaşa girilse idi İslam alemi bundan en büyük zararı görecek taraf olacaktı. Zira yeni harpten çıkmış, bu yüzden yorgun ve bitkin, işgaller görmüş bir haldeydi.

      #809696
      Anonim

        Kırk kişiden bir kaç kişinin kurtulduğu yazılıyor Risalelerde. Ancak başka bir yerde de “Bu zamanda büyük günahları terk eden ve farzları yapan kurtulur.” deniyor; tezat yok mu?

        Bu hususu iki cihetten ele alabiliriz. Birisi, farzları yapıp, büyük günahları işlemeyenlerin kurtulmasında imanla kabre girmek zımni bir şart olarak ifade edilmiş olmasıdır. Yani “farzları yapan, büyük günahları terk” eden birisi imanla kabre girmişse, inşallah kurtulmuş demektir. Bu ifadeyi bu varsayım ile değerlendirmek gerekir. Yoksa, farzları yapıp büyük günahları terk eden bir adamın da imansız kabre girme riski her zaman için vardır.

        İkincisi, Risale-i Nur’un yeni telif edildiği dönemlerde dinsiz felsefe çok insanların imansız kabre girmesine sebep oluyordu. Ama Risale-i Nurlar tahkiki iman dersleri ile bu hükmü tersine çevirdi elhamdülillah. O zaman şu hükmü rahatlıkla ifade edebiliriz;

        Risale-i Nur’dan tahkiki iman dersini alan birisi, bu zamanda farzları yapıp büyük günahları terk etse inşallah kurtulur. Risale-i Nur’un imani fikirleri diğer cemaatlere de sirayet ettiği için, aynı hüküm diğer cemaatler için de geçerlidir.

      2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.